Ayrıca hüküm sonucunda geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayın incelenmesinde; Mahkemece dava konusu aleyhine geçit kurulan parseller yönünden geçit irtifakının özel sütununa tesciline karar verilmemesi ve davalı DSİ kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine 1.500,00 vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru görülmemiş ise de; bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir....
Kurulan geçit hakkının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. 5.3.Temyiz Nedenlerinin Değerlendirilmesi 5.3.1. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 5.3.2. Öte yandan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3. maddesi uyarınca tapu sicilinin beyanlar hanesinde yer alan özel sütuna şerhine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde "Tapu sicil müdürlüğüne kesinleşen kararın krokili örneğinin tescil için gönderilmesi" ile yetinilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapu iptali ve yol olarak terkini ile olmadığı takdirde geçit hakkı tesciline ilişkin bulunduğuna ve davada zilyedliğe dayanılmadığına göre, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (14.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince; Davacı adına kayıtlı bulunana 1 ve 3 parsel numaralı taşınmazların genel yol ile bağlantısının bulunmadığı, bir başka anlatımla davacının geçit gereksiniminin bulunduğu sabittir. Mahkemece 25.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 1 sayılı parsel yararına, 2 sayılı parselde “C” ve 3 sayılı parsel yararına da 4 parselde “A” harfi ile belirtilen seçeneklerden geçit hakkı kurulmuştur. Ancak 1 sayılı parsel yararına kurulan geçit hakkının sadece 2 parsel numaralı taşınmazdan kurulmuş olması kesintisizlik ilkesinin ihlali niteliğinde olacağından kurulan geçit hakkı doğru olmamıştır....
Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararıyla … parsel sayılı taşınmaz üzerinde geçit hakkı tesis edildiği, 1971 yılındaki tapulama çalışmaları sırasında zabıttaki geçit hakkının tapulama tutanağı ve kütüğüne geçirilmediği, … parsel sayılı taşınmazın malikinin tapu sicil müdürlüğüne başvurarak daha önce mahkeme kararıyla tesis olunan geçit hakkının yeniden tapu kayıtlarına işlenmesini istediği, bunun üzerine tapu sicil müdürlüğünce … ve … parsel sayılı taşınmazların tapu kütüklerine geçit hakkına ilişkin şerh düşülerek bu durumun dava konusu edilen 15.7.1993 tarih 4005 sayılı işlemle taraflara duyrulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda uyuşmazlık geçit hakkına ilişkin olarak tapu kütüğüne düşülen şerhin terkinine ilişkin bulunmaktadır. Bu durumda Medeni Kanunun 935....
Mahkemece, davanın kabulü ile davalılar ... ve ...’nın maliki olduğu 48 parsel sayılı taşınmazdan geçit ve mecra hakkı kurulmuştur. Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.11.2007 tarihli ve 2007/12085-13092 sayılı ilamı ile geçit ile mecra hakkının işlevlerinin birbirinden tamamen farklı olup, ikisinin aynı güzergahtan kurulmasında bir zorunluluk bulunmadığı, geçit hakkının davacı ...'in de payının bulunduğu 52 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçirilebileceği, bu nedenle 52 ve 51 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin davaya dahil edilmesi gerektiği, akabinde deliller toplandıktan sonra geçit hakkının bu yerden kurulması, mecra (su geçit hakkı) için ise 1 metre genişliğinde krokide D harfi ile işaretli ... ve ...’nın maliki olduğu 48 parsel sayılı taşınmaz aleyhine infazı kabil yeniden bir hüküm kurulması, kabule göre de hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmadan hüküm kurulmasının doğru görülmediğine işaretle hüküm bozulmuştur....
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda, davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Yukarıda açıklanan genel ilkeler ışığında somut olaya gelince; aleyhine geçit kurulan 135 ada 39 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerinden ... ve ...'in davada davalı olarak yer almadıkları anlaşılmıştır....
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu'nun 748/3 ve 1012....
Mahkemece, davalının 1243 parsel sayılı taşınmazının imar parseli olduğu, imar yolunun zeminde açık olduğu, talep edilen geçit hakkının uygun olmadığı, bunun dışında 2 No’lu alternatif olarak gösterilen yolun en uygun geçit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir....


