Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetiler,ek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır....
Kabule göre de; davacı taşınmazının batı sınırında görülen boşluk bölüm ile geçit kurulan taşınmazlar arasında bir bağlantı kurulmadan geçit ... tesis edilmek suretiyle kesintisizlik ilkesinin ihlal edilmesi ve kurulan geçit hakkının tapuda özel sütununa tesciline karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, 24 ada 54 parsel sayılı taşınmaz lehine, bilirkişilerce düzenlenen 07/02/2021 tarihli rapor ve rapora ekli krokide(2.alternatif olarak belirlenen) “C” harfi ve yeşil renkle boyanarak gösterilen tescil harici yol olarak sınırlandırılmış kısımdan 20,02 m2’lik alandan ve bilirkişi raporuna ekli krokide “B” harfi ve kırmızı renkte boyanarak gösterilen 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan 315,40 m2’lik alandan 5.531,80 TL karşılığında geçit ... tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerhi de gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. İrtifak hakları, sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkisi veren, malikine de bir çekinme borcu yükleyen, sınırlı bir hâkimiyet hakkıdır. Bazı irtifak hakları, sahibine eşyadan tam yararlanma hakkı (intifa hakkı) verdiği halde, bazı irtifak haklarında sahibinin eşyadan sadece sınırlı yararlanma hakkı bulunur (oturma, kaynak, geçit irtifakı). Ancak, Türk Medeni Kanununun 781. maddesi hükmüne göre, irtifak hakkı daima bir sözleşmeyle yapılır ve irtifak hakkının kurulmasına ilişkin yapılacak bu sözleşmede geçerli olması resmi biçim koşuluna bağlıdır. Somut olayda ise, 22.01.1977 tarihinde yapılan sözleşme adi yazılı düzenlenmiştir....
Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2015/13505 Esas, 2018/4157 Karar sayılı kararıyla davacı taşınmazı lehine 1963 yılında kurulan geçit hakkının yetersiz olması nedeniyle davacı taşınmazının nispi geçit ihtiyacının mevcut olduğu, bu nedenle mümkünse davacı taşınmazı lehine daha önce kurulan geçitin bulunduğu güzergahın genişletilmesi suretiyle, mümkün olmaması halinde ve daha uygun bir güzergah belirlenmesi halinde bu güzergahtan davacı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulması gerektiği ve güncel parsel numaraları üzerinden infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B....
Zira kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi gereğince tapuya tescil edilmesi gerekir. Somut olay da aleyhine geçit kurulan 111 ada 192 parsel sayılı taşınmazın Mera Komisyonu Tahsis kararı ile ... Köyüne mera olarak tahsisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Meralar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Bu özelliği itibariyle de kamu malıdır. Kamu malı olan bir yerin, kişilerin özel yararlanmasına terki olanaklı değildir. Kısaca belirtmek gerekirse, mera üzerinden geçit kurulamaz....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.12.2015 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 104 ada 2 parsel ve 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazları yararına, davalıya ait 120 ada 168 parsel sayılı taşınmaz üzerinden mahkemece belirlenecek en uygun geçit hakkının tesis edilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur....
Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle "geçit irtifakının tapuya tesciline ibarelerinden geçit hakkının beyanlar hanesine yazılacağının anlaşılmasına" göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 19.6.2002- 5.2.2004 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda, davanın aleyhine geçit kurulması istenen taşınmaz malikine yöneltilmesi gereklidir. Ancak bu tür davalarda uygun geçit güzergahının belirlenmesinde mahkeme davacının isteği ile bağlı olmayıp, taraf yararları gözetilerek ve objektif kriterler nazara alınarak farklı bir geçit güzergahının da, saptanması olanaklıdır....
Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nispi geçit ihtiyacı yada geçit yetersizliği denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır....
Bu nedenle, mutlak geçit ihtiyacı içerisindeki 207 parselin ana yola bağlantısını sağlayan bir geçit hakkı kurulması gerekir. Aksi durumda yasayla amaçlanan sonuca ulaşılma olanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 207 parsel sayılı taşınmaz yararına genel yola bağlantı sağlanmadan, başka bir anlatımla, Dairemiz bozma kararının gereği yerine getirilmeden sadece 211 parselin geçit ile yükümlendirilmesi geçit hakkının kesintisiz olması gerektiği ilkesine uygun değildir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....


