WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde ve beyan dilekçelerinde özetle: davalı nezdinde İşveren---- ------ tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat talebinin kabul edildiğini, yargılama sonucunda 73.851,28.-TL maddi ve 30.000,00.-TL manevi tazminata hükmedildiğini, mahkeme alacağına esas olarak icra takibinde dosya alacağı olan 213.171,25.-TL ödenmek zorunda kalındığını, Tazminat bedelinin dava dışı işçiye ödenmesi ile rücuen belirtilen bedelin davalı firma tarafından müvekkile ödenmesi gerektiğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davaya konu icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini----- dosyasına yapılan itirazın kaldırılmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından ------ tarihli cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/06/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine dair verilen 30/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Davacılar, davalı ile aralarında imzalanan sözleşme gereği ticari ilişkide bulunduklarını, daha sonra sözleşmeyi anlaşarak feshettiklerini ancak davalının teminat amaçlı verilen senetler ile icra takibi başlatarak haciz ve satış işlemleri yaptığını, senetlerin teminat olarak verilmiş olması nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini belirterek maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuşlardır. Davalı, davacıların kendilerine borçlu olduğunu ve yapılan icra işlemlerinin bu nedenle haksız olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yapılan haciz işlemlerinin haksız olduğu belirtilerek istem kısmen kabul edilmiştir. Dosya kapsamından; davacılardan İshakoğulları .... 'nin 16/07/2014 tarihinde ticaret sicilinden silinmesine karar verildiği ve anılan şirket tarafından bu işleme karşı şirketin ihyası amacıyla .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/52 esas sayılı dosyası ile görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/422 E.- 2012/168 K. sayılı ve 26.04.2012 tarihli kararı incelendiğinde; ölenin hak sahipleri tarafından, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan dava sonunda 37.500,00 TL. manevi tazminat ile 40.567,86 TL. maddi tazminatın, kaza (17.07.2009) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte eldeki davanın davacısı ...'ndan tahsiline karar verildiği; hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat ile fer'ilerinden oluşan toplam 120.843,85 TL. alacak için eldeki davanın davacısı aleyhine icra takibi başlatıldığı ve 17.02.2014 tarihinde yapılan icra kapak hesabı ile borcun 147.967,40 TL. olarak belirlendiği görülmektedir. Davacı taraf, icra dosyasındaki kapak hesabına göre 141.500,00 TL'yi alacaklı tarafa ödemiş ve ödenen bu bedelin 73.000,00 TL'lik kısmının maddi tazminat ile fer'ilerine ilişkin olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır....

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, haksız hacizden kaynaklı davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, dava haksız hacizden kaynaklı maddi manevi tazminat davası olup, davacının davalımız olan icra dosyası borçlusuna borçlu olarak gösterilmek sureti ile haciz yönünden de işlem yapıldığı, davacımızın da bir miktar 3. Şahıs konumundaki davalımızın borcu için ödeme yaptığı itilafsız olup, itilafın takip alacaklısı davalının kusuru ile haksız haciz olup olmadığı, kusuru bulunuyor ise bunun ne miktar maddi ve manevi tazminatı gerektirip gerektirmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dava dosyasının 28/09/2022 tarihli duruşmasında verilen ara karar gereğince; ------ İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyasından; ------yapılan 1. Ve 2. Haciz ihbarnamelerinin tebliğine ilişkin tebligat parçaları istenilmiş ayrıca; 1 ve 2....

Ayrıca, kural olarak Anayasa’nın 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde dava açmak,icra takibi yapmak hakkına sahiptir. Bu hak kötüye kullanılmadığı sürece hakkı kullananın tazminatla sorumlu tutulması söz konusu olamaz. İcra takipleri başkalarının kişilik haklarını zedeleseler bile belirli ölçüler içinde hukuka uygundur.Bu hukuka uygunluğun dayanağı ,bireylerin yada da kamunun üstün menfaatlerinin korunmasıdır.Ancak bu hak toplumsal görevine aykırı kullanılmışsa ,bu kötüye kullanma davranışı hukuka aykırı kılar. Haksız icra takibi ve haciz nedeniyle manevi tazminat talep edilebilmesi için davalı tarafın davacı aleyhine başlattığı icra takibinde kötüniyetli ve kusurunun varlığının davacı tarafından ispat edilmesi gerekir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/193 Esas KARAR NO: 2024/591 DAVA: Maddi ve Manevi tazminat Davası (Banka Alacağının Tahsili Esnasındaki Eylemlerden Dolayı) DAVA TARİHİ : 09/02/2022 KARAR TARİHİ: 13/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi tazminat Davası (Banka Alacağının Tahsili Esnasındaki Eylemlerden Dolayı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE:----- Esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasında; Davacı ---- idaresi adına iflas masası temsilcisi ---- tarafından açılan davada; davacı şirketin ---- kullandığı krediler nedeniyle banka tarafından hesabın kat edildiğini, ------yevmiye nolu kat ihtarının müvekkili şirkete mevzuata aykırı tebliğ edildiğini, bilahare şirket hakkında --------dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; ödeme emrinin de aynı şekilde mevzuata aykırı tebliğ edildiğini; her iki tebligatında şirket yetkilisine yapılmadığını, tebligat anında şirket yetkilinini kim olduğunu ve hangi sebeple şirkette bulunmadığı sorulmaksızın...

Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eden ve BK'nın 49. maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır. Somut olayda;.......

İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden BK’nın 49'ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eden ve BK'nın 49'ncu maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır....

Dosya içeriğinden; davacı Şirket'in, vergi yükümlüsü olmayıp gerçek kişi olan davalıda bulunan çekin karşılığını ödeyerek bir belge aldığı; bedelsiz kalan çeki davacıya ya da ödeme belgesine göre belirlenen üçüncü kişiye teslim etmeyen davalının, çeki ciro ettiği; çeki ciro yolu ile elinde bulunduran dava dışı kişilerin başlattığı icra takipleri nedeniyle çek karşılığını ikinci kez ödeyerek icra takibinden kurtulan davacının, ödediği çek bedeli ile manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ticari faaliyetten değil haksız eylemden doğduğu sonucuna varılan olay nedeniyle uygulanacak faiz ölçüsü avans ve reeskont faizi olmayıp yasal faizdir....

UYAP Entegrasyonu