Davacı vekili; davalı şirket tarafından dava dışı tasfiye halinde hakkında sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, 29/04/2014 tarihinde yazılan haciz talimatı uyarınca, talimat numaralı dosyasından müvekkili şirkete ait adreste haciz yapıldığını, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında hiçbir bağlantının bulunmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, ticari itibar kaybı nedeniyle manevi zarar gördüğünü belirterek, uğradığı manevi zararların tazminini talep etmiştir. Davalı vekili, manevi tazminat davası nedeniyle görevli olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur....
Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.11.2019 tarihli ve 2016/1640 Esas, 2019/1265 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda; davanın maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu, mahkemece verilen 04.02.2014 tarih 2009/115 esas 2014/100 karar sayılı karar doğrultusunda dosya temyiz incelemesi aşamasındayken davacılarca yapılan icra takibi doğrultusunda tazminatlar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil 551.500,00 TL ödemenin 29.05.2014 tarihinde icra dosyasına yapıldığı, yine alacaklı davacılar vekilinin 03.06.2014 tarihli talebi ile haricen 42.000,00 TL ödendiği beyanla icra dosyasının işlemden kaldırıldığı, bu halde her ne kadar Yargıtay 4....
İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden BK’nın 49. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d)....
e tebliğ edilmiş olduğunu, yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunu, davacının anılan isimde bir komşusu bulunmadığını, ayrıca davalı posta görevlisi tarafından da kapıya yapıştırıldığı belirtilen haber kağıdının kapıda bulunmadığını, kaldı ki davacının bilinen adresinin davalı kurumun yan apartmanında bulunan iş yeri olduğunu, davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
H.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalıların manevi tazminat hususundaki ve birleşen davacı G.. H..nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 818 sayılı BK.nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında temizlik hizmetine ilişkin 09.05.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında verilen hizmet nedeniyle bir işçinin ölümüne dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasında tarafların kusur oranları tespit edilerek hüküm alına alınan tazminat bedelinin müştereken ve müteselsilen taraflardan tahsiline karar verildiğini, bu karar gereği başlatılan icra takibi nedeniyle davacının toplam 80.388,00 TL ödemek zorunda kaldığını, belirlenen kusur oranları uyarınca davalı yanca ödenmesi gereken ancak davacı tarafından ödenen 44.213,40 TL asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Esenler Esnaf Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifinin vekili sıfatıyla davalı ve arkadaşları hakkında 2009 yılında icra takibi yaptığını, ödeme yapılmaması üzerine davalıya ait minibüsün bağlatılarak dosya borcunun tahsil edildiğini, davalının bu nedenle seri şekilde haksız şikâyetlerde bulunarak baskı ve sindirme yoluyla diğer iki dosya üzerinde haciz yapılmasını engellemeye çalıştığını, davalı hakkındaki şikâyetleri üzerine Bakırköy 11....
Müteveffa yakınları tarafından, İzmir ...Asliye Hukuk Mahkeme'sinin ....... esas sayılı dosyası ile araç maliki ......., araç sürücüsü... ve müvekkil şirket aleyhine maddi manevi tazminat davası ikame edilmiş olup işbu dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde 16.09.2014 tarihinde; 16.756,75 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. İşbu tutarlara istinaden İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup dosya borcu olan 75.762,93 TL müvekkil şirket tarafından 01.02.2018 tarihinde dosyaya ödenmiştir. Ödenen tutara istinaden kusurlu sürücü... aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...... sayılı dosyası ile 75.762,93-TL (asıl alacak) tutarında icra takibi başlatmıştır. Davalı, herhangi bir borcu olmadığından bahisle işbu icra takibine itiraz etmiştir. Davamızın kabulüne ,davalı borçlunun İzmir ... İcra Dairesi 'nin ....... E....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafça tebliğ edilen borç ihtarı sebebiyle açılan, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Yargılama aşamasında taraf teşkili sağlanarak, taraflarca usulüne uygun olarak bildirilen deliller toplanılmış ve dosyamız bilirkişiye tevdii edilerek 11.11.2019 tarihli kök ve 03.02.2020 tarihli ek rapor dosyamız arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasında, genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı ve davacı şirketin de müteselsil kefil sıfatıyla şirket kaşesi ile birlikte sözleşmede imzalarının olduğu, davalı banka tarafından bu sözleşmeye istinaden ödenmediği belirtilen borçlar nedeniyle suç duyurusu ve icra takibi dahil Yasal hakların kullanılacağı da ihtar edilerek Beyoğlu ......
Bankası ... görevlilerinin ise çek aslına göre değil de kendilerinde kalan çek fotokopisine göre karşılıksızdır işlemi yaptığını öğrendiğini, çek aslının müvekkilinde iken davalı yetkililerinin çek fotokopisine göre karşılıksızdır işlemi yapmaları nedeniyle müvekkil iş yapamaz hale geldiğini, bu hususta davalı yetkilileri hakkında ... Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin ticaret yapmakta olduğu bir çok firma ve şahıs müvekkil ile irtibatını kestiğini, müvekkilinin mal alıp açık hesap çalıştığı bazı firmaların müvekkili aleyhine icra takibi yatığını, icra takibi nedeniyle müvekkile haciz geldiğini, müvekkilinin menkul mallarının haczedilip, araçları üzerine haciz şerhleri konulduğunu, aracının bağlanarak satışa çıkartıldığını, olaydan önce aylık ... TL ciro yapan müvekkile ait işletme olaydan sonra aylık ......


