Ayrıca hüküm sonucunda geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayın incelenmesinde; mahkemece aleyhine geçit kurulan parseller yönünden geçit irtifakının özel sütununa tesciline karar verilmemesi ve hükme esas alınan 06.04.2015 havale tarihli krokide geçit hakkı tesis edilen güzergah uzunluğu ıslah edilecek alan ile birlikte toplamda 282,89 m2 olmasına rağmen hüküm sonucunda 233,10 m2 olarak belirtilmesi doğru görülmemiş ise de; bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Somut olaya gelince, mahkemece aleyhine geçit istenen 16 parsel sayılı taşınmazda davacı lehine geçit hakkı kurulmuş ve yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Geçit hakkının davacı yararına değil, davacının taşınmazı yararına kurulması ayrıca davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin ve bu arada vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmiş olması yerinde değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğü'nün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Geçit hakkı davalarında kurulan geçidin genel yola kesintisiz ulaşması gerekir. Mahkemece davacının 135 parsel sayılı taşınmazı yararına 134 ve 292 parseller üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmiş, geçit yeri davacıya ait olduğu iddia edilen ve akdi geçit irtifakı tesis edilen 133 parselin sınırında bırakılmıştır. Hükmün kesintisizlik ilkesine göre tesisi gerekir. Somut olaya gelince; 12.09.2006 tarihinde yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlenmiş geçit bedelinin üzerinden karar tarihine kadar dokuz yıllık bir süre geçtiği halde mahkemece geçit bedelinin güncellenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince; davacı 334 ve 335 sayılı parsellerin maliki olup, taşınmazlarının ana yola bağlantısı bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonunda teknik bilirkişinin düzenlemiş olduğu 19.02.2009 tarihli rapor dikkate alınarak DSİ'ye ait kanal yoluna bağlantı yapılarak geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Ancak, DSİ 9.Bölge Müdürlüğü davacı tarafından davaya harçsız dilekçe ile dahil edilmiştir. Yani, DSİ 9.Bölge Müdürlüğü davada usulüne uygun şekilde taraf sıfatını almamıştır....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca ... kaydının beyanlar hanesine şerhi de gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Zorunlu geçit hakkının genel yola kadar kesintisiz olarak kurulması şarttır. Davacının maliki olduğu 2331 parsel sayılı taşınmaz yararına 2332 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmasına karar verilmiş ise de 25.07.2011 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığına göre tesis edilen geçitin önceki geçide bağlantısının sağlanması kesintisizlik ilkesine aykırı olmuştur. Bir başka deyişle, aleyhine geçit kurulan taşınmaz ile genel yol arasında bulunan 2352 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmaması suretiyle kesintisizlik ilkesi ihlal edilmiştir. Bu nedenle, davacıya ait 2331 parsel sayılı taşınmaz lehine, dava dışı 2352 parsel sayılı taşınmaz üzerinde......
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır....
B.., 16 parsel maliki olarak davaya dahil edildiğini, parselinin küçük bir parsel olduğunu ve geçit hakkının verilmesi durumunda parselinin daha da küçüleceğini, parselinden yararlanma imkanının kalmayacağını, yolun devamında su kuyusu ve ev bulunduğunu, geçit hakkının 4 no'lu alternatiften verilmesi durumunda su kaynağının zarar göreceğini, araziden tarımsal olarak faydalanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıya ait Aydın ili, N.. ilçesi, H... köyü, 177 ada 51 parsel lehine, kadastrocu bilirkişinin 05.03.2014 tarihli krokisinde belirttiği 4 no'lu alternatif olan aynı köyde kayıtlı 177 ada 15 parsel ve 177 ada 16 parsel sayılı taşınmaz aleyhine 3 metre genişliğinde toplamda 159.71 m2 (16 parselden 39.51 m2, 15 parselden 120.20 m2 ) geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü 15 sayılı parsel sahibi davalı Hüseyin vekili temyiz etmiştir....
Davacı dava dilekçesi ile taşınmazının mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğundan geçit hakkı ve taşınmazını sulamak için de mecra hakkı kurulmasını istemiş; mahkemece, geçit irtifak hakkının kurulmasına karar verilmiş, mecra hakkı istemine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, bu istemler ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerekir. Somut olayda, davacının mecra irtifak hakkı ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Dava, 250, 237 ve 229 parsel malikleri tarafından, birleşen dava ise 592 parsel maliki tarafından Türk Medeni Kanunun 747.maddesine dayanılarak açılmış, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir....
Davacının taşınmazının yakınlarında yol olarak terkini istemli bir davanın olmaması veya bu dava/davaların sonucunda tesis edilecek yolun elverişli güzergah olarak kabul edilemeyeceğinin anlaşılması halinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözetilerek karar tarihine yakın olacak şekilde geçit irtifakı bedelinin belirlenmesi ve bu geçidin 120 ada 60 ve 61 parsel sayılı taşınmazları ikiye bölmek suretiyle ekonomik bütünlüklerini bozduğundan aleyhine geçit tesis edilen taşınmazlarda oluşan değer kaybının karar tarihine yakın bir tarih esas alınmak suretiyle bilirkişiye hesaplatılarak bunun da geçit bedeline eklenerek belirlenecek bedelin davacıya depo ettirilerek bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar verilmiştir....


