tedbir kararının, aksine karar verilmedikçe, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi hâlinde kendiliğinden ortadan kalkacağı, Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının, hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilebileceği veya ortadan kaldırılabileceği kabul edilmiştir....
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22/5. maddesine göre; “Değeri beş yüz milyon liranın (somut uyuşmazlıktaki başvuru tarihi olan 23/05/2013 tarihi itibarıyla 1.191,52 TL) altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilâmların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı on beş gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz; Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak; talep edilmesi şartıyla hâkim, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir.”...
'ın ölümü sonrası oluşan zararlarının giderilmesi amacı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurduklarını, yapılan değerlendirme sonucu taleplerinin kabulüne karar verildiğini, davalının yasa yolu başvurusu üzerine İtiraz Hakem Heyetinin kararı kaldırarak bedel artırımına konu olan 60.696,07 TL yönünden taleplerinin kabulüne, fazla istemin usulden reddine karar verdiğini, bu kararı bir üst yasa yoluna başvurmadan kesinleştirdiklerini, zamandan kazanmak için ret kararına konu alacakları ve işlemiş faizinden oluşan 29.343,05 TL yönünden ise başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulması nedeni ile bu davayı açtıklarını belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. YANIT : Davalı vekili ; Davalı tarafa usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ edildiği halde yanıt verilmediği gibi duruşmalara katılan da olmamıştır....
geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceği düzenlenmiş; 30.04.2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında ise bu süre 01.05.2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılmış olduğundan, mahkemece, 17.03.2020 tarihinde tüketici hakem heyeti kararını tebliğ aldığı anlaşılan davacının 15 günlük tüketici hakem heyeti kararına itiraz süresinin 15.06.2020 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı ve son gününün 30.06.2020 olduğu dikkate alınarak, süresinde açılan davada işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir. 26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun’un geçici 1....
taşınırlarla ilgili satış ilanları, satış şartnamesi, istihkak dava dosyası, eklenti listesi de incelenerek, sayı, nitelik ve özelliklerinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. 4- Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iflas idaresince düzenlenen muvakkat pay cetveline, şikayetçi bankanın rehinli alacaktan kaynaklanan alacağının dahil edilmemiş olmasının yasa ve kesinleşen mahkeme kararına uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile; Denizli 1....
Mahkemece, alacak likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan, İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olup buna ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ile vaki itirazın iptaliyle takibin devamına, icra inkar tazminatı takdirine yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararına karşı borçlu vekili tarafından takip tarihinden önce 07/03/2014 tarihinde itiraz başvurusunda bulunulmuş ve itiraz başvurusunun usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilerek itirazın hakem heyetine tevdine karar verilmiştir. O halde, Mahkemece takip tarihinden önce yapılan bu Yasa değişikliği ve usulüne uygun itiraz birlikte değerlendirildiğinde şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi isabetli değildir....
Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Tüketici Mahkemesi, abonelik sözleşmesinin işyerinde kullanılmak üzere yapılmış olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde bulunmadığı, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin, tüketici işlemi niteliği olmayan hususlarda karar veremeyeceği, bu nedenle davanın itirazın iptali davası olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davanın, 4077 s. Kanunun 22/5 maddesi uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına itiraz niteliğinde olduğu ve Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
K A R A R Davacı; davalının, bankadan konut kredisi kullandıktan sonra hakem heyetine müracaat ederek dosya masraflarının iadesini talep ettiğini ve talebinin kabul edildiğini belirterek, .... kararının iptalini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Hakem heyeti kararında miktar belirtme zorunluluğu bulunduğu, ... İli ..... İlçesi Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 26.11.2012 tarih ve 129 sayılı kararında davalının ne kadar miktar için alacaklı olduğu belirtilmediği, bu nedenle kararın icra edilmesi imkanı bulunmadığı gerekçesiyle tensiben davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi bazı şartların gerçekleşmesine bağlı olup, bunlara dava şartları denilmektedir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli); diğer bir kısmı da, olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir....
nın cebri icra yoluyla satın almış olduğu taşınmazın, tapuda adına tescili talebinde bulunduğunu ancak taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunması sebebiyle adına tescilin sağlanamadığını belirterek aile konutu şerhinin terkinini talep etmiştir. Müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/664 Esas sayılı dosyasında satışına karar verilen ... ilçesi, 14 Mayıs Mah. ......


