nın 335. maddesi uyarınca, denetçi kararı ile 02.02.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, anılan toplantıda oy çokluğuyla yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin ve görev dağılımının yapıldığını, ancak anılan genel kurul toplantısı ve kararlarının usule uygun olmayıp, yoklukla sakat bulunduğunu ileri sürerek, 02.02.2011 günlü olağanüstü genel kurul toplantı ve kararlarının hükümsüz olduğunun tespiti ile iptalini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketçe usulsüz bir şekilde 02.02.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında seçilen üç kişilik yeni yönetim kurulunca davalı şirketin ....03.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıldığını ileri sürerek, yeni yönetim kurulunun ....03.2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına dair kararı ile bu karara dayalı çağrının hükümsüz olduğunun tespiti ile iptalini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 28.06.2007 tarihinde yapılan davalı koooperatifin olağan genel kurulunda divan başkanlığı yardımcılığına kooperatif üyesi olmayan davadışı......ini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin kooperatif üyesi olması gerektiğini ileri sürerek, 28.06.2007 tarihli Genel Kurulun 11. sırasındaki kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 16....
Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/11/2013 NUMARASI : 2013/26-2013/318 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, kooperatifin üyesi olduğunu, 22.12.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında görüşülmek üzere önceden bildirilen esas gündemin 4-5-6. maddelerinin görüşülmediği gibi gündemden çıkartılması konusunda da oylama yapılmadığını, aynı genel kurulda hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, ancak daha önceki genel kurul toplantılarında gelir ve giderlerin denetlendiğini, bu nedenle bu kararın da yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğununu ileri sürerek, 22.12.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/04/2014 tarih ve 2014/9-2014/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 02.02.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile davalı şirketin yeni yönetim kurulunun seçimine ilişkin olağanüstü genel kurul kararının yoklukla sakat olduğunu ileri sürerek anılan genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir....
Ancak, 5072 sayılı Yasa'nın "Temel ilkeler" başlığını taşıyan 2. maddesinin "vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz" kuralına yer veren (a) bendi ve "kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz" hükmünü içeren (d) bendi uyarınca, vakfın kuruluş senedinin başlığı ve 1. maddesinde adı "Sosyal Sigortalar Kurumu Personeli Yardımlaşma Vakfı" iken, "Sigorta Çalışanları Yardımlaşma Vakfı" olarak değiştirilmiş, ayrıca senedin 13. maddesinde Mütevelli Heyeti'nin, 15. maddesinde Vakıf Genel Kurulu'nun vakıf kurucu üyeleri dışında (b) fıkrasında vakıf üyesi olan SSK Genel Müdürü, (c) fıkrasında vakıf üyesi olan SSK Yönetim Kurulu Üyeleri, (d) fıkrasında vakıf üyesi olan SSK Genel Müdür Yardımcıları, (e) fıkrasında SSK Genel Müdürlüğü merkez birimlerindeki vakıf üyesi olan Genel Müdürlük Teftiş Kurulu Başkanı ile Sigorta Teftiş Kurul Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanları ve bağımsız birim amirleri, (f) fıkrasında ise Genel Kurul tarafından...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2019/441 Esas KARAR NO : 2021/67 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 26/08/2019 KARAR TARİHİ : 10/02/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Merkez Birliğin, iptali talep edilen 26.07.2019 tarihli genel kurul toplantısında; mahkeme kararları ve Anayasa Mahkemesi karşı kararlarını tanımayarak ... Hazirun Cetveline, ......
A.Ş'nin 20/03/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 5. Maddesi ile alınan yönetici seçilmesine yönelik kararların TTK 445. Maddesi gereği İPTALİNE, B) Aynı tarihli genel kurulda gündemin 7. Maddesi ile denetçi atanmasına ilişkin alınan karar yönünden açılan davanın REDDİNE, C) Aynı tarihli genel kurulda gündemin 8. Maddesi ile alınan TTK 395 ve 396....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın; Davalı----- 14/12/2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan -----nolu kararların yokluğu ya da butlanı şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir....
Davalı vekili, müvekkili şirketin hisselerinin hamiline yazılı olduğunu, davacıların dava tarihi itibariyle hisse sahibi olup olmadıklarının bilinmediğini, husumet ehliyeti yönünden hisse senetlerinin ibraz edilmesi gerektiğini, davacıların genel kurula bizzat katıldıklarını, kararların oy birliği ile alındığını, bilanço ve gelir gider tablolarının genel kurul onayına sunulduğunu, kararlara muhalefet edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacılar vekilinin 7 nolu genel kurul kararı dışındaki iddialarının dayanaksız ve ispata muhtaç olduğu, iddialarını ispatlar nitelikte delillerin dosyaya sunulamadığı, alınan 7 nolu kararla 3 yıllığına denetçi olarak Yönetim kurulu üyesi ...'in oğlu ...'in ve ...'in kardeşi ...'...
SONUÇ OLARAK: 1- 18.4.1999 tarihinde yapılacak Milletvekili Genel Seçimine katılmak için görevinden istifa eden Rekabet Kurulu Başkanının adaylığı veya seçimi kaybetmesi durumunda, 298 sayılı Kanunun Ek-7 nci maddesi uyarınca görevine dönebilmesine olanak sağlamak amacıyla seçim sonuçlarının ilanından bir ay sonraya kadar kadrosunun boş tutulmasında zorunluluk bulunmadığı, 2- Milletvekili Genel Seçimine katılmak için görevinden istifa eden Rekabet Kurulu Başkanından boşalan Kurul üyeliğine seçilecek adayı belirleme yetkisinin, 4054 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca Rekabet Kuruluna ait olduğu, 3- Rekabet Kurulu Başkanının Milletvekili Genel Seçimine katılmak için istifa etmesi nedeniyle boşalan Kurul Başkanlığına aday gösterme yetkisinin, 4054 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca Rekabet Kuruluna ait bulunduğu, görüşüne varılarak dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 16.2.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi...


