Ortağın dava konusu yönetim kurulu kararına itirazının genel kurul gündemine alınması için yönetime yaptığını iddia ettiği başvurusu üzerine itirazı genel kurul gündemine alınmamış ve genel kurulca bir karar verilmemiş ise, mahkemece, davacının yönetim kurulu kararının iptali için doğrudan dava açılabileceğinin ilke olarak kabulü gerekir. Somut olayda dava konusu yönetim kurulu kararı davacıya tebliğ edilmemiştir. Davacı vekili, davacının yönetim kurulu kararını ........2010 tarihinde öğrendiğini ve aynı gün yazılı dilekçe ile kooperatife başvurduğunu, dilekçesine cevap verilmemesi üzerine ........2010 tarih ve 17563 yevmiye sayılı ihtarname ile kendisine taşıma sırası verilmesi talep ettiğini ileri sürmüştür. Hak düşürücü süreler yasa ile düzenlenir. Kıyas yolu ile hak düşürücü süre yaratılması mümkün değildir....
nun kayyım olarak atanmasına itiraz ettiklerini, uzun yıllardan beri genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Yönetim Kurulu Başkanı ... 'nun kayyım olarak atanmasını mahkemenin takdirine bıraktıklarını beyanla, öncelikle, duruşmalı inceleme talebimizin kabulüne, davanın usul ve esas yönünden reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz ara kararı ile, davalı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin reddine ve dosya üzerinden karar verilmesine karar verilmiştir. Davalı şirketin 2020 yılı hesap döneminin 31.12.2020 tarihinde sona erdiği ve 2020 yılı olağan Genel Kurul toplantısının yapılmadığı sabittir. TTK'nın 409.maddesi gereği yıllık olağan Genel Kurul toplantılarının hesap dönemi sonundan başlayarak 3 ay içinde yapılması zorunlu olup, bu sürenin son tarihi 31.03.2021 olduğu anlaşılmaktadır....
Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile kısıtlılığa karar verilmesi ile yönetim kurulu üyeliğinin son bulduğunu, aynı gün yapılan genel kurul toplantısında gündemin 7. Maddesinde görüşülen faaliyet yılı içinde yönetim kurulu üyeliklerinde herhangi bir eksilme meydana gelmediğinden genel kurulda bu madde ile ilgili herhangi bir oylama yapılmadığını, davacı şirketin 20/03/2018 tarihinde yönetim kurulu üyesi seçmemiş olmasına rağmen hukuka aykırı yaptığı atamayı ancak 27/02/2019 tarihinde ekli Ticaret Sicil Gazetesi ile üstelik aslına uygun olmayan bir şekilde ilan ettiğini, açıklanan bu nedenlerle; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tescil, ... ilan tarihli ... ilan sıra numarası ile geçici tescil edilmiş bulunan 09/07/2021 tarihli Genel Kurul Kararı gereğince seçilmiş yönetim kurulu kararının geçici tescil kararının iptali ile bu yönetim kurulu kararının kesin tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir....
, İbrahim Uslan'ın yönetim kurulu başkanı, Mehmet Arif Adlı'nın yönetim kurulu başkan vekili olarak seçildiği, 08/09/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısında İbrahim Uslan yerine seçilen Musa Yıldız'ın yönetim kurulu üyeliğinin onaylanmasının 5....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin önceki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik genel kurul kararları aleyhine iptali istemiyle davalar açıldığı, açılan davalar sonucunda ise genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği, iptal kararlarının bir kısmının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesinleşen kararlarda davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun belirtildiği, onama kararının gerekçesinde 2011 yılındaki genel kurul kararının iptali isteminin reddi üzerine onama ilamının karar düzeltme aşamasındaki bozma gerekçesinden farklı olarak salt yönetim kurulu üyeleri hakkındaki ceza davasının varlığının gerekçe yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine...
