WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Dosya içerisindeki pafta sureti ve fen bilirkişinin 25.11.2013 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokiden de anlaşıldığı üzere, lehine geçit hakkı istenen 157 ada 97 parsel sayılı taşınmaza komşu olan 157 ada 92 ve 157 ada 104 parsel sayılı taşınmazlardan geçit kurulması halinde ise bu taşınmazların daha az etkilenecekleri açıktır. Bu itibarla mahkemece, öncelikle geçit hakkının 157 ada 92 ve 157 ada 104 parsel sayılı taşınmazlardan, mümkün olmadığı takdirde bu parsellerin ortak sınırından geçit kurulup kurulamayacağı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 157 ada 101 parsel sayılı taşınmazın aleyhine ekonomik kullanım bütünlüğünü bozacak şekilde geçit hakkı tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....

Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmaz kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “kesintisizlik ilkesi” denilir. Geçit hakkı bir gayrimenkul mükellefiyeti olduğundan lehine geçit istenen davacı parselleri ayrı ayrı bağımsız olarak değerlendirilmeli, dava konusu her bir parsel yararına geçit hakkının başladığı yerden ulaştığı genel yola kadar olan aleyhine geçit kurulan tüm parseller ayrı ayrı belirtilmelidir. Davacıya ait parseller arasında da kesintisiz bağlantının gerçekleştirilmesi için hükmen davacıya ait her bir parsel ile devamındaki parseller arasında kesintisiz olarak ulaşımı sağlayacak şekilde geçit kurulmalıdır. Somut olayda, mahkemece davacıya ait 105 ada 35 parsel sayılı taşınmaz yararına geçit hakkı kurulmuş ise de; dava dilekçesinde lehine geçit istenilen 105 ada 34 ve 36 parsel sayılı taşınmazlar lehine geçit hakkı tesis edilmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nin 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı vekili, 752 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ana yola çıkışı için davalıya ait 751 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, geçit hakkının en kısa ve ekonomik yol seçilerek kurulması gerektiğinden davanın reddini savunmuştur....

Dava ile davacıların maliki olduğu birden fazla taşınmaz lehine geçit kurulması istendiğinden davacıların her bir taşınmazının kesintisizlik ilkesine uygun şekilde yolla bağlantısının sağlanması gerekir. Mahkemece yapılması gereken iş davacıların 118 ada 16-18-19 ve 20 parsel sayılı taşınmazları lehine geçit hakkı tesisi talep ettiği gözetilerek bu konuda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle taşınmazlardan herbiri lehine çıkmaz güneybatıdaki yola ulaşacak şekilde geçit hakkı kurulmasına karar vermek olmalıdır. Kesintisizlik ilkesine aykırı olarak geçit için belirlenen güzergahın sadece 20 parsel sayılı taşınmaza bağlanması ve bu şekilde geçit tesisi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de kurulacak geçit hakkının özel sicile tesciline karar verilmemesi de doğru görülmemiştir....

Mahkemece, hükme esas alınan 24.05.2010 günlü fen bilirkişi raporunda (E) ile işaretli bölümden geçit kurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 31.05.20101 tarihli ziraat ve inşaat bilirkişilerince hazırlanan raporda geçit bedeli toplam 103,93TL olarak belirlenmiş, bu bedel geçit kurulan taşınmaz malikine ödenmek üzere mahkeme veznesine depo ettirilmiştir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Eldeki davada, geçit ile yükümlendirilen taşınmazın 1 metrekaresinin bedeli 1.00 TL olarak belirlenmiştir. Geçit hakkının mülkiyet hakkını kısıtlayan bir irtifak hakkı olduğu dikkate alındığında ve ülke ekonomik koşulları ile paranın satın alma gücü aynı zamanda taşınmazdan elde edilebilecek ürünlerin 1 kilogramının fiyatları dikkate alındığında taşınmazın metrekaresinin 1,00TL olarak belirlenmesi hayatın olağan akışına uygun değildir....

Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek ... bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın ... bir değer tesbiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; I-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir....

Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir....

Bu nedenle mahkemece bilirkişiden ek rapor alınıp dört ayrı parsel lehine de geçit hakkı kurulacağı nazara alınarak 912 parselden kurulacak geçit hakkının karar tarihine yakın zamandaki bedeli hesaplatılmalı, davacıların daha önce geçit bedeli olarak depo etmiş olduğu 735,93 TL'nin de hesap edilen bu bedelden düşülerek davacılara depo ettirilmesi ve kurulan geçit hakkının en ve boy olarak miktarı da belirtilmek sureti ile tapuda infaza elverişli olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece anılan hükmün gözetilmeyerek aleyhine geçit kurulan parsel maliklerinin yokluğunda yapılan keşfe dayanılarak verilen kabul kararı, savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğinden doğru olmamıştır. Kabule göre de, katlanma yükümlülüğü ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca tüm alternatifler incelenip olumlu ve olumsuz yönlerinin irdelenmesi gerekir. Lehine geçit hakkı kurulan parsel sınırında bulunan 1184 parselden veya 1184 parsel ile 1151, 1152 ve 1153 parsel sayılı taşınmazların ortak sınırından taşınmazların güneyinde bulunan yolla irtibatlandırılacak şekilde geçit tesisi alternatifi üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Geçit hakkına ilişkin bu tür davalarda geçit ihtiyacında olan taşınmazın maliki değil bizzat taşınmazdır. O yüzden geçitin hangi parsel yararına kurulduğu geçitle yükümlü olan taşınmazların da hangi parseller olduğu karar yerinde bu konuda alınmış bilirkişi raporundan yararlanılarak açık bir şekilde belirtilmelidir. Diğer taraftan, kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Mahkemece bu kurala da uyulmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, hüküm yerinde davacının maliki olduğu 540 parsel yararına bilirkişinin 28.07.2010 tarihli rapor ve eki krokisinde ikinci alternatif olarak belirtilen ve mor renkle gösterilen 539, 518, 472, 169, 164, 168 ve 506 parseller aleyhine geçit kurmak ve geçit güzergahını taşınmazların kaydına işlemek olmalıdır. İnfazda tereddütler meydana getirecek şekilde ve yöntemine uygun kurulmayan hüküm bozulmalıdır....

UYAP Entegrasyonu