Noterliğince ... tarih ... sayı ile tasdikli, ... tarihli genel kurul kararlarının alındığı genel kurullar müvekkilinin çağrısı olmadan toplanmış ve müvekkilinin sahte imzası kullanılarak şirketin aleyhine olacak kararlar alındığını, ... tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda usulüne uygun genel kurul çağrısı yapılmamış olup müvekkili adına sahte imza atılarak şirketin %...'...
bu kararların da iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada davacılar vekili, 19.12.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı şirketin sermayesinin 50.000,00 TL’den 10.000.000 TL’ye çıkartılması nedeniyle genel kurul kararının iptalini istemiştir....
Hukuk Dairesi'nin 2003/5672 E., 2004/361 K. sayılı kararında 10.03.2002 tarihinde alınan tasfiyeden dönme kararının her konuda, yasal ve geçerli bir karar olduğunun tespit ve teyit edildiğini, Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.06.2009 tarih ve 2005/243 E., 2009/211 K. sayılı kararı ile, dava konusu edilen 11.07.2004 ve 26.06.2005 tarihli genel kurul toplantılarının, toplantı yeter sayısı temin edilmeden yapıldığından batıl olduğunun tespitine karar verildiğini, 25.06.2006, 30.06.2007, 29.06.2008, 28.06.2009 tarihinde yapılan kooperatif genel kurul kararlarının toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan yapıldığını ileri sürerek, 25.06.2006, 30.06.2007, 29.06.2008, 28.06.2009 tarihli toplantıların mutlak butlan ile batıl olduğunun ve genel kurul sayılmayacağının tespitini talep ve dava etmiştir....
Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıda bir fazlasına itibar olunur." hükmünü içerdiği, anılan hükümlerin emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararlarının, BK'nın 19 ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıl olduğu, yok hükmünde olan kararların, baştan beri hüküm ifade etmeyeceği ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu olmadığı, sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmeyeceği, yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet kazanamayacağı, iptali kabil kararların ise...
Bu kesin hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez nitelikte olup hukukî yararı bulunan herkes tarafından bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşuluyla ----- tarafından res’en göz önünde tutulur. Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, ne 6762 sayılı TTK’da ne de 6102 sayılı TTK’da düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunlarda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir....
Türk Medeni Kanunu 80.maddesi “Genel kurul, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; ...... organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür. Genel kurul, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir.” aynı Yasa'nın 83. maddesi ise “Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak bir ay içinde; toplantıda hazır bulunmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebilir. Diğer organların kararlarına karşı, ...... içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamaz. Genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlar saklıdır.” hükmünü içermektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, ortağı olduğu davalı kooperatifin eski yöneticilerinin hileli ve usulsüz işlemlerde bulunarak kooperatifi zarara uğrattıklarını ve davalı kooperatifin 08.06.2008, 18.06.2006, 19.02.2006 ve 24.07.2005 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların usulsüz olduğunu ileri sürerek anılan genel kurul kararlarının iptali ile sorumluların tespiti ve haklarında sorumluluk kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1) Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. 2) Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu' nun 53 üncü maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olması durumunda toplantıda bulunan ortaklar, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa yazdırdıktan sonra kararın iptali için dava açabilir. Genel kurula katılan ortağın, genel kurulca alınan karara ret oyu vermesi ve muhalefet şerhini genel kurul tutanağına yazdırması gereklidir....
Hukuk Dairesince verilen onama kararı sonrasında kesinleşen ilam gereğince; temelsiz /dayanaksız / mesnetsiz, olması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde olan genel kurul kararları için muhalefet şerhi ve/veya nisap gibi hususların değerlendirmeye alınması dahi hukuki hata olduğunu,Muhalefet şerhi iptale tabi kararlar için geçerli olup davanın konusu genel kurul kararlarının tümüyle yoklukla malul olduğuna yönelik olduğunu, (Yargıtay 11....
Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır."hükmünü içermektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olup bu niteliğe aykırı olan genel kurul kararları, Borçlar Kanunu'nun 19 ve 20. maddesine göre mutlak butlanla batıldır.Mutlak butlanla batıl olan kararların iptali için muhalefet şerhi koymaya gerek olmadığı gibi dava süreye de tabi değildir. Bu durumda mahkemece, davalı kooperatifin anasözleşmesi getirtilerek, toplantı nisabı ile ilgili hüküm dikkate alınarak, dava konusu 10.06.2007 tarihli genel kurul toplantı nisabı, iptali istenen her bir madde için ayrı ayrı değerlendirilerek, toplantı nisabı oluşmadan karar verilmiş ise mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır....


