Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 gün ve 2014/1998-2014/562 sayılı kararı onayan Daire’nin 15/02/2016 gün ve 2015/6493-2016/1470 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 26/04/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısından önce çağrı usullerine uyulmadığını, toplantıda şirket yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmak suretiyle kendilerini ibra ettiklerini, yine bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasında oy hakları olmadığı halde oy kullandıklarını, şirketin faaliyetlerine son verilmesine ve kâr elde edilmemesine rağmen yönetim kurulu başkanı ve üyeleri lehine huzur hakkına karar verildiğini, alınan kararların kanuna, esas...
Genel kurul, üyenin ihraç kararına yaptığı itirazı üzerine esasen yetkisinde olan itirazı görüşerek karar bağlaması halinde, artık itirazın geç yapıldığına bakılmaksızın, davanın ihracı onaylayan genel kurul kararının tebliğinden itibaren üç ay içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir. Davalı kooperatifin, bu davanın açılmasından sonra yapılan 06.06.2010 tarihli genel kurulunda, davacı ve bir kısım üyelerin ihracına ilişkin gündem maddesi görüşülerek, ihraçlarına karar verilmiştir. Davacı tarafından ....01.2010 tarihli yönetim kurulu ihraç kararı aleyhine süresi içinde bu dava açılmış olup, davacı genel kurula itiraz yoluna başvurmamıştır. Yönetim kurulu haklarında ihraç kararı alınan ortakların durumunun görüşülmesini kendiliğinden gündeme almış olup, 06.06.2010 tarihli genel kurulda bu konu görüşülmüş ve davacı hakkındaki ihraç kararı onaylanmıştır....
Maddeyle müvekkilinin ortaklıktan ihracına karar verildiğini, yönetim kurulu kararının gerek, genel kurul kararı ve bu süreçte yapılan tüm iş ve işlemlerin hakkaniyete , adalete ve iyiniyete aykırı olduğunu, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin bir takım usulsüz işler içerisinde olduğunu, müvekkilinin kardeşinin ise denetim kurulu üyesi olduğunu, yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davasının olduğunu ve savcılıkta soruşturmanın devam ettiğini, bu husumet nedeni ile davalının kasıtlı ve kötüniyet içeriside olduğunu beyanla, 29/04/2023 tarihli olağan genel kurlunun 11. Maddesinin ortaklıktan çıkarılma kararının iptalini, kooperatif üyeliğinin devamının tespitini, hak kaybına ve telafisi imkansız zararlara uğramamak için 290 nolu payın satışa konulmaması ve zilyetliği elinde bulunan konutun başkalarına menfaat karşılığı ve kötü niyetin eseri olarak satılmasının önlenmesi için satılmaması, üçüncü kişilere devredilmemesi için tensip ile tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir....
AĞCM'nin 2011/153E., 2011/284K. sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu durumun üyelerden saklandığını, Kooperatifler Kanunun 56. maddesi uyarınca yönetim kurulunda görev alamayacağını, genel kurul kararlarına müvekkilide dahil 27 üyesin muhalefet şerhi koyduğunu belirterek, davalı kooperatifin 17.06.2018 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, davalı şirkete ait binanın bulunduğu taşınmazın ortak ve yönetim kurulu üyesi olan ait olduğu ve tapuda davalıya ait binanın gösterilmediği, binanın arsadan ayrı olarak devredilemeyeceği buna rağmen bina ile ilgili satış kararı alan davalı şirketin, harici satış ile ilgili sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ileride şahsi hak talebi gibi hukuki ihtilaflarla karşılaşabileceği, bunların önüne geçilmesi için davalı şirkete ait binanın 3. kişilere veya yönetim kurulu üyelerine satışı konusundaki genel kurul kararının iptal edilmesinin gerektiği, anılan kararın Yasa ve iyiniyet kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 9. maddesi ile ele alınan "şirketin sahip olduğu binanın şirket yönetim kuruluna, tüm 3. kişilere ve bu arada tüm yönetim kurulu üyelerine satışı" yönündeki genel kurul kararının iptaline, davalı şirkete ait binanın yer aldığı arsanın, davalı şirkete kazandırılması amacıyla arsanın alımı konusunda...