un, ana sözleşme, genel kurul ve yönetim kurulu kararları kapsamında genel kurula çağrı kararı alıp alamayacağına ilişkin olduğu, TTK'nın 375/1-f maddesiyle, genel kurul toplantılarının hazırlanmasının yönetim kurulunun devredemeyeceği yetkiler arasında sayıldığı, bu nedenle genel kurulun toplantıya çağrılması görevinin bizzat yönetim kurulu tarafından ifa edilmesi gerektiği, bu görevin 3. kişilere devredilemeyeceği, bu nedenle her ne kadar şirketin 07/04/2016 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararla, adı geçen ortak şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili kılınmışsa da bu durumun adı geçen ortağa genel kurulu tek başına toplantıya çağırma yetkisi vermeyeceği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi hükmünün “davalı şirket yönetim kurulunun 02.04.2018 tarih ve 2018/01 sayılı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine" ilişkin kısmı kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi...
nin Genel Kurul Toplantısının yapılması ve Genel kurulu; Dava dilekçesinde belirtilen -Açılıp ve Toplantı Başkanlığı'nın oluşturulması, -Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporunun okunması ve müzakeresi, - 2017-2018-2019 yılları finansal tablolarının okunması,müzakeresi ve oylanması, - Yönetim Kurulu üyelerinin ibrası, - Karın kullanım şeklinin, dağıtılacak kar ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi, - Yönetim Kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin tespiti, - Yönetim Kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesi, -Yönetim Kurulu üyelerine Türk Ticaret Kanununun 395. Ve 396 Maddeleri hakkında yetki verilmesi, - Dilek ve temenniler. - Kapanış gündem maddeleri ile toplantıya çağırması için TTK madde 410/2 uyarınca ...'...
edilemediğini, davalı şirketin yönetim kurulunun yeniden seçimine ilişkin genel kurul yapılmasının gerektiğini, ancak yönetim kurulu olmadığından usulüne uygun genel kurul toplantısına çağrı işleminin yapılamadığını ve yönetim organı teşkil edilemediğini, TTK 410/2 maddesi uyarınca mahkemeden izin alan pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceğini, bu nedenlerle, davanın kabulüne, müvekkiline genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesine, tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif kayıtlarına göre davacıların ortaklığına ilişkin yükleniciyle imzalanan sözleşme ve yönetim kurulu kararı dışında başkaca belge bulunmadığı, süreç içerisinde kooperatifin yönetim değişikliği sonunda yüklenici firmaya keşide edilen ihtarnameyle inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunun bildirildiği, bu sözleşmenin yapılmasına ilişkin herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığı davacıların ortaklığının sabit ve peşin ödeme şeklinde bir ortaklık olmakla diğer ortaklara nazaran farklılık içerdiği, bu nedenle yalnızca yönetim kurulu kararıyla ortaklığın gerçekleşmeyeceği, dolayısıyla kooperatif üyesi olmayan davacıların genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceklerinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiş mahkemece verilen karar Dairemizin 01.06.2017 günlü, 2015/8916 Esas, 2017/1663 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur....
Maddesi uyarınca batıl olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde belirtilen hususlarda toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, yönetim kurulu kararı ile şirketin zarara uğratıldığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, ayrıca yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edildiği, yönetim kurulu kararı sonrasında yapılan genel kurul toplantılarına davacıların katıldığı ve bu konuda sessiz kalındığı, ayrıca eşit işlem koşuluna aykırı olduğuna yönelik bir tespitin yapılamadığı, alınan yönetim kurulu kararı şirketin sermayesinin korunması ilkesini gözetmediği veya pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiğine ilişkin bir tespitin yapılamadığı, sonuç olarak dava konusu yönetim kurulu kararının batıl olduğu yönünde bir tespitin yapılamadığı iddiaların etraflıca araştırıldığı, iddia edilen hususlarda tüm delillerin toplandığı üç ayrı bilirkişiden rapor alındığı ve alınan yönetim kurulu kararının batıl olduğuna yönelik bir tespit yapılmadığı, bu sebeplerle...


