WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

HD. 09.12.2010 T. 2010/10369 E-2010/10779 K) "..Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.''( Yargıtay 4. HD. 2019/1363 E. 2019/6232 K.) " haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalıların kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararının oluşması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gereklidir. Olayların dosya içerisindeki gelişimi dikkate alındığında salt davacıya zarar vermek amacıyla haciz işleminin yapıldığı başka bir ifade ile takibin haksız ve kötü niyetli olduğu söylenemez.." (Yargıtay 4. HD. 2019/666 E. 2019/5470 K.) ".....Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'...

İcra takip dosyası, ... bu dosya içinde bulunmadığından, davacının evi veya işyerinde fiili haciz yapılıp yapılmadığı ise dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece manevi tazminata ilişkin talep konusunda, takip dosyası getirtilip incelenmek suretiyle, davacının fiili hacze maruz kalıp kalmadığı, somut olayda manevi tazminatın koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince menfi tespit davasında alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gereklidir....

Manevi Tazminat Talebi Yönünden; manevi tazminat kişilik haklarına saldırı durumunda başvurulacak bir dava türü olup, manevi tazminata hükmedilmesi için değinildiği üzere kişilik haklarına bir saldırı yapılması gerekir. Somut olayda, davacı taraf, davacının dava konusu para çekme işlemleri nedeniyle kişilik haklarına ne şekilde bir saldırı olduğu ve bu saldırı sonucunda duyulan elem ve üzüntünün ne şekilde gerçekleştiği ve manevi değerlerinde eksilme bulunduğuna ilişkin olarak herhangi bir delil sunmamış manevi tazminat koşullarının oluştuğunu ispat edememiştir. Bu sebeple manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur KARAR : Gerekçede açıklandığı üzere; 1-Asıl Dava Yönünden, A-Davanın KABULÜ İLE; davacı yanın .... İcra Müdürlüğünün......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ... yeri telefonunun borcu olduğundan bahisle davalının kendisi aleyhine icra takibi yaptığını, itirazı üzerine davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini, ancak davalının bu kez ev telefonunun aboneliğini iptal ettirip numarayı başkasına verdiğini,yeni açtığı işyerine telefon bağlatmak istediğini, bu talebinin reddedildiğini, 4 yıldır evde ve işyerinde telefonunun olmadığını, davalının kendisini mağdur ettiğini ileri sürerek 3.000,00 YTL manevi tazminatın icra takip tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir....

Adana Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın haksız olarak davacıyı Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'ne bildirdiği ve bu nedenle davacının manevi tazminata hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile orantılı olduğu, davacının dava dilekçesinde manevi tazminat bakımından dava tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiği halde faize hükmedilmemesinin uygun olmadığı, davacı haksız olarak karar listeye alınması nedeniyle kredi kullanamadığını, yapmış olduğu 07.07.2015 tarihli sözleşme uyarınca 80.000,00 TL cayma parası ödediğini ve söz konusu sözleşme konusu daireyi satın alamaması nedeniyle sözleşme tarihi ile dava tarihi arasındaki sürede 180.000,00 TL'nin banka faiz getirisi ile dava tarihine göre tespit edilecek dairenin değeri arasında fark bulunması halinde bu farka ilişkin maddi tazminat istemininde bulunduğu, 07.07.2015 tarihli sözleşmenin her zaman düzenlenebilecek bir sözleşme olduğu, kaldı ki sözleşmede...

, haksız hacizler nedeniyle fazladan ödenen 63.600.00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile ve 50.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....

Söz konusu icra takibi nedeniyle davacı idarenin icra dosyasına yaptığı ödemelerin rücuen tahsili için başlattığı takibe davalıların itirazı sonucu eldeki dava açılmıştır. 3.Davacının, icra dosyasına ilk önce tazminat davası neticesinde kendisine düşen kusur oranı doğrultusunda 30/09/2013 tarihli dekont ile 80.737,31 TL ödediği, ardından bakiye takip borcu için 22/04/2015 tarihinde davacının posta çeki hesabının 166.784,44 TL kısmının haczedildiği görülmüştür....

İcra Dairesinin 2014/3501 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı üzerine icra hukuk mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğini belirterek haksız icra takibi ve haciz nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.Davalı vekili; müvekkilinin senedi davacının işlerini yürütmek için vekalet verdiği akrabasından aldığını, senedi davalının düzenlemediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Bankası kayıtlarında "hakkında icra takibi olan kişi" konumunda tutulması nedeniyle avukat olarak görev yapan davacının tanık ... beyanından anlaşıldığı üzere kredi almak istediğinde alamadığı, haksız takibin bir avukat açısından başlı başına kişilik haklarına saldırı niteliği taşımasına rağmen ayrıca kredi almak istemesi halinde banka tarafından hakkında takip olduğundan bahisle kredi isteminin reddedilmesinin yine kişilik haklarına saldırının somut yansıması olarak gündeme geldiği, maddi zararın varlığı ve miktarı ispat edilemediği, gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminatın kısmen kabülü ile 1.000 TL tazminat bedelinin 10/05/2007 tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....

Tüketici Mahkemesi'nin 2010/108 esas 2013/39 karar sayılı ilamı ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, yaklaşık 10 senedir haksız takip, haciz ve davalar nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 20.000 TL manevi tazminat ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve munzam zararın haksız eylemin vuku bulduğu 05/03/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında; davacının takip dosyasında usulüne uygun yapılan tebligata rağmen süresinde itiraz etmediğini ve mal beyanında bulunmadığını, takibin bu nedenle kesinleştiğini ve yasal işlemlerin başlatıldığını, gerçekleştirilen fiili haciz işlemleri nedeniyle taraflarına kusur izafe edilemeyeceğini, davacının iş sözleşmesinin davacının karıştığı bir kavga nedeniyle feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. ....

UYAP Entegrasyonu