Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 44. maddesine göre “Sendikalar gelirlerini Sendikalar Kanunu ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetler dışında kullanamazlar ve bağışlayamazlar.” 2821 sayılı Kanun'un 45. maddesine göre ise “Konfederasyonlar ile sendikaların ve şubelerinin yönetim kurulu üyeleri ile başkanlarına verilecek ücretler, her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul tarafından tespit olunur.” Sendika Tüzüğünün 80/a maddesinde ise, sendikada ücretle çalışacak yönetici ve personele ödenecek ücret ve diğer ödemelerin bütçe ile belirleneceği düzenlenmiştir. Tüzüğün 80/b maddesinde de, sendika yöneticilerine hizmet ödeneği ödenmesi öngörülmüştür. Somut olayda, davacının profesyonel yönetici olarak MYK üyesi ve genel mali sekreter sıfatıyla çalıştığı, görevinin mahkeme kararıyla sona erdiği anlaşılmıştır....
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, 03/03/2013 tarihli … Genel Kurul toplantısına katıldığının tespit edildiği, 4688 sayılı Kanun'un 15/j maddesi uyarınca, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının sendika üyesi olamayacağının açık olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN CEVABI : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir....
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, 03/03/2013 tarihli … Genel Kurul toplantısına katıldığının tespit edildiği, 4688 sayılı Kanun'un 15/j maddesi uyarınca, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının sendika üyesi olamayacağının açık olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN CEVABI : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir....
İş Mahkemesinin 2018/54 E. 2018/176 K. sayılı dosyada ise davacı vekili, aynı davalı Sendikanın 28/09/2017 tarihinde gerçekleştirilen 28 delegenin seçildiği delege seçimlerinin iptaline ve 11-12 Kasım 2017 tarihinde gerçekleşecek ve seçilmiş üst kurul delegelerinden oluşacak 28. Olağan Genel Kurul delege seçimlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı Sendika vekili asıl ve birleşen davalarda; görevli mahkemenin iş mahkemesi olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca davacının dürüst davranmadığını, doğruları söylemediğini, dava ile ilgili ve delege seçimleriyle ilgili hiçbir işyerinde çalışmadığını, yapılan seçimlerin ve ilanların tüzük yönetmeliğine uygun şekilde yapıldığını savunarak davanın reddini savunmuştur. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, her iki dosyanın davacısı...'...
. … DAVANIN ÖZETİ : Yükseköğretim Genel Kurulu'nun ,,, tarih ve ,,, sayılı oturumunda alınan ,,, sayılı kararının iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü. HUKUKİ SÜREÇ: Dava; Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 15/06/2023 tarih ve 10 sayılı oturumunda alınan 2023.0.183 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır....
için Sendika Genel Merkezine başvurulduğunu, davacının iddia ettiği üzere Şube Yönetim Kurulu veya Şube Disiplin Kurulu tarafından alınmış bir ihraç kararının mevcut olmadığını, Genel Kurul tarafından çıkarılma kararı alınmadığına ve hâlen üyelik devam ettiğine göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davanın şubeye yöneltilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu hususların dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, şubenin aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Yakası Şubesinin kapatılmasına dair sendika yönetim kurulu kararının iptali sonrasında önceki hukuki duruma dönüleceğinden belirtilen iki şubenin daha önceki faaliyet alanında yetkili olacağının açık olduğunun; kesinleşen mahkeme kararlarına göre ... ... Yakası Şubesi ile ... ... Yakası Şubesinin yetki alanına müdahale edilmemek kaydıyla, yeni kurulan ... Şube ile ... Şube’nin faaliyet alanının belirlenmesi konusunun 6356 sayılı Kanun, Sendika Tüzüğü ve emredici düzenlemeler ile genel kurul tarafından verilen yetki çerçevesinde sendika yönetim kurulunun yetkisi dahilinde olduğunun anlaşılmasına göre, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3. maddesi gereğince iş mahkemelerinin kararları ile ilgili Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme istenemeyeceği de dikkate alınarak tarafların dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Bu durumda, Genel Kurul kararının dayanağı olan Merkez Disiplin kurulu kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığının saptanmasında davacının hukukî yararı mevcut olup, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İlgili Hukuk 1. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Diğer kanunların uygulanması” kenar başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Kuruluşlar hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Kanun ile 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır." 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Kararın iptali” kenar başlıklı 83 üncü maddesi de şöyledir: "Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Diğer organların kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz. Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır." 3....
şubesi, sendika ve konfederasyonların zorunlu organlarının genel kurul, yönetim kurulu, denetleme ve disiplin kurulu olduğu, 12/e maddesinde, sendika ve konfederasyonların tüzüklerinde belirtilen konularda yönetim kuruluna yetki verilmesinin genel kurulların görev ve yetkileri arasında olduğu, 13. maddesinin son fıkrasında ise, yönetim, denetim ve disiplin kurulları ile kurulması uygun görülen diğer organların oluşumu, görev ve yetkileri ile toplanma ve karar alma usullerinin Sendikalar Kanunu'nun 16, 17, 18 ve 19. maddelerinde belirtilen esaslara uygun olarak sendika ve konfederasyonların tüzüklerinde düzenleneceği hükümleri yer almıştır....