Ancak; önceki genel kurullarda huzur hakkı ödenmesine karar verilmiş ise sonradan yapılan genel kurul toplantılarında huzur hakkına ilişkin karar alınmamış olsa dahi önceki huzur hakkı miktarınca yönetim kurulu üyelerine ödeme yapılabilir. Somut olayda davacı kooperatifin 23.06.2001 tarihli genel kurul toplantısında huzur hakkı ödenmesine ilişkin karar alınmış ve ödemeler bu karar uyarınca devam edegelmiştir. 12.01.2002 tarihli genel kurulda yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin bir karar alınmamış fakat huzur hakkı ödenmeyeceğine ilişkin bir kararda alınmamıştır. Bu durumda yönetim ve denetim kurulu üyelerine 23.06.2001 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda huzur hakkı ödenmesinde bir usulsüzlük yoktur. Davalı ...'den tahsiline karar verilen bedelin bu huzur hakkına ilişkin olduğu anlaşıldığına göre davalı ... hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....
olarak belirtilmekle beraber bu adresin değiştirilemeyeceği yönünde bir hükmün bulunmadığı, şirket adresinin değiştirilmesi için yapılacak genel kurul toplantısının tarihinin belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu kararının, TTK'nın 391. maddesi kapsamında tahdidi olarak sayılan batıl karalardan olmadığı, ayrıca anılan kararın ana sözleşmeye ve kanuna aykırı olmadığından iptal edilebilirlik kapsamında da yer almadığı, buna ilişkin yapılan genel kurul toplantısında alınacak kararın iptal edilebilirlik itirazına tabi olabileceği, işbu davanın yargılaması esnasında anılan şekilde mahkeme kararı ile genel kurul toplantısının yapıldığı, şirket ana sözleşmesinin 4. maddesinin tadili ile şirket merkezinin İstanbul'a taşındığı, genel kurul kararına karşı iptal davası açıldığı, dava konusu yönetim kurulu kararının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. .../... Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir....
Genel kurul toplantısının hazırlanması ve toplantıda alınan genel kurul kararlarının yürütülmesi, müdürlerin devredilemez ve vazgeçilemez görevleri arasındadır. Elbette genel kurul toplantısının hazırlanması, genel kurulu toplantıya çağırmayı da içerir. Nitekim TTK madde 617/1 hükmünde, genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağrılacağı açıkça belirtilmiştir. Ortakların genel kurul toplantı ve gündeminden vaktinde haberdar olması ve bu doğrultuda çıkarlarını daha iyi koruyabilmesi, yani toplantı yeri, zamanı ve gündemi ile ilgili olarak herhangi bir sürprizle karşılaşmaması için genel kurulu toplantıya çağrı şekle bağlanmıştır. TTK.nın 410/2. Maddesi gereğince; "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." TTK.nın 411....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/454 KARAR NO : 2021/612 DAVA : Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması Talebi DAVA TARİHİ : 01/07/2021 KARAR TARİHİ : 02/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması Talebine ilişkin davanın dosya üzerinde yapılan değerlendirmesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 800 adet sermaye payına sahip %80 oranında ortağı olduğunu, davalı şirkete 06/11/2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararı ile ...'in 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 09/11/2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile aynı kişinin 1 yıl süre ile yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, ancak yönetim kurulu ...'...
'nin üyeliklerinin düştüğünü iddia ettiklerini, müvekkili kooperatif yönetim kurulu üyelerinin üyeliklerinin devam ettiğini, davacıların kooperatif kanunlarına, ana sözleşmesine ve usule aykırı olarak yedek yönetim kurulu üyeleri ile 01/04/2015 tarihinde toplanarak yetkisiz kişiler ile kararlar alarak suç işlediğini, temsil ve ilzam yetkisi yönetim kurulu kararı ile sona eren davacıların karar defterini hukuka ve yasalara aykırı olarak saklayarak ve teslim etmeyerek suç işlediklerini, kooperatifin nakit kasasını, bankalarını, personelini, tüm hizmet birimlerini yetkisi sona ermesine rağmen yönetmeye devam ettiğini, Genel Kurul Toplantısında alınan kararların tüm tasdikleri düzgün yapılmış karar defterine istinaden yönetim kurulu üyelerinin toplanma ve karar yeter sayısına uygun olarak alındığını, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .......


