Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın gösterebileceği küçük bir özenle takip yapılan şahsın kredi alan şahıs olmadığını anlayabilecek durumda olduğu, yapılan takip işlemleri nedeniyle davacının ailevi ilişkilerinin etkilendiği ve davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının maddi tazminat isteminin subut bulmadığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Somut olayda mahkemece davacı alacaklının icra takibi sırasında dayandığı mahkeme kararının tasarruf tarihinden sonra verilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak alacaklı davacının dayandığı mahkeme kararında yoksulluk nafakasının yanı sıra maddi ve manevi tazminata da hükmedilmiş ve nafaka ile birlikte tazminat alacağı da icra takibine konu edilmiştir. Hükmedilen tazminatın dayanağının ise davalı ...’in davacı ...’i evden kovmaya kadar varan haksız eylemler olduğu ve bu eylemler sonucu boşanmaya karar verildiği, boşanma kararına gerekçe teşkil eden haksız eylemlerin ise iptali talep edilen tasarruf tarihinden önce oldukları anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğunun kabulü ile davalıların kardeş olmaları nedeniyle davanın İİK.nun 278/III-1 ve 280/1-2 maddeleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalının ağır kusurlu eylemi nedeni ile müvekkilinin işlerinin tamamen bozulduğunu, ticari itibarının sarsıldığını, birçok icra takibine maruz kaldığını, bu nedenle müvekkil lehine bölge adliye mahkemesi tarafından hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat tutarının yetersiz olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız icra takibi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 52 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
İcra inkar tazminatına ilişkin olarak ise alacağın haksız fiilden kaynaklanıyor olması nedeniyle likit olmadığı anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilerek, Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
da olduğunu, eşinin kolundaki bilezikleri satmak zorunda kaldığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhittin uğradığı zarara karşılık 35.000,00 TL’lik tazminat ödemek zorunda kaldığını, davacının taşkın haciz yaptığını, üç adet toplamda 300.000 TL değerindeki bonoların vadesinde ödenmesine rağmen haksız ihtiyati haciz ve buna bağlı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacının 41.000 TL’den fazla bir parayı da icra masrafı vekalet ücreti faiz, ve harç adı altında davalıya ödemek zorunda kaldığını iddia ederek 5.000,00 TL maddi, ....000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, ihtiyati haciz kararının usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takibe konu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/58 Esas 2014/260 sayılı kararı ile 20.000 TL istemli manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 4.000 TL'nın müvekkillerinden tahsiline karar verildiğini, dayanak ilamın kişiler hukukuna ilişkin olup kesinleşmeden takibe konamayacağını gerekçe göstererek şikayetin kabulü ile icra takibinin iptalini talep etmiştir....
Dava konusu mal üzerindeki rehin ve hapis hakkına dayanarak----- rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmış davacı/takip borçlusunun itirazı üzerine davalı tarafça----- Esasında itirazın iptali davası açılmış olduğu anlaşılmaktadır. ------ Karar sayılı kararı ile malların davacı şirkete ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.----- malların icra müdürlüğünce davacıya teslimine karar verildiği, bu kez de dava dışı---- iflası nedeniyle mallar üzerinde ---- bulunması sebebiyle davacıya tesliminin yapılmadığı, ------ tesliminin yapıldığı görülmektedir. Davacı dava dilekçesi ile, zararın haksız haciz ve muhafaza işlemlerinden kaynaklandığını ileri sürmekte ve TBK 49. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/3214 esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle davacının .... Mensupları ...'ndan aldığı emekli maaşının tamamının davalı banka tarafından haczedildiği, davacı tarafından bu işlem nedeniyle ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava neticesinde yapılan haczin haksız olduğu belirtilerek haczin kaldırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 27.5.2013 tarihinde kesinleştiği, alınan bilirkişi raporu uyarınca tahsil resmi ve cezaevi harcı haricinde tahsil edilen paranın 22.100,00 TL'lik kısmının davalıya alacağına mahsuben ödendiği, söz konusu ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle 22.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz temyiz etmiştir....
Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı hakkında sanık sıfatıyla dava açıldığını ve davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının uhdesinde bulunan paranın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, 2001 yılında yavrularını kaybetmekle başlayan sürecin davalının bu eylem ve davranışları nedeniyle çoğaldığını ve psikolojik tedavi durumlarının ağırlaşarak devam ettiğini, manen oluşan mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini belirterek 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı,davanın reddini dilemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında temizlik hizmetine ilişkin 09.05.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında verilen hizmet nedeniyle bir işçinin ölümüne dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasında tarafların kusur oranları tespit edilerek hüküm alına alınan tazminat bedelinin müştereken ve müteselsilen taraflardan tahsiline karar verildiğini, bu karar gereği başlatılan icra takibi nedeniyle davacının toplam 80.388,00 TL ödemek zorunda kaldığını, belirlenen kusur oranları uyarınca davalı yanca ödenmesi gereken ancak davacı tarafından ödenen 44.213,40 TL asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....


