Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır....
Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.03.2014 gün ve 2013/433 Esas, 2014/66 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13/02/2018 gün ve 2017/8140 Esas, 2018/1580 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2018 gün ve 2018/73168 sayılı itiraz yazısı ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2018 tarih ve 18-2018-73168 sayılı itiraz yazısında; Sanığın davanın devamı sırasında dosyanın bilirkişiye sevk edilip edilmemesi, önceki dosyaların bilirkişiye sevki nedeniyle yaşadığı sıkıntılar nedeniyle davaların kaybedildiği inancı ile hakimin reddini de içeren dilekçesinde mağdura yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu, hakaret suçunun...
İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Muamele ya da Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nde ve İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Ceza ya da Davranışın Önlenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesinde işkence yasaklanmış ve işkencenin önlenmesi için alınacak önlemler hükme bağlanmıştır. İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Küçültücü (Onur Kırıcı) Muamele ya da Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 1.maddesinde, işkence terimi, "bir şahsa veya bir üçüncü şahsa, bu şahsın veya üçüncü şahsın işlediği veya işlediğinden şüphe edilen bir fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla bilgi veya itiraf elde etmek için veya ayrım gözetmeden herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası veya muvafakatiyle uygulanan fiziki veya manevi ağır acı veya ızdırap veren bir fiil anlamına gelir....
iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle, 161 inci maddesi uyarınca zina nedeniyle ve 162 nci maddesi uyarınca pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nisbi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın, Yargıtay’ın bozma kararından sonra yapılan ilk duruşmada savunması sırasında "... Bu dava daha evvel sahtekarca yürütülmüştür" diyerek mahkeme heyetine hakaret ettiği, Mahkeme Başkanının sanığı, mahkemeye hakarette bulunduğu hususunda uyarması üzerine sanığın bu defa "Ben sizi kast etmiyorum....
DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin eş ve baba olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkiline fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ve tehdit ettiğini, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, onur kırıcı davranış, kötü muamele, sadakatsizlik, zina sebebiyle meydana gelen şiddetli geçimsizlik sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğunu belirterek tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk için aylık 10.700,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili lehine aylık 33.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 3.000.000,00 TL maddî ve 3.000.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Savcısına rica ederim” diyerek baskı kurmaya ve sindirmeye başladığı ve soruşturma ile ilgili olarak ve müfettişle ilgili olarak dışarıda başkalarına herhangi bir şey söylediği takdirde açığa aldıracağını söyleyip yine tanık anlatımında ifade edildiği üzere sanığın başhekime iki üç hastane ismi sayarak ben burada başhekimlerin kellesini aldım, sıra sende diyerek onu baskı altına alıp bu ve benzeri uygulamalarla bezdirip görevini yapamaz hale getirdiği, özellikle yönetim yetkilerini bizzat kullanıp gerek mesai arkadaşları gerekse çalışan personeli nezdinde beceriksiz konuma soktuğu, ölenin birkaç çıkış yolu denemesine rağmen düşürüldüğü bu onur kırıcı durumdan kurtulamamış ve mesai arkadaşlarına da düşürüldüğü kötü konumdan rahatsızlığını dile getirmiştir. Hastane içinde mesai arkadaşları ve çalışan personel yanında sıkça hakaret edip, şahsını sıradan hale soktuğu anlaşılmaktadır....
DAVA Davacı-davalı kadın vekili dava ile cevaba, karşı ve birleştirilen davaya cevap dilekçelerinde; erkeğin ailesinin müvekkilini aşağıladığını, evliliğe müdahale ettiğini, davalının ise sessiz kaldığını, müvekkili hastalandığında hastaneye götürmediğini, ayrı yaşanılan dönemde arayıp sormadığını, destek olmadığını müvekkiline "Senden nefret ediyorum, soğudum, ayrılalım" şeklinde söylediğini, erkeğin iddialarını kabul etmediklerini, tarafların pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle, kabul edilmemesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin karşı ve birleştirilen davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Bu tür ifade biçimlerinin kendisi, kamu menfaatini ilgilendiren sorunların serbestçe tartışılmasında oldukça önemli bir rol oynayabilmektedir ki; serbest tartışma olmadan demokratik toplum mümkün olamaz (Eon / Fransa, 26118/10, 14.03.2013) Sonuç olarak, sanığın bilboarda yazdığı, “papaz” sözünün hiristiyan din adamı anlamına gelmesi, mağdurun fotoğrafına yapılan sakal resminin ise, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayan kaba bir davranış biçimi olması, aksi yöndeki düşüncenin, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde daraltan ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecek olması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Kabule göre de; Katılan vekilinin 11.08.2016 tarihli dilekçesiyle, şikayetten vazgeçmesi nedeniyle katılma kararı hükümsüz kaldığından lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmaması, Bozmayı gerektirmiş ve...
CEVAP Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin müvekkilinin aşağıladığını, onur kırıcı davranış ve pek kötü muamelelerde bulunduğunu, Ankara 6....


