Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/201 D.İş sayılı dosyada alınan ihtiyati haciz kararının uygulamadığını ve talebin derdest olduğunu, İstanbul 12. ATM'nin 2021/835 Esas sayılı dosyada davacı şirketin hesaplarının incelendiğini ve teminata ilişkin iddianın yerinde olmadığının belirlendiğini, talebin çelişkili olduğunu, takip dayanağı yapılan 17.01.2024 tarihli belgede alacak miktarının 9.343.104,69 USD olduğunu, aynı alacak sebebiyle İstanbul ... İcra Dairesinde 775.160,00 USD'nin takibe konduğunu, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinden 2024/201 D.İş sayılı ihtiyati haciz istediği, bu dosyada bedelin 800.000 USD olarak gösterildiğini, şimdi ise afaki şekilde 565.950,00 USD alacak için talepte bulunulduğunu, borçlu gerçek kişinin taşınmaz edinmekle Türk Vatandaşı olduğunu, bu taşınmazını satması veya elden çıkarmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin alacaklıya borçlu olmadıklarını, müvekkillerinin alacaklının abisine ait ......
İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar veril- diğini, gerekli teminat yatırılarak haczin uygulanması talebinde bulunulduğunu , söz konusu değişik iş dosyası kapsamında verilen kısmen ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu"ndan bahisle "verilen ihtiyati haciz kararının devamına , ayrıca işbu kararın kısmen ret hükmü de içermesi nedeniyle reddedilen kısmı da kapsa- yacak şekilde dava konusu tüm alacak miktarı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi " talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince ,13.01.2025 tarihli ara karar ile "birleşen davada davacı veki- linin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiş olmakla,uyuş- mazlık 13.01.2025 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.08.2015 tarih ve 2015/1322-2015/1306 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili, takip konusu senetlerin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak tanzim edilen ve alacaklı bankaya vade tarihi, keşide tarihi ve keşide yeri boş olarak verilen teminat senetleri olduğunu, genel kredi sözleşmesi nedeniyle 10 adet taşınmaz üzerine ipotek konulduğundan rehinle teminat altına alınmış alacak yönünden ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir....
Borçlu tarafın üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları kaçırdığına dair başkaca ihtiyati haciz kararı ve hakkında açılan davalarda toplanan deliller mevcuttur, müeccel alacaklarda ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde İİK 257/son maddesi gereğince borç sadece taraflar yönünden muacceliyet kesbeder bu nedenle müeccel bir alacak yönünden verilen ihtiyati haciz kararının borçlunun diğer alacaklılarını etkilediği yönündeki iddiaya katılmıyoruz, sonuç olarak borçlu tarafın ihtiyati haciz kararına itirazının yani ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilsin." şeklinde beyanda bulunarak itirazın reddini savunmuştur....
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... VEKİLİ : ... KARŞI TARAF : ... DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz G.KARAR YAZIM TARİHİ : ... İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi....
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... VEKİLİ : ... KARŞI TARAF : ... DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz G.KARAR YAZIM TARİHİ : ... İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 04.11.2025 tarihli ara kararıla; "...Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtayit haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 04.11.2025 tarihli ara kararıla; "...Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtayit haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir....
Konuları bakımından ihtiyati haciz sadece taşınır ve taşınmaz mallarla alacak ve haklara ilişkin olabildiği halde, ihtiyati tedbirin konusu daha geniştir. Gerçekten ihtiyati hacze konu teşkil eden şeyler dışında bir şeyin yapılması veya yapılmamasına dair fiil ve hareketler ile bir şeyin teslimi veya bir paranın ödenmesi veya ödenmemesi gibi yükümlülükler de ihtiyati tedbirin konusu teşkil ederler. Sonuçları bakımından ihtiyati haciz kararından sonra alacaklı borçlu hakkında mutlaka dava açmaya mecbur olmayıp icra takibinde de bulunabildiği halde (İİK mad. 264) ihtiyati tedbir kararı alan kimse mutlaka süresi içinde dava açmak zorundadır. İstihkak davaları bakımından da ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir farklılık arzeder....
Davalı gerçek kişi adına kayıtlı iken tapu kaydına konulan haciz şerhleri ihtiyati haciz kararı üzerine değil kesinleşmiş ödeme emri tebliğinden sonra yetkili memur tarafından düzenlenen haciz varakasına istinaden konulmuştur. Bu sebeple konulan haciz isteminde usulsüzlük bulunmamaktadır. Öte yandan 6183 Sayılı Yasa, özel nitelikte bir kanun olup açık bir gönderme olmadıkça İİK’nın konuya ilişkin maddelerinin uygulanması olanaksızdır. Anılan Yasanın 88 ve devamı maddelerinde düzenlenen gayrimenkul malların haczi ve satışı ile ilgili hükümlerde haczedilen taşınmazın belli bir süre içerisinde satışı gerçekleşmediği ya da istenmediği takdirde haczin düşeceğine dair hüküm bulunmadığından yerel mahkemenin İİK’nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin kalkmasında yasal zorunluluk olduğuna dair gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır....


