vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/01/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı şirketin başlatmış olduğu icra takibinde borçlu taraf olmamasına rağmen, davalı tarafından eczanesine hacze gelindiğini, bir takım malların haczedildiğini, haczedilen malların kendisine ait olduğunun istihkak davası ile kanıtlandığını belirterek uğramış olduğu manevi zararın giderilmesini talep etmiştir....
Davacı, İcra Müdürlüğü'nün 2004/2553 esas sayılı dosyası üzerinden hakkında icra takibi yapıldığını, ödeme imkanı olmasına rağmen ihtiyati haciz yoluna gidildiğini ve bu nedenle zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, ön inceleme oturumunda ise; ihtiyati haciz ile haciz arasındaki farkı bilmediğini, ihtiyati haciz demiş ise de bunu haciz olarak düzelttiğini açıklamıştır. Davalı, davanın zamanaşımından ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki istirdat-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemelerin peşin olarak yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, ancak davalının müvekkili hakkında cari hesaba dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra dosyası borcunu ödemek zorunda kaldığını, ayrıca haksız icra takibi nedeniyle müvekkilinin itibar kaybına uğradığını belirterek, müvekkilinin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 6.500,00 TL'nin davalıdan istirdatına, %20 kötüniyet tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı vekili, davalıların murisi Avukat ...’ın davacının kızı Serap Aslanel’in avukatı olduğunu, vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle davalıların murisi tarafından davacının kızı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştirildiğini,davacıya ait dört adet büyükbaş hayvanın haczedilerek muahafaza altına alındığını, davalıların murisi tarafından hayvanlarının haksız yere haczedildiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Davalılar vekili; davacı ile kızının aynı evde ikamet ettiğini, davalının vekalet ücretini tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını, davacının iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir....
Davacı, davalının iki ayrı senetten kaynaklanan borç nedeniyle icra takibi başlattığını, taşınmazları üzerine de haciz konulduğunu, ancak 29/09/2004 tarihinde borcu ödeyip ibraname almasına rağmen davalının 13/09/2006 tarihinde icra takibini yenilediğini ve kendisine takibin yenilenmesi nedeniyle tebliğat yapıldığını, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/642 E., 2007/146 K. sayılı ilamı ile borçu olmadığının tespitine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalıya bedelsiz senedi kullanma suçundan ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/1076 E., 2008/197 K. sayılı ilamı ile ceza verildiğini, davalının ödenen senetler için icra takibini yenilemesinin haksız fiil niteliğinde olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
Dava, haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. -----, Karar No : ------ sayılı ilamında da " Mahkemece, sadece kayden haciz yapılması nedeniyle manevi zarar oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemi reddedilmişse de; davacının tüzel kişi (şirket) olması da nazara alındığında en azından banka kayıtlarına konulan haciz nedeniyle banka nezdinde ticari itibarının zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir. Mahkemece takdir edilecek uygun bir miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi doğru değildir....
Market işletmesi ile ilgili bir bayilik ve borç ilişkisi doğmuş olup, borçlu konumda olan müvekkilinin 08.06.2022 tarihinde davalı yana ait pos cihazından kredi kartı ile 2.000,00 TL tutarındaki borcunun tamamını ödediğini, fakat davalı yan , buna rağmen haksız ve kötü niyetli bir şekilde aynı alacağı .... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyasına konu ederek müvekkili hakkında icra takibi başlatmış olup, icra emri 10.06.2022 tarihinde kendisine tebliğ olduğunu, müvekkilinin icra takibi başlatıldığını öğrenmesinin üzerine davalı Şirketi arayıp anılı icra takibine konu borcun önceden ödenmiş olduğunu dile getirdiğini, müvekkilinin telefon ile görüştüğü ve ...'...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/11/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı vekilinin tazminat talebinin reddine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Manevi tazminat, kişinin kişilik haklarına yapılan bir saldırı ya da haksız fiil neticesinde zarar görenin kişilik değerlerinde oluşan eksilmenin giderilmesidir. Olaya baktığımızda ise, herhangi bir haksız fiil yahut kişilik haklarına yapılmış bir saldırı söz konusu olmadığı gibi manevi olarak da kişilik değerlerinde herhangi bir eksilmeden bahsetmek mümkün değildir. Yerel mahkemenin gerekçesinde de yer aldığı üzere, dava konusu olayın davacının kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulünün mümkün olmadığı, başlatılan icra takibi sonucunda davacı hakkında herhangi bir haciz uygulanmadığı, kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem bulunmadığı, dolayısıyla olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek, mahkemece davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
AŞ aleyhine 09/06/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 10/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davacı ...’nin ev hanımı olduğunu, davalı ... AŞ bayisi olan Vodafone Mavi tarafından davacı adına telefon hattı çıkarıldığını, bu hattın kullanılması sonucu oluşan borçlar nedeniyle ... 8....


