Davacı, Baro Hakem Kurulunun 27.2.2004 tarihli kararına 16.4.2004 tarihinde 2004/3490 sayılı dosya ile takibe konu alacağı icraya koymuş ve tahsil etmiştir. Eldeki bu dosyayıda Baro Hakem Kurulunca alınan 12.8.2003 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen hasma tahmil olunan vekalet ücretinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali için açmıştır. Davacı yaptığı bu tahsilat nedeniyledir ki 2005/144 esas sayılı davayı takip etmemiştir. Baro Hakem Kurulunca 17.9.2003 tarihli bilirkişi raporu alınarak hüküm verilmiş ise de, kesinleşen bir hüküm olmadığı için fazlaya ilişkin kısım için yapılan 2004/3491 esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilemez. Karşı tarafa tahmil edilecek vekalet ücretinin miktarı dava ve icra takibinin sonuçlanmasıyla belli olur. Vekil edenin avukatına ödeme borcu da bunun karşı taraftan tahsil edildiği anda doğar. Henüz karşı taraftan vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş olan müvekkilden, avukat bu alacağını isteyemez....
Asıl davada sonradan yetkisizlik kararı verilmesi, ihtiyati haciz kararı bakımından mahkemeyi yetkisiz kılmayacağından davalının ihtiyati haciz kararı ile ilgili yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Dosyada mübrez 09/10/2023 tarihli hakem kararı ile 510.269,30-USD tutarındaki sürastarya ücretinin davacı donatana ödenmesine, söz konusu alacağa 30/09/2022 tarihinden itibaren üç aylık dönemler halinde yıllık %6,0 oranında bileşik faiz uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakta olup, davacı bahsi geçen hakem kararına dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Yabancı hakem heyeti tarafından verilen bir kararın Türkiye'de icra edilebilmesi için söz konusu mahkeme kararının tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmekle birlikte bilindiği üzere, ihtiyati haciz işlemi bir icra ve infaz işlemi niteliği taşımamaktadır....
Tüketici Sorunları Hakem Heyetine müracaat ettiğini, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 10/02/2014 tarih 427 sayılı kararı ile söz konusu bedelin iadesine karar verildiğini, hakem heyeti kararına yönelik olarak.... İcra Dairesi'nin 2014/7198 numaralı dosyasından 2.000 TL asıl alacak üzerinden davalı banka hakkında takip yaptıklarını, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
in %18 oranında malul kaldığını, Hakem Heyeti kararına istinaden zarar görene 18.635,15 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödemenin tahsili için davalı aleyhine Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2013/8636 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı ... şirketinin düzenlemiş olduğu ibraname belgesi ile borcun sona erdirdiğini, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, dava dışı ... ...' nın sürücü...' un yakın arkadaşı olup olayda hatır taşımacılığının bulunduğunu, davacı şirketin yaralanan şahsa fazladan ödeme yaptığını ve bu ödemeyi ancak kendisinden isteyebileceğini, davada rücu koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan alacaklının temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 2- Şikayetçinin, haczin kaldırılması talebine yönelik mahkeme kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde üçüncü kişi şikayetçinin, icra mahkemesine başvurusunda; taşınmaz borçlunun mülkiyetinde iken konulan haczin düşmesinden sonra taşınmazı satın aldığını alacaklı talebi üzerine taşınmaz üzerine yeniden haciz şerhi konulduğunu, haczin kaldırılmasına dair taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemce istemin reddine karar verildiği görülmektedir....
Ancak icra takibi yapılması ve buradan doğan davalar - işlemler tahkim sözleşmesi dışındadır." şeklinde olduğunu, taraflar arasında çıkan uyuşmazlık nedeni ile davalı tarafından tahkim yoluna gidilmiş olduğunu, hakemlerin seçimi için davalının ----başvurduğunu, ilgili mahkemenin ise --- hakem olarak seçtiğini, ---dosyası üzerinden belirlenen -- tarafından yapılan yargılamada tarafların tahkim yargılamasındaki iradelerine aykırı usul hükümleri uyguladığından Hakem Heyeti tarafından oluşturulan --- tarihli ---HMK.439. Maddesi d ve ğ hükümlerine aykırı olduğundan davanın kabulü ile --- tarihli hakem kararının iptal edilmesine ve kesinleşmeyen karar üzerine başlatılan----sayılı icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara katılmamıştır....
Mahkemece, taraflar arasında uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesini kabul ettikleri sözleşme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6100 sayılı HMK'nun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 516 ve devam eden maddeleri uyarınca hakem kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2016/2 Esas sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca 13/04/2018 yapılan toplantıda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden önce yapılan tahkim sözleşmesi uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen hakem kararına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeit kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının murisi tarafından kullanılan konut kredisi nedeniyle bankaca yapılan kesintilerin Şehzadeler Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 07/08/2015 kararı ile davalının murisi ...'a iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının kısmen iptalini istemiştir Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüne, toplam 50.898.46 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne 40.659.76 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki hakem kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, abonesi olan davalının fatura borcunu ve sözleşmeden kaynaklanan faiz alacağını ödemediğini, girişilen icra takibine de itiraz ettiğini, itirazın iptali için Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, talebinin reddedildiğini ileri sürerek Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, itirazın iptaline, alacağın tahsiline ve %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir....


