Eldeki davada, davacı, hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, herhangi bir eda talebinde bulunmamıştır. Tüketici Hakem Heyetinin kararına konu olan miktarın belli olmaması dikkate alındığında, kararın infaz edilmesi mümkün olmayıp, ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceği anlaşılmakla, davacının eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK 114 maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı olup, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2.Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir....
Mahkemece; daha önce alınan bedellerin geriye dönük olarak hesaplanarak tüketiciye iade edilmesi konularında muaraza çıkmış olup bu uyuşmazlığın gelecek yıllara da sari olduğundan tüketici sorunları hakem heyeti kararının ilam değil Tüketici Mahkemesinde delil niteliğinde olabileceği, bu kararın iptalini istemekte hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22.maddesi gereğince il ve ilçe merkezlerinde bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kurulmuştur. Değeri beşyüzmilyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunludur. Bu kararlar İcra İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesi'ne itiraz edebilirler....
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; dava dışı rehin alacaklısı bankanın bakiye kredi alacağı tutarının ve davacının kredi taksitlerini ödeme durumu ile ödeme tarih ve miktarlarının sorulması; banka tarafından başlatılan icra takip dosyası ile bu dosya nedeniyle açılan itirazın kaldırılmasına ilişkin dava dosyası örneğinin ilgili yerlerden getirtilmesi; rehin alacaklısının kredi alacağını icra takibi ve dava yoluyla takip ettiği de gözetilerek, davacının sigorta tazminat talebi ile diğer talepleri konusunda değerlendirme yapılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9....
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle ... kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; itirazın iptali davalarının tüketici sorunları hakem heyetleri nezdinde karara bağlanmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kanun koyucu 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 68. maddesinde belli bir miktarın altında kalan tüketici uyuşmazlıkları yönünden tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunluluğu getirmiş olup, 20.12.2017 tarihli değişiklik ile söz konusu maddeye “Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı olmak kaydıyla” ibaresi eklenmiş, bu çerçevede miktar itibariyle hakem sınırı dâhilinde dahi kalsa 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu (İİK) ile ilgili dava ve işlerde hakem heyetlerinin görevli olmayacakları açıklığa kavuşturulmuştur....
Mahkemece, "...davalının ....Asliye Ceza Mahkemesinde açılan Elektrik Enerjisi Hakkında hırsızlık suçundan dolayı açılan davada beraatine karar verildiği ve kararın 16/05/2012 tarihinde kesinleştiği, davalının talebi nedeniyle, kesinleşen ceza mahkemesi kararına dayanılarak İl Tüketici Hakem heyetine yaptığı başvurunun kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, sözkonusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık kaçak tahakkukuna yönelik faturanın iptaline ilişkin Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz davası niteliğindedir. .../......
MUHALEFET ŞERHİ Hakem heyeti tarafından verilen ve iptal davasına konu olan kararda davacının talebini verilen süre içinde açıklamaması nedeniyle oy çokluğuyla davanın usulden reddine karar verilmiş karara muhalif kalan hakem tarafından ise davacı talebinin açıklanmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilemeyeceği ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde gerekçe bildirilmiştir. Hakem kararının iptali davasına bakan bölge adliye mahkemesi ise HMK 119. madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hakem kararının iptaline karar vermiştir. İç tahkim (milli tahkim) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 11. Kısmında (407 ila 444. maddeler) düzenlenmiştir....
(maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir....
Bunlar iç-ihtiyari tahkime ilişkin hükümler olup, iç-ihtiyari tahkime ilişkin hakem kararlarının doğrudan icra kabiliyeti bulunmamakta; kesinleşmesini takiben aynı Kanunun 536. maddesi gereğince mahkeme başkan veya hakimi tarafından onaylanmakla , temyiz yoluna başvurulmuşsa da Yargıtay’ın onama kararı ve mahkemece kesinleşme şerhi düşülmekle icra kabiliyeti kazanmaktadır. Diğer sebepler yanında bu da göstermektedir ki, hakem kurullarının “mahkeme” olarak nitelendirilmesi olanaklı değildir. İhtiyari hakem kurulu tarafların iradesiyle ve uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra olaya özgü olarak oluşturulur. Bu nedenle hakem kurulunun “hakem mahkemesi” olarak adlandırılmasının hiçbir yasal dayanağı yoktur....
Mahkemece anılan ilkeler ışığında esasa girilip doğacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi yöntem ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


