Bu açıklamalardan sonra dava konusu özel genel kurul toplantısında alınan kararlara bakıldığında; gündemin (1) numaralı kararı "genel kurul adına toplantıya ait tutanak ve diğer tüm belgelerin imzalanması konusunda toplantı başkanlığına yetki verilmesine"; (2) numaralı kararı "genel kurula sunulmak üzere boşalan yönetim kurulu üyelikleri yerine seçilen yeni üyelerin kabul edilmesine"; (3) numaralı kararı ise "şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca yeni yönetim kurulu üye adayları ve bağımsız yönetim kurulu üye adaylarının belirlenmesine" ilişkin kararlardır....
Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Dava dilekçesinde, Türk Hava Kurumu Genel Yönetim Kurulu Kararı ile Yozgat Şubesinin kapatıldığı, Genel Kurul tarafından somut olarak Yozgat Şubesinin kapatılması yönünde yönetim kuruluna yetki verilmediği, dolayısı ile verilen kapatma kararının yok hükmünde olduğu, Yönetim Kurulunun kapatma kararına karşı kararın genel kurula sunulması isteminin yönetim kurulu tarafından reddedildiği, Genel kurul onayını alamayan Yönetim Kurulu kararının dernek kararı olarak kabul edilemeyeceği, verilen karar cezai nitelikte olduğundan kesinleşmeden icra edilemeyeceği ileri sürülerek taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesi istenmiş; Mahkemece, yönetim kurulu kararlarına karşı genel kurula müracaat edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın usulden reddine...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili dava dilekçesinde; yeter sayıda üyenin olağanüstü genel kurul toplantısı için yazılı başvurusuna rağmen davalı derneğin genel kurulu toplantıya çağırmadığı ileri sürülerek, genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak üzere üç üyenin görevlendirilmesini istemiş, mahkemece, istek reddedilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir....
6 ve 7 nolu kararların iptaline kararı verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 01.06.2017 tarih ve 2015/8916 E., 2017/1663 K. sayılı ilamıyla; davacıların yönetim kurulu kararı ile kooperatife üye olarak alındıkları ,her ne kadar kararda katılım payı alınmaması hususu da belirtilerek üyeliklerin peşin ödemeli ortaklık olduğu düşünülmüşse de yönetim kurulunun genel kurul kararı olmaksızın peşin ödemeli ortak alma ve kaydetme yetkisi bulunmadığı, ancak bu hususun davacıların üyelik kayıtlarının geçersizliği sonucunu doğurmayıp üyeliklerinin normal üyelik olduğunun kabulünü gerektiği, bu durumda ise davacıların davaya konu genel kurul kararının iptalini isteme ve bu hususta dava açma hak ve yetkilerinin mevcut olduğu, işin esasına girilerek yönetim kurulunca herhangi bir şekilde üyeliğe kabul kararı alınması sonrasında genel kurulun daha sonra alacağı bir kararla söz konusu yönetim kurulu kararını ve oluşturulan üyelikleri geçersiz sayma yönünde bir karar alması...
Mahkemece, Dairemizin 07.07.2006 tarih 2006/7222 Esas, 2006/8142 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, çağrısız yapılan genel kurul toplantılarına ilişkin hazirun cetvellerindeki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının iddia ettiği gibi, genel kurul toplantılarına katılmadığı, davacının katılmadığı dava konusu genel kurul toplantılarında alınan kararların yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı şirketin 25/07/2000 tarihinde yapılan 1999 yılına ait olağan genel kurul toplantısının, 11/06/2001 tarihinde yapılan 2000 yılına ait genel kurul toplantısının, 06/06/2002 tarihinde yapılan 2001 yılına ait genel kurul toplantılarının yok hükmünde olduğunun tespitine ve bu toplantılarda alınan kararların iptaline; davacının yönetim kurulu kararlarının iptaline yönelik talebi hakkında ise, kural olarak yönetim kurulu kararlarının iptalinin istenemeyeceği ancak ortakların kişisel haklarını...
Elbette genel kurul toplantısının hazırlanması, genel kurulu toplantıya çağırmayı da içerir. Nitekim TTK madde 617/1 hükmünde, genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağrılacağı açıkça belirtilmiştir. Ortakların genel kurul toplantı ve gündeminden vaktinde haberdar olması ve bu doğrultuda çıkarlarını daha iyi koruyabilmesi, yani toplantı yeri, zamanı ve gündemi ile ilgili olarak herhangi bir sürprizle karşılaşmaması için genel kurulu toplantıya çağrı şekle bağlanmıştır. TTK.nın 410/2. Maddesi gereğince; "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." TTK.nın 411....
Maddesinde 2021-2022 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesapları, yapılan Bilanço ve gelir/gider hesaplarının ibra edilmesi 375 oy kabul kabul edilmiş, Bilanço ve gelir gider hesapları genel kurulda hazır edilmemiş ve müzekkere edilmemiş, şirket sürekli zarar ediyor gösterildiğini, bilanço ve gelir gider tabloları denetime açık olmadığından 2021-2022 yıllarına ait bilanço ve gelir/gider hesapları, kar/zarar hesaplarının ibra edilmesi hukuka aykırı olduğunu, Tutanağın 5. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibrası görüşülmüş ve 113 red oyuna karşılık 375 oy ile yönetim kurulu üyesi ibra edilmiş ve yönetim kurulunun kendileri ile ilgili işlemlerde oy kullanmadığı belirtildiğin, her ne kadar yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili işlemlerde oy kullanmadığı belirtilmiş olsa da ibra eden ve ibra edilen kişi yönetim kurulu başkanı ve tek yönetim kurulu üyesi ... olup TTK 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi kararı bakımından oydan yoksun olduğunu, ibra oylaması...
Dağıtım Pazarlama Ticaret ve Sanayi A.Ş. yönetim kurulu başkanı olan davalının B grubu imtiyazlı hissedarlara haber vermeden gerçekleştirdiği 28.09.2011 tarihli olağanüstü genel kurul tutanağını yayınlatmak için Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurduğunu, Memurlukça kabul görmemesi üzerine bazı madde ve ifadeleri değiştirip sahte bir genel kurul toplantı tutanağı tanzim ederek metni ilan ettirdiğini, buna bağlı olarak sözde yönetim kurulu kararı ile kendini yönetim kurulu başkanı seçtirdiğini ileri sürerek sahte belgeyle ilan edilen 28.09.2011 tarihli genel kurul toplantısı ile buna bağlı yönetim kurulu kararının iptalini, yeni bir olağanüstü genel kurul yapılması doğrultusunda karar alınmasını, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin yetkili olmadıklarından yönetime kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiğini savunarak davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir....
kurulu seçiminde haksızlığa, aday olunması konusunda tereddüde ve kıstlılığa sebebiyet verdiği hususu aşikar olduğunu, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran bu durum genel kurul kararını geçersiz kılmakta olduğunu, Genel kurul gündem maddelerinden Yönetim Kurulu seçimi maddesi görüşülmüş ve ... temsilcisi ... tarafından vekil eden ...'...


