Yine her ne kadar istinaf dilekçesinde davanın manevi tazminat davasından vazgeçtiği yönünde bir ifade bulunmakta ise de, bu ifadenin manevi tazminat davasından feragat niteliği taşımadığı, beyanının niteliğinin davanın geri alınması olabileceği, ancak davalının bu konuda açık muvafakati olmadığı,-------- tarihli celsede davacıya sorulmasına rağmen davacının feragat ifadesini kullanmadığı, "ayrıca benim manevi tazminatla ilgili olarak hiçbir talebim yoktur, manevi tazminat başka bir davada görülmektedir, bu davam sadece maddi tazminat ile ilgilidir" ifadesini kullandığı, ancak dava dilekçesinde açıkça davalı---- yönelik manevi tazminat talebinin bulunduğu hususu dikkate alınarak aşağıda gerekçesi açıklanacağı üzere manevi tazminat talebi hakkında da bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda; Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır: a)Manevi tazminat talebi yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30....
Davacının manevi tazminat talebinin ise; salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının kişilik haklarının zedelenmesi ve bu nedenle de Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği karşısında, sayacın bozuk olmasını öngörmesi hayatın olağan akışına göre beklenmeyen davalının; ödenmeyen elektrik faturaları nedeniyle davacının elektriğini kesmesinin ve kendisini haklı gördüğü durumda icra takibi yapmasının davacının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi gerekeceği kanaatine varılmıştır. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 39.099,62TL.'...
in vefat ettiğini, davacının bu olay nedeniyle manevi tazminat için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/132-2010/12 sayılı dosyasında dava dilekçesinde davacı vekili, davalı ... idaresindeki aracın davacıların Murisi ... idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen kazada ... ile araçta yolcu olan eşi ...'in vefat ettiğini belirterek 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece asıl davada davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddi, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için 20.000,00 TL, diğer davacılar için 3.000,00'er TL tazminatın davalılardan tahsiline, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/132-2010/12 sayılı dosyasında davacı ...'ün maddi tazminat talebinin reddine, ......
Bu kapsamda, davacının borçlu olmadığı bir icra dosyasındaki 3. kişilerin borcu dava dışı ....LTD.ŞTİ.'NİN borcu nedeniyle dava dışı borçlu olmayan 3. Kişi ... ... LTD. ŞTİ.'nin (davacı şirket yetkilisinin eşine ait olan şirket) şirket adresinde yapılan hacizler sebebiyle icra baskısı altında akdettiği protokol kapsamında çek ile yaptığı ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği iddiası ile yapılan ödemelerin iadesini talep etmiş ise de, icra dosyası içeriğinde davalının alacakları nedeniyle dava dışı 3. kişiler yönünden icra takibi ve haciz işlemlerini yaptığı, icra konusu borcun davacı tarafından yukarıda ayrıntılarına yer verilen protokol kapsamında davacı tarafından davalının takipteki alacağını tahsil etmesi karşısında aslında sebepsiz zenginleşenin davacı tarafından borcu ödenen takip borçlusu 3. kişi yada kişiler olduğu, bu açıdan davacıya bu davada husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/276 Esas KARAR NO : 2022/185 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/04/2021 KARAR TARİHİ : 16/03/2022 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Açıklamalar ------ manevi tazminat talepleri dahil 500.000,00 TL. limitli, ----- ---- Sigortası'nı müvekkilinin halihazır ---- olması nedeniyle, öncesinde ve sorasındaki poliçeleri yaptırdığı gibi davalı firmaya yaptırdığını, müteakibinde, --- müvekkili aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davası gereğince usule uygun ihbar yapılmasına rağmen davalı firmanın icra dosyasına ödeme yapmadığını, kararın kesinleşmesi sonrasında müvekkili tarafından ödemenin yapılması üzerine yazılı olarak talepte bulunulmasına rağmen yine de ödeme yapmaktan imtina etmiş olduğundan icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, poliçe gereğince ----- -- muafiyete bağlı fer'iler için değerlendirilmiş...
Konut Yapı Kooperatifi aleyhine 27/12/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan manevi zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir....
Şahıs tarafından açılan menfi tespit davası olamayacağını, 11/01/2017 tarihinde müvekkili ile davacı arasında abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağından icra takibi başlatıldığını, davacının ... ... ... Esas nolu dosyaya itiraz etmiş ve takibi durdurduğundan cebri icra ve haciz tehditi altında olduğu iddiasıyla müvekkilinden tazminat talep edemeyeceği ve tazminat şartlarının oluşmasına sebep bir fiil gerçekleşmediğini, davanın şartlarının yerine getirilmemiş olmasından usulden reddini ve tüm harç ve masrafların, vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; haksız icra takip nedeniyle yapılan ödemenin istirdatı ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacının tacir olup olmadığının tespiti bakımından ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne , ... Vergi Dairesi Başkanlığına, ......
Davacı Vekili Cevaba Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalıların tüm itirazların reddi ile yargılama sonunda davalıların, müvekkili ---isimli restoranda 05/12/2016 tarihinde gerçekleştirilen haciz v e muhafaza işlemleri nedeniyle --- icra müdürlüğünün --- sayılı icra takibi dosyasına istihkak iddiasında bulunulmasına karşın davalılar tarafından İİK 99 md uyarınca tanınan 7 günlük sürede dava ikame olunmayarak müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu iddiası ile gerçekleştirilen haksız haciz ve muhafaza işlemlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edildiğini, 3. Kişi konumundaki müvekkili şirket mahallinde tatbik edilen haksız haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı 7.500,00 TL maddi tüm zararları ile 30.000,00 TL manevi zararların davalılardan tahsilini talep ettikleri görülmüştür....
KARŞI OY YAZISI Davacı hakkında yapılan icra takibinde malvarlığına haciz konulmadığı için haksız haciz nedeniyle manevi tazminat koşulları yoktur. Ayrıca sahte çek düzenlenmesi suçu da mala karşı işlenen bir suçtur. Davacının kişilik haklarına yapılan bir saldırı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.03/04/2018...
Haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız haciz kararı olan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK’nın 49'ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haksız takip/haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibinde kötü niyetli veya ağır kusurlu olması da gerekmektedir. Somut olayda; haciz ve muhafaza işlemlerine karşı açılan istihkak davası sonucu malların davacı şirkete ait olduğuna karar verilmiş olmakla davalı şirket tarafından yapılan haciz işlemlerinin haksız olduğu sübuta ermiştir....


