WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Davalı vekili, müvekkili şirketin yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun biçimde ibra edildiklerini, TTK'nın 374. maddesine bir aykırılığın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 15.04.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasının ayrı ayrı oya sunulduğu, yönetim kurulu üyelerinin kendileri dışında kalan diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasına katıldıkları, bu durumun mülga TTK'nın 374. maddesine aykırılık teşkil ettiği, oydan yoksun üyelerin oyları çıkarıldığında yönetim kurulu üyelerinin ibrası için gerekli nisabın sağlanamadığı gerekçesi ile söz konusu genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin 4 ve 6 no'lu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....

Ortaklığa kabul yönetim kurulu kararı ile gerçekleşir.”hükmünün yer aldığını, buna istinaden adı geçenlerin üyeliklerinin yönetim kurulu tarafından kabul edildiğini, aynı Kanun'un 42.maddesi uyarınca genel kurulun üyeliğe kabul yetkisinin bulunmadığını, anasözleşmenin 14.maddesinde genel kurulun görevleri sayılırken üyeliğe kabul veya red yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan genel kurul toplantısında anasözleşmeye ve yasaya aykırılık olmadığı, anasözleşmenin 10.maddesinde üyeliğe kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleştiğinin anlaşıldığı ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine göre denetçilerin şahsi sorumluluğunu gerektiren hallerde dava açmaya yetkili oldukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

isimli kişinin tek başına yetkili olarak münferiden temsile yetkili olacak şekilde 1 yıl süreyle yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, genel kurulların müvekkillerinin hiçbir şekilde kabul ve onayı olmadan, imzaları sahte atılmak suretiyle toplandığını ve bu nedenle genel kararlarının yoklukla malul olduğunu, genel kurul toplantı sürecini başlatan hukuksal bir işlem olduğunu, çağrının genel kurulu toplantısının geçerlilik koşulu olduğunu, anonim ortaklık genel kurul toplantısına çağrı yetkisinin de yönetim kuruluna ait olduğunu, çağrı için geçerli bir yönetim kurulu kararına ihtiyaç olduğunu, çağrıya ilişkin geçerli bir yönetim kurulu kararı bulunmuyor ise genel kurula çağrı usulsuz olacağını, davaya konu genel kurulların müvekkilinin imzası , izni , bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirildiğini, kötü niyetli yapılan genel kurulların amacının İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahellesi, ... pafta, ... ada, 6 parsel ve İstanbul ili, ... ilçesi, ......

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğunu, davalı şirketin 25.02.2016 tarihinde yapılan 2014-2015 yılları olağan genel kurul toplantısında alınan 3-5-7-8-9-10 no.lu kararların iptali gerektiğini, 25,02.2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılları olağan genel kurul toplantısının 3.nolu gündem maddesinin ana sözleşmenin 7.maddesinin değiştirilmesi, 5 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibraları, 7 no.lu gündem maddesinin denetçinin ibrası, 8 no.lu gündem maddesinin, 2014 ve 2015 yılı finansal tablolarının onaylanması, 9 no.lu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin yerine yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi, 10 no.lu gündem maddesinin, yönetim kurulu üyelerine TTK 395ve 396 maddelerine göre yetki verilmesi olarak belirlendiğini, 25.02.2016 tarihinde yapılan 2014 ve 2015 yılları olağan genel kurul gündeminde belirlenen 3. 5, 7, 8, 9 ve 10 nolu maddeler için alınan kararların iptaline, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine...

Piyasası Kurulu üyeliğine atanması nedeniyle 17.07.2007 tarihinde ... yönetim kurulu üyeliği görevinden ayrıldığını, 28.03.2008 olağan genel kurul toplantısında 2007 yılına ilişkin olarak yönetim kurulu üyeleri ile diğer personele kar dağıtımı kararı alınmasına rağmen müvekkiline 31.12.2007 ve 28.03.2008 olağan genel kurul tarihinde fiilen görevde bulunmadığı bahanesiyle 2007 yılı için temettü ödemesi yapılmadığını, bu kararın yerleşik Yargıtay kararlarına, eşitlik ilkesine ve hakkaniyette aykırı olduğunu, fiilen görevde bulunma şartının genel müdür dahil tüm personel için belirlenen bir kriter olduğunu yönetim kurulu üyelerini kapsamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı ... A.Ş. yönetim kurulu üyesi olarak çalıştığı 01.01.2007-17.07.2007 tarihleri arasındaki dönem için payına isabet edecek temettü tutarı olan 18.000.TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....

