Kural olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanununun 49. ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklanan tazmini sorumluluk, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte doğar ve zamanaşımı süresi başlar. 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde düzenlenen objektif (kusursuz) sorumluluk halinin varlığının kabulünde; tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararların karşılanması amacını güden Devletin tazmini sorumluğu ise; mülkiyetin sona ermesi veya mülkten yararlanma hakkına açık ve kesin müdahalenin gerçekleştiği; somut olayda, taşınmazın ... sınırı içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali kararının kesinleştiği tarihte başlar. Bu durumda, taşınmazın makul ve gerçek değerinin saptanmasında dava tarihi değil, mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği ve zararın doğduğu tarih esas alınmalıdır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden genel kurul kararıyla tasfiye edilen şirketin, tapu iptal tescil davası nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının tapu iptali talebi ve yolsuz tescil iddiasının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece, “davanın tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde aidiyetinin tespiti davası olduğunu, davacının oturduğu 2. katın kaçak yapıldığını, tapu kaydının bulunmadığını, parsel üzerinde bulunan 4 nolu bağımsız bölümün davalı adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, tapusuz yer olması nedeniyle iptal ve tescile karar verilemeyeceğini, aidiyetinin tespiti isteğinin değerlendirilmesinde davadan önce açılan herhangi bir kamulaştırma veya ortaklığın giderilmesi davası olmadığından hukuki yararının olmadığı kanaatine varıldığını, 4 nolu bağımsız bölüm üzerine yapılan 1 ve 2. kat dava konusu yer olup aidiyetinin tespiti konusunda hukuki yarar yokluğu nedeniyle davacının davasının reddine" karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 5874 nolu parselde bulun binanın ikinci katının tapu kaydının iptal ve tescili, olmadığı takdirde söz konusu ikinci katın davacıya ait olduğunun tespiti isteğine ilişkindir....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı şirket yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı ... yönünden kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş, ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalıların vekalet ücretine yönelik istinaf başvurunun reddine, davacının istinaf başvurunun kabulü ile davalı şirket yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı ... yönünden iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı ... ve davacı vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Kat, 57 nolu bağımsız bölümün davalıya ait hisselerinin iptali ile davacı adına tesciline ve gecikmeden kaynaklanan zararlara karşılık olarak şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, tapu iptal ve tescil talebi ile uğramış olduğu zararların karşılanmasına yönelik talebi kabul görmez ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı firmaya ödenen satış bedelinin 1.204,938 TL fiili tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, kullanılan banka kredisi nedeniyle fazladan ödemek zorunda kalınan şimdilik 1.000,00 TL faizin ve 500.00 TL kredi işlem ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı... İnşaat Taahüt ve Gayrimenkul Danışmanlığı San Tic....
Kural olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanununun 49. ve devamı maddesinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklanan tazmini sorumluluk, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte doğar ve zamanaşımı süresi başlar. 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesinde düzenlenen objektif (kusursuz) sorumluluk halinin varlığının kabulünde; tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararların karşılanması amacını güden Devletin tazmini sorumluğu ise; mülkiyetin sona ermesi veya mülkten yararlanma hakkına açık ve kesin müdahalenin gerçekleştiği; somut olayda, taşınmazın orman sınırı içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali kararının kesinleştiği tarihte başlar. Bu durumda, taşınmazın makul ve gerçek değerinin saptanmasında dava tarihi değil, mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği ve zararın doğduğu tarih esas alınmalıdır....
Somut olayda, ön inceleme aşamasında davanın tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirildiği, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda inançlı işlem, muvazaa ve sahtecilik iddialarının değerlendirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davanın sahtecilik iddiasına dayalı tapu iptal-tescil ve maddi zararın tazmini olarak nitelendirerek inceleme yapıldığı, davacının temyiz dilekçesinde ehliyetsizlik iddiasının araştırılmadığını belirttiği anlaşılmakla, davacı tarafından dava dilekçesinde, çekişme konusu taşınmazların tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescili ve maddi zararın tazmini isteği dışında hangi hukuki sebebe dayanıldığının açıkça anlaşılmadığı, ayrıca davalı mirasçılar Abdurrahman ve ...dışındaki diğer davalılar adına tapu kaydı bulunmadığı da açıktır....
ecrimisil bedelinin 17.01.2008 dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı ...’dan alınmasına; 3-Birleştirilen 2008/23 Esas sayılı dosyada, 12.05.2006-12.01.2008 tarihleri için toplam 5.441,85 YTL ecrimisil bedelinin 17.01.2008 dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı ...’den alınmasına, 4-Birleştirilen 2006/479 Esas sayılı dosyada, davacı ...’nin tapu iptal tescil isteminin reddine, dava dilekçesindeki dava değeri ile bağlı kalınarak 4.169,00 YTL (kaba inşaat bedeli) davalı yüklenici ...’den, davalı arsa maliklerinden de 1.830,00 YTL (ince inşaat bedeli) alınmasına, karar verilmiştir....
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN HMK'nın 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2- Dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre asıl dava için alınması gereken 427,60-TL ve birleşen dava için alınması gereken 427,60-TL karar harcı toplamı olan 855,20-TL'nin davacı tarafça yatırılan peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 57.965,19-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 4- Dava türünün tapu iptal ve tescil davası olması nedeniyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmasa da davacı tarafça davadan önce arabuluculuğa gidilmesi ve tarafların arabuluculuk görüşmesi sonrasında anlaşamamaları nedeniyle arabulucuya kamudan ödenen giderin yargılama gideri olarak sayılmasına ve ödenen 3.120,00-TL arabulucu ücretinin haksız...


