KARAR Davacı, davalı ...’nin kardeşi, diğer davalının da kardeşinin eşi olduğunu, babalarından miras kalan taşınmazın mirasçılara intikali ve gerektiğinde satışı için davalı kardeşlerine 20.10.1999 tarihinde vekaletname verdiklerini, ancak davalının vekaletnameyi kötüye kullanarak taşınmazı 22.3.2001 tarihinde diğer davalı eşine tapudan satış gösterdiğini, bu satışın iptali için dava açıp kazandığını, kararın 7.6.2011 tarihinde kesinleştiğini, ancak bu süreçte davalı ...’nin kira sözleşmesi varmış gibi kira ve tahliye talepli icra takibi yaptığını, evinde haciz kararı aldırdığını, eşyalarının yediemine tevdi edildiği ve evden tahliye edilerek ailece mağdur olduklarını, hukuki bilgisizliği ve maddi imkansızlığı nedeniyle icra sürecine itiraz edemediğini, tüm bu haksız süreci, davalı kardeşinin aldığı vekaleti kötüye kullanarak diğer davalı eşine satış gibi göstermesi nedeniyle yaşadığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 1000 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminat...
açılan haksız davalara icra takiplerine ve hacizlere maruz kaldığını, küçük düşürüldüğünü ileri sürerek 39.000 TL maddi 41.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
itirazlarına gelince; Dava, haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konularak ihtiyati haciz kararına istinaden davalı adına kayıtlı taşınmazlarda 30/04/2014 tarihinde ihtiyati haciz işlemi uygulandığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK’nun 259/1. maddesinde ise, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden TBK’nun 58. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır....
Atatürk Caddesi Şubesinde... nolu kredi kartı hesabı bulunduğunu, banka tarafından telefonla aranarak kartı kullanmaya teşvik için 5.000,00 TL kredinin hesabına aktarıldığının söylendiğini, şubeye giderek hesabı kapattırdığını ve kredi kartını iptal ettirdiğini, hesaba aktarılan 5.000,00 TL'yi de aynı saat içerisinde iade ettiğini ancak borcunu ödemediği iddiası ile davalı banka tarafından Ceyhan İcra Müdürlüğü'ne icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz etmesi üzerine Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/259 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve mahkemece davanın reddine karar verilerek bu kararın kesinleştiğini, banka hakkında kara listeye alınma ve haksız icra takibi nedeniyle... 1....
İşçinin hak sahiplerine ödeme yapması sonucu halefi haline gelen işveren – sigortalının ------ ödemiş olduğu tutarı rücu edebileceği teminat bulunmamaktadır.Davacı tarafın işçisi---- hak sahiplerine ----- nedeniyle ödemiş olduğu bedeni/maddi/ manevi tazminat taleplerini davalı sigorta şirketinde bulunan ------talep edemeyeceği anlaşılmaktadır....
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 30.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminat ile 81.669,00 TL ticari reeskont faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: a)Dosya kapsamından, davaya konu icra takibinin bonoya dayalı yapıldığı, davacı tarafından imzaya itiraz edilmesi sonucu Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2006/268 E. 2007/91 K. sayılı kararı ile takibe konu senetteki imzanın davacı borçluya ait olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... aleyhine 15/06/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız takip nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız takip nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı bankanın ... 6....
icra takibi yapıldığını, hiçbir borcunun bulunmamasına rağmen icra takibi nedeniyle sicilinin bozulduğunu, arsası üzerine inşaat yapmak için gerekli proje ve inşaat ruhsatı alabilmek için krediye ihtiyaç duyduğunu, yaptığı kredi başvurusunun olumsuz sicili nedeniyle reddedildiğini, arsanın kamulaştırma aşamasında olması nedeniyle istediği krediyi çekemediğinden gerekli inşaat ruhsatını alamadığını, böylece arsasının kamulaştırma işleminde kıymeti artacak iken müvekkilinin bundan mahrum kalarak zarara uğradığını, müvekkilinin iş çevresinde ve eş dostunun yanında kredi çekememesi hatta kefil bile olamaması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
A.. aleyhine 18/07/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; husumet nedeniyle davanın reddine dair verilen 19/02/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece husumet yokluğu nedeniyle dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibinde cezaevinde olduğu bilindiği halde mernis adresine tebligat yaptırılarak takibin kesinleştirildiğini, aracının haczedildiğini belirterek haksız haciz nedeniyle uğradığı zararının tazminini talep etmiştir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....


