ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 28/03/2024 (Ara Karar) NUMARASI : 2023/838 Esas İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN TALEP: İhtiyati Haciz İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP: İhtiyati haciz isteyen davacılar vekili asıl davada; müvekkili ...'...
İcra Müdürlüğü’nün 2014/3812 esas sayılı dosyasında ipotek ile teminat altına alınan taşınmazın değerinin 915.000,00 TL olup ihtiyati haciz talebine konu alacak miktarının 817.000,00 TL olduğundan bankanın alacağının rehinle teminat altına alınmış olması nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş; karar Türkiye ... Bankası ..... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece .... Bankası vekilinin talebi üzerine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/38 D.İş sayılı 25.06.2014 tarihli kararı ile ... Gıda Paz. İnş. Nakl. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Ev Aletleri Paz. Nakl. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş, ihtiyati haciz kararına borçlulardan ... Gıda Paz. İnş. Nakl. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Ev Aletleri Paz. Nakl. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri aracılığıyla itiraz etmişlerdir. Bu durumda incelemenin itiraz edenler yönünden yapılması gereklidir....
Somut olayda, fatura tek başına alacağın varlığı göstermediği gibi tek taraflı düzenlenebilmesi nedeniyle yaklaşık ispat şartı da oluşmamıştır. Bu haliyle ihtiyati haciz şartları oluşmadığından talebin yargılamaya konu edilmesi gerektiği..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir.Bu değişik iş kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
Konuları bakımından ihtiyati haciz sadece taşınır ve taşınmaz mallarla alacak ve haklara ilişkin olabildiği halde, ihtiyati tedbirin konusu daha geniştir. Gerçekten ihtiyati hacze konu teşkil eden şeyler dışında bir şeyin yapılması veya yapılmamasına dair fiil ve hareketler ile bir şeyin teslimi veya bir paranın ödenmesi veya ödenmemesi gibi yükümlülükler de ihtiyati tedbirin konusu teşkil ederler. Sonuçları bakımından ihtiyati haciz kararından sonra alacaklı borçlu hakkında mutlaka dava açmaya mecbur olmayıp icra takibinde de bulunabildiği halde (İİK mad. 264) ihtiyati tedbir kararı alan kimse mutlaka süresi içinde dava açmak zorundadır. İstihkak davaları bakımından da ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir farklılık arzeder....
Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, amacı, şartları ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı geçici hukuki korumalar olmaları ve mevzuatımızda da ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz şeklinde bir düzenleme mevcut bulunmamakla birlikte, somut olayda; dava dilekçesinin içeriğinden davacı vekilinin isteminin ihtiyati haciz niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesince de istemin ihtiyati haciz olarak değerlendirilerek karar verildiği anlaşılmış olup, bu aşamada, kusur oranının ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyet ile bağdaşmaz....
Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından, talebe dayanak olan faturalarda teslim alan imzasının bulunmadığı gibi, fatura içeriğindeki mal ve/veya hizmetin, teslim yada ifa edildiği veya faturanın tebliğ edildiği hususlarında imzalı bir belgenin ibraz edilmediği, faturanın, tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için yeterli bir belge olmadığı ve tek başına İİK'nun 258. md. kapsamında alacak ve ihtiyati haciz sebepleri bakımından kanaat verici bulunmadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince, faturaya dayalı olarak talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
den iki adet faturaya dayalı 1.225.492,92 TL alacaklı olduğunu, davalının grup şirketinin borcunu virman protokolü ile üstlendiğini, işbu toplam alacak olan 1.827.497,80 TL alacak için ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemece sadece davalıdan olan 602.004,88 TL alacak yönünden talebin kabul edildiğini, grup şirketten olan alacak yönünden dayanak belgenin sunulmadığı gerekçesiyle talebin red edildiğini, her iki alacak ayrı ayrı gösterilmek suretiyle toplam alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere borcun tamamına itiraz ettiğini, itirazdan sonra toplam 605.000,00 TL ödeme yaptığını, ödenen miktarın mahsubu ile 1.222.497,80 TL üzerinden işbu itirazın iptali davasının açıldığını, dosyaya sunulan deliller itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini belirterek borçlunun taşınır, taşınmaz ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir....
İş -2023/1075 Karar sayılı değişik iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın REDDİNE, " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından dört ayrı dosya ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ihtiyati haciz kararlarına karşı yaptıkları itirazlarının süreç içinde itirazın iptali davalarının açılması nedeniyle esas dosyalarına gönderildiğini, Mahkemenin 23/01/2023 tarihli ek kararı ile İstanbul 7....
İhtiyati haciz işleminin ise, borçluya ait taşınır, taşınmaz mallar ile alacak ve haklarından, kamu alacağına yetecek kısmı üzerine, “haczin ne suretle yapılacağına dair olan” 6183 sayılı Yasanın 62 ve devamı maddeleri uyarınca derhal uygulanacağı, aynı yasal düzenleme içeriğinde düzenlenmiştir. 6183 sayılı Yasanın 15. maddesinde, ihtiyati hacze itiraz konusunda açılacak dava usulü belirtilmiş ve anılan madde uyarınca açılacak davada, ihtiyati haczin bu konuda öngörülen usule aykırı biçimde gerçekleştirildiği veya 6183 sayılı Yasanın 13. maddesinde belirtilen ihtiyati haczi gerektirir nedenlerin bulunmadığının dile getirilebileceği öngörülmüştür. Bu kapsamda, ihtiyati haciz kararına karşı açılan davada, borç miktarı, zamanaşımı gibi konulara ilişkin itirazların hükme bağlanmasına olanak bulunmamaktadır....
Davacı tarafın 22/01/2024 tarihli ihtiyati haciz talebi yönünden ise ilk derece mahkemesince asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği nedeniyle red kararı verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir....