davanın açılması zorunluluğunun ortaya çıktığını, müvekkillerinin bu yöndeki istemlerini, gerektirici sebepler ve gündemle birlikte, noter kanalıyla yönetim kuruluna ilettiğini, ancak müvekkillerinin bu yöndeki taleplerine kanuni süresi içerisinde olumlu cevap verilmediğini ve genel kurulun toplanmasına ilişkin bir çağrı kararı alınmadığını, Davalı Şirket’in hem pay sahibi hem de yönetim kurulu üyesi olan davacı müvekkilleri ... , ... ve ... ’ın olağan genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin bir yönetim kurulu kararı alınmasına yönelik tüm çabaları diğer yönetim kurulu üyeleri ......

davanın açılması zorunluluğunun ortaya çıktığını, müvekkillerinin bu yöndeki istemlerini, gerektirici sebepler ve gündemle birlikte, noter kanalıyla yönetim kuruluna ilettiğini, ancak müvekkillerinin bu yöndeki taleplerine kanuni süresi içerisinde olumlu cevap verilmediğini ve genel kurulun toplanmasına ilişkin bir çağrı kararı alınmadığını, Davalı Şirket’in hem pay sahibi hem de yönetim kurulu üyesi olan davacı müvekkilleri ... , ... ve ... ’ın olağan genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin bir yönetim kurulu kararı alınmasına yönelik tüm çabaları diğer yönetim kurulu üyeleri ......

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Davacı müvekkil yönetim kuruluna kayyım atanmasını talep ettiği davalı ...Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, davalı ..., ... ve ... ise davalı ...Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalı kooperatif müvekkil ve diğer üyelerden haksız kazanç elde etmek amacıyla fason üyelerle genel kurul toplantıları yapıp kendi lehine ve üyelerin aleyhine kararlar aldığını, yapılan genel kurul toplantıları üye olmayan fason kişilerle yapılmış olup davalı kooperatif tarafından yapılan genel kurul toplantısı kooperatifin üye olarak kabul ederek geçmiş genel kurul toplantılarında fason üyeler ile aldıkları kararlar ile kira ve aidat alacağına ilişkin davalar açmakta olup bu kişilere hazirun listesinde yer vermeyerek bu kişileri hiçbir genel kurula davet etmedikleri gibi haklarında karar aldığını, yapılan bu genel kurul toplantılarına karşı iptal davaları yürütüldüğünü, davalı yönetim kurulu üyelerinin sıfatının...

Somut olayda, davacının 19.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararıyla ihraç edildiği, bu kararın iptali için açılan davanın (bozma geçirerek) devamı sırasında 16.04.2006 tarihli genel kurulda ihracın kendiliğinden görüşülerek kabulüne dair şahsi nitelikte karar alındığı görülmektedir. Süresi içinde işbu dava açılmış olup, davacı genel kurula itiraz yoluna başvurmamıştır. Yönetim kurulu haklarında ihraç kararı alınan ortakların durumunun görüşülmesini kendiğinden gündeme almış olup, anılan genel kurulda bu konu görüşülmüş ve davacı hakkındaki ihraç kararı onaylanmıştır. Davacının hukuki durumu, yukarıda belirtilen yasa ve anasözleşme hükümlerindeki düzenlemeye tamamen uymamaktadır. Ne var ki, ortada ihracı onaylayan bir genel kurul kararı da bulunmaktadır. İşbu dava, genel kurul kararından önce açılmış olmakla, artık davanın genel kurul kararının iptali davası olarak ele alınıp, bu çeçevede sonuçlandırılması zorunluluğu bulunmaktadır....

ın kendisi ile ilgili 6 nolu genel kurul kararı alınmasında oy kullandığı ve bu oyun geçersiz olduğu, geçersiz kılınan bu oy çıkarıldığında olumlu oy çokluğunun sağlanmadığı anlaşıldığından, genel kurulun bu kararının kısmen iptaline karar verilmiştir. Davaya konu genel kurul 6 nolu kararının alınmasında, yerleşik Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin içtihatları (örnek 2021/1569 E, 2022/3954 K sayılı 24/05/2022 tarihli içtihadı) ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları uyarınca; bir yönetim kurulu üyesinin diğer bir yönetim kurulu üyesi için TTK'nın 395 ve 395. Maddelerine ilişkin karar alınmasında oy kullanmasının yasak olmadığı, sadece ibra kararının alınmasında birbiri için oy kullanmasının yasaklandığı anlaşılmış, 6 nolu gündem maddesinin diğer yönetim kurulu üyelerini izin verilmesine ilişkin kısmına yönelik iptal davasının reddine karar verilmiştir. Bu nedenlerle, oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu