Olağan Genel Kurulunda davacının ihracına karar verildiği, davacının davalı Sendika Genel Kurulunun ihraç kararına karşı kanun yollarına başvuru imkanı bulunmakla birlikte eldeki davadaki istemin ihraç kararının iptaline yönelik olmadığı, yargılama devam ederken ihraç kararı var ise de Merkez Disiplin Kurulu kararının Anayasanın 51. maddesine, 4668 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa ve sendika içi demokrasi kurallarına aykırı şekilde iptali istenen Merkez Disiplin Kurulu kararının baştan itibaren usulüne uygun tesis edilmediğinin tespiti gerekmekle birlikte, dava konusu istem yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, kararın bu yönden düzeltilmesi gerektiği, davacı davanın açıldığı tarih itibarıyla usulüne uygun tesis edilmemiş üyelikten çıkarma sonucu taşıyan "İlk Genel Kurulda üyelikten ihraç talebiyle üyeliğin askıya alınması" kararına ilişkin...
Gerekçe: Dava, davacının sendika üyeliğinin sona erdiğine dair genel merkez yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na göre kurulan ve faaliyet gösteren kamu görevlileri sendikaları yönünden sendika kurucusu ve üyesi olamayacak kişiler, aynı Kanun'un 15. maddesinde sayılmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre “Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların müsteşarları, başkanları, genel müdürleri, daire başkanları ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri, belediye başkanları ve yardımcıları” kamu görevlileri sendikalarına üye olamazlar....
Maddesinde açıkça “Sendika şubesinin olağan genel kurulunun en geç dört yılda bir ve herhalde Genel Kuruldan 3 ay önce toplanacağı belirtilmiştir. Buna göre sendika şube başkanı olan davacının görevi bir sonraki genel kurulun yapılmasından 3 ay önce sona erecektir. Davalı sendikanın 11. Olağan Genel Kurulu 08-09 Eylül 2007 tarihinde yapılmış ve davacı şube başkanı seçilmiştir. Bir sonraki 12. Olağan Genel Kurulu ise 05-06 Mart 2011 tarihinde yapılmıştır. Tüzük hükmü değerlendirildiğinde davacının görevi 05.12.2010 tarihinde, kısaca genel kurul toplantısında 3 ay önce toplanacağından bu tarihte sonra erecektir. Tüzüğün anılan hükmü ve Türk Borçlar Kanunu’nun 512. maddesi uyarınca davacının mahrum kaldığı hakların 05.12.2010 tarihine kadar hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir....
Sendika seçim yönetmeliğinin “Bağlı Temsilcilik ve Temsilcilik Seçimlerinin Şekli ve Zamanı” başlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına göre de “Bağlı Temsilcilik ve Temsilcilik yönetimleri bir Genel Kurul dönemi için seçilir. Genel Yönetim Kurulu’nun uygun bulması halinde olağanüstü seçim de yapılabilir. Bağlı Temsilcilik yönetimi seçimleri, şube genel kurul delege seçimleriyle; temsilcilik yönetimi seçimleri ve Sendika Genel Kurulu delege seçimleri ise şube seçimleriyle birlikte yapılabilir.” Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre ise “Bağlı Temsilcilik ve Temsilcilik seçimleri coğrafi yer ve kurumlar esas alınarak temsilciliğin görev ve yetki alanında mevcut üyelerin salt çoğunluğunun katılımı ile yapılır. İlk toplantıda salt çoğunluk sağlanamazsa, o yerdeki üye sayısının ¼’ünden az olmamak kaydıyla üyelerin katılımıyla ikinci toplantı gerçekleştirilir. En çok oyu alanlar seçilir.”...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacıya verilen cezaların bu cezaları vermeye yetkili Sendika organları aracılığıyla tesis edildiğini ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, davacının Sendika Genel Merkez yönetiminde yer almak için mevcut yönetim ile bir seçim yarışına girdiğini ve bu yarışı kaybettiğini, eldeki davada bu nedenle kötüniyetli bir şekilde hareket ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle Enerji-Bir-Sen ... Disiplin Kurulları ve Disiplin Yönetmeliği' ne göre üyelikten çıkarma cezasının Genel Disiplin Kurulunun bu yöndeki teklifi üzerine Genel Kurul tarafından verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek davalı sendika genel merkez disiplin kurulunun 17.09.2018 tarih ve 2018/7 sayılı Ek kararının iptaline karar verilmiş, davalı sendika genel merkez disiplin kurulunun 28.06.2018 tarih ve 2018/7 sayılı kararının iptali talebi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz: Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Gerekçe: Medeni Usul Hukuku’nda davacının, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte haklı bir yararının bulunması gerekir....
Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sendika yönetim kurulu kararı iptali, disiplin kurulu kararı iptali ve alacak davasında davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asıl dava ve birleşen dava yönünden kısmen kabulü ile; davacı tarafın 05.03.2021 günlü Disiplin Kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin kabulü ile bu kararın iptaline, davacı tarafın 22.02.2021 günlü Yönetim Kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın 26.02.2021 günlü Genel Yönetim Kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın mahrum kalınan hakların tahsiline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir....
Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sendika yönetim kurulu kararı iptali, disiplin kurulu kararı iptali ve alacak davasında davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asıl dava ve birleşen dava yönünden kısmen kabulü ile; davacı tarafın 05.03.2021 günlü Disiplin Kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin kabulü ile bu kararın iptaline, davacı tarafın 22.02.2021 günlü Yönetim Kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın 26.02.2021 günlü Genel Yönetim Kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin reddine, davacı tarafın mahrum kalınan hakların tahsiline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir....
Bir özel hukuk tüzel kişisi olan sendika tarafından alınan kararların ve yapılan işlemlerin iptali edilebilmesi için, mevzuatta bu yönde düzenleme yer alması gerekmektedir. Bununla birlikte sendika tarafından ihdas edilen yönetmelik hükümlerinin iptaline karar verilebileceğini öngören bir hüküm hukukumuzda mevcut değildir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulü ile Sendika’nın ... 1 No'lu Şubesi’nin faaliyet alanında bulunan .... Genel Müdürlüğü işyerinde 08.10.2007 tarihinde yapılan delege seçimlerinin iptaline karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Şube olağan genel kurulunu oluşturacak delege seçiminin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu delege seçimi, ... 1 No'lu Şubesi’nin genel kuruluna yönelik olup söz konusu genel kurul 03.11.2007 tarihinde yapılmıştır. Genel kurulun iptali için süresinde dava açılmadığı ve kesinleştiği anlaşılmakla, davacının delege seçimlerinin iptaline ilişkin bu davasının pratik bir değeri kalmadığından, davanın sonuçlandırılmasında hukuki yararı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır....


