Davacılar; davalıların babası olan ...’ın, davacıların kızı ...’ye sarkıntılıkta bulunması nedeniyle ... aleyhine manevi tazminat davası açtıklarını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/53 esas ve 2010/392 karar sayılı dosyasıyla manevi tazminatın kabulüne karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, davalıların babası olan ...’ın vefat etmesi üzerine mirasçı olan davalılar aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğünün 2013/1868 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve icra takibinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalıların, muris olan babalarının terekesinin borca batık olduğu gerekçesiyle mirasın reddi davası açtıkları, ... 2....
Yukarıda maddi tazminata ilişkin açıklamalarda da yer verildiği gibi, bir icra takibi sırasında haksız yere malı haczedilen üçüncü kişinin bu yüzden doğmuş olan gerçek zararı maddi üçüncü kişi kural olarak manevi tazminat isteminde de bulunabilir. Zira, dava nedenleri, yasal dayanakları, istem sonuçları ve uygulanacak yasa kuralları tümüyle birbirinden farklıdır. Unutulmamalıdır ki, manevi tazminat; haksız eylem sonucunda uğranılan kişilik değerlerindeki azalma şeklinde gerçekleşen zararın giderilmesi amacına yönelik tazmin biçimidir..” Yüksek mahkeme bu şekilde içtihat etmiştir."...
Değirmenci tarafından, davalı ... aleyhine 04/02/2008 gününde verilen dilekçe ile davalının senette sahtecilik yaparak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunması ve vekil tutup masraf etmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız icra takibi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur....
icra takibi yapıldığını, hiçbir borcunun bulunmamasına rağmen icra takibi nedeniyle sicilinin bozulduğunu, arsası üzerine inşaat yapmak için gerekli proje ve inşaat ruhsatı alabilmek için krediye ihtiyaç duyduğunu, yaptığı kredi başvurusunun olumsuz sicili nedeniyle reddedildiğini, arsanın kamulaştırma aşamasında olması nedeniyle istediği krediyi çekemediğinden gerekli inşaat ruhsatını alamadığını, böylece arsasının kamulaştırma işleminde kıymeti artacak iken müvekkilinin bundan mahrum kalarak zarara uğradığını, müvekkilinin iş çevresinde ve eş dostunun yanında kredi çekememesi hatta kefil bile olamaması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Davacı, davalı şirket tarafından aleyhinde başlatılan icra takibi sırasında iş yerindeki makinalarının leasingli olduklarının bildirilmesine rağmen alacaklı vekilinin talebi uyarınca haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, finansal kiralama kanununa göre bu kanun kapsamındaki malların takip dışında bırakılması gerektiğini, leasingli makinaların muhafaza altına alınması nedeniyle maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradığını iddia ederek uğradığı zararlarının ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, borcunu ödememesi üzerine davacı hakkında icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/05/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi nedeniyle yapılan kesintilerin istirdadı ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istirdat davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, manevi tazminat davasının reddine dair verilen 07/03/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Gerekçeli karar başlığına dava tarihi olarak 07/05/2012 yazılması gerekirken 31/10/2018 yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....
Şubesinden kredi çektiklerini, kredinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin aleyhine icra takibi başlattıklarını, icra takibi nedeniyle müvekkilinin evine hacze gelindiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. -/- -2- 2015/168-2015/14304 Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl davada icra dosyasına davalılarca ödeme yapıldığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından davalıların, davacı adına sahte senetler düzenleyerek bankadan kredi temin ettikleri, kredinin ödenmemesi üzerine banka tarafından davacı aleyhine takip yapıldığı ve davacının evine hacze gelindiği anlaşılmaktadır. Olay nedeni ile oluşan bir maddi zarar bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddi doğru ise de davalıların haksız eylemleri nedeniyle davacının manen zarar gördüğü sabittir. Davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/11/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup davacı, oğluna ait borç yüzünden usulsüz ve haksız olarak evinde haciz yapılıp kendisine ait malların koruma altına alındığını, daha sonra açtığı istihkak davasını kazandığından yapılan haciz ve koruma altına alma işlemlerinin haksız olduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir....
GEREKÇE: Dava, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle işçisine ödediği tazminatın sigortacıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, manevi tazminat teminatının teminat limiti noktasındadır. Davacının işçisinin iş yerinde geçirdiği kaza nedeniyle kendisine açtığı dava sonucunda Bakırköy 14. İş Mahkemesinin 23/01/2015 tarih ve 2013/27 E. - 2015/8 K. Sayılı kararı ile aleyhine 64.489,01 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, bu tazminat tutarları başlatılan icra takipleri sonucunda ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "Bakırköy 14. İş Mahkemesinin 23/01/2015 tarih ve 2013/27 E. - 2015/8 K....
a) Davacı vekili, davalı alacaklı tarafından ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2010/13162 esas sayılı takip dosyasında dava dışı borçlular ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlu şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir hukuki ve fiili irtibat olmadığı halde davacı iş yerinde haciz tatbik edilerek 300 adet farklı renk ve modellerde kabanın haczedildiğini, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 12.09.2012 tarih, 2011/13-2012/1191 sayılı kararı ile haczedilen mallarla ilgili şikayetin kabulüne karar verildiğini belirterek, davalının haksız haciz işlemi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise, yapılan haciz ve muhafaza işleminin usulüne uygun olduğunu belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....


