Modern haksız rekabet hukuku temelde rekabete dayalı ekonomik düzeni korumayı amaçladığından, haksız rekabetten söz edilebilmesi için fail ile mağdur arasında rekabet ilişkisinin bulunması şart değildir(ARKAN, Sabih, age, s.306, AYHAN, Rıza, ÇAĞLAR, Hayrettin, ÖZDAMAR, Mehmet, age, 234). Dolayısıyla uğraş alanları farklı olan tacirler arasında da haksız rekabet oluşabilir. Nitekim Kanunun gerekçesinde belirtildiği gibi haksız rekabet hükümleri "hukuka uygun/saf/dürüst" ve "bozulmamış" rekabeti tüm katılanların menfaatine olacak şekilde sağlar. Bu bağlamda haksız rekabet hükümlerinin amacını bildiren TTK m.54/1’de ki “Haksız rekabete ilişkin aşağıdaki hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.”...
GEREKÇE :Talep, iddia olunan haksız rekabet nedeniyle davalının haksız rekabet mahiyetinde paylaşım yapmasının tedbiren önlenmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iddia olunan haksız rekabet eylemi nedeniyle ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı HMK'nın 389/1. Maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.6102 sayılı TTK'nın 61/1....
rekabet teşkil etmesi nedeniyle haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, somut olayın özelliği itibariyle haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı eylemin davalı tarafın kusuru ve zarar oluşturan fiil arasında illiyet bağının unsurlarının oluştuğu, haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilen görseller ile davalının tüketici nezdinde davacının ticari itibarı ile ilgili olumsuz intibaya sebebiyet verdiği, dolayısı ile davacı şirketin marka değeri ve ticari itibarının tespit edilen haksız rekabet teşkil eden eylemler neticesinde zarar gördüğü anlaşılmakla manevi tazminatın yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle haksız rekabete yönelik davanın kabulüne, manevi tazminata yönelik davanın kısmen kabulüne, davalının “Bağlanmıyorsan zorlama, gel burada oyna!...
A.Ş'nin haksız rekabet sorumluluğunun dava konusu edildiği, davalı ... A.Ş'nin sahibi olduğu ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal, haksız rekabet HÜKÜM : mahkumiyet, Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklara atılı hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ve haksız rekabet suçlarının gerektirdiği cezaların miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının sanık ... yönünden 20.02.2006 tarihli sorgu ve inceleme tarihleri arasında; sanık ... yönünden beraat ettiği haksız rekabet suçu bakımından 24.04.2006 tarihli sorgu ve inceleme tarihleri arasında, hakkında mahkumiyet kararı verilen hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçu bakımından 14.11.2006 tarihli karar ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının...
Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır....
bir değişiklik olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, mahkeme kararında ilanın ne şekilde yapılacağına ve yayınlanacak ilandaki puntonun değerine ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığı, bu nedenle büyük punto ile yapılan ilanın mahkeme kararına aykırı olmayacağı gibi davacılar açısından da haksız rekabet teşkil etmeyeceği, ilk karar ve ikinci kararın bir bütün olarak değerlendirilmesi nedeniyle, ancak ikinci karardan sonra yapılan ilanda ikinci kararın esas ve karar numarasının gösterilmesinin ve haksız rekabete ilişkin hüküm fıkrası da bu kararın içinde imiş gibi ilan yapılmasının davacılar yönünden herhangi bir zarar ve haksız rekabet oluşturmayacağı, gazetede yayınlanan ilan metninin davalının kazanmış olduğu bir davaya ilişkin hükmü kendi internet sitesinde yayınlamasına engel bir durum bulunmadığı, ilan metninde mahkeme kararına aykırı ve davacılar yönünden haksız rekabet teşkil edip, onları müşterileri ya da kamuoyu önünde küçük düşürecek herhangi bir hususun yer almadığı...
Gazetesi'nde ekonomi sayfası başlığında "Türkiye'nin ... sayfaları" şeklindeki kullanımın davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 2008/99 esas sayılı dosyasında belirlenen haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz eylemleri nedeniyle takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 18.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının 16.10.2010 tarihinden sonra ... Gazetesi içerisinde “Türkiye’nin ... Sayfaları” biçiminde ekonomi sayfası yayınlaması eyleminin haksız olduğunun tespitine, davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan bu eylemlerin men ve ref’ine, hükmün ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ile zarar tazmini ve iş sözleşmesi kapsamında rekabet yasağına aykırılıktan dolayı tazminat istemine ilişkindir.Haksız rekabet, TTK'nın 54. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1 maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş; 54/2'de ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir....
İktisadi, ilmi, siyasi hayatta dürüst, ahlak kurallarına uygun bir rekabet topluma canlılık getirir, fert ve toplum hayatında seviye ve verimin yükselmesine neden olur. TTK m.57 uyarınca; haksız rekabet fiili, hizmet veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa; eylemin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin meni ve haksız rekabetin sonucu doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi davaları, istihdam edenlere karşı da açılabilir. Bir başka deyişle burada haksız rekabette istihdam edenin sorumluluğu kabul edilmiştir. İstihdam eden açılan bu davalarda, BK m. 55’deki kurtuluş beyyinesinden faydalanamaz. Zira çalışanlar ve işçiler aleyhine açılan bu davalarda, adı geçenlerin kusurlu olmalarına gerek yoktur (Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Haksız Rekabet, Dr. ..., TAA Öğretim Üyesi, TBB Dergisi, ..., s....)....


