WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

ın düzenlediği rapor da davacının 163 parseli lehine, davalı 129 parsel de 2 metre eninde yaya geçit hakkının bulunduğu açıklaması yer aldığından, işte bu durumda yukarıda açıklandığı şekilde davacının gerçekten geçit yetersizliği içerisinde bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karara varılması gerekecektir. Öte yandan, davacı parseli yararına 129 parsel de bir geçit hakkı bulunduğu takdirde, bu geçit yerinin devamı olan ve ana yola bağlantısını gösteren bölümlerde krokide açıkça belirtilmelidir. Bu yöndeki inceleme de, geçit yerinin genel yola kadar kesintisiz olarak ulaşması gerektiği ilkesinin getirdiği bir sonuçtur. Aksi halde, geçit davasından beklenilen amaca ulaşılmış olmaz. Tüm bu yönler üzerinde durulmadan, eksik incelemeye, yetersiz bilirkişi düşüncesine, denetim ve değerlendirmeye elverişsiz krokiye istinaden, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir....

Bu nedenle geçit hakkının DSİ. servis yoluna ulaşabilecek şekilde 3 numaralı alternatife göre kurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, geçit hakkı kurulurken geçidin kesintisiz olması gerektiğinden, davacının malik olduğu 150 parsel sayılı taşınmazı lehine yine davacının maliki olduğu 149 parsel sayılı taşınmazı üzerinden geçit hakkı kurulmaması doğru değildir. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafa yeterli süre tanınarak 150 parsel sayılı taşınmaz yararına 149 parsel sayılı taşınmaz üzerinden akdi geçit hakkı tesis ettirilmesi gerekli iken bu yol izlenmeden geçit hakkı kurulması doğru görülmemiştir. Yine geçit hakkı kurulur iken, geçit genişliğinin bir tarım aracının geçebileceği genişlikte yani, 2,5-3 m. olması Dairemizin yerleşik uygulamaları ile sabittir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir....

Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine "mutlak geçit ihtiyacı" veya "geçit yoksunluğu", ikincisine de "nispi geçit ihtiyacı" ya da "geçit yetersizliği" denilmektedir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir....

Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kabulüne, 186 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalılar adına kayıtlı 184 parsel sayılı taşınmazın sınırından 03.10.2005 tarihli keşif krokisinde mavi renkle gösterilen 2 metre genişliğinde toplam 92.58 m2 yerden geçit hakkı tesisine, geçit bedeli olarak 555,48 YTL. bedelin davacı tarafından tapu maliklerine ödenmesine karar verilmiş hükmü davalı ... ve ... temyiz etmişlerdir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre geçit bedelinin hükümden önce yüklü taşınmaz malikine ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edilmesi ve hükümle kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Sicilinin beyanlar sütununda gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi...

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel de yine objektif kriterlere, taşınmazın niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile saptanmalıdır. Saptanan bu bedel, hükümden önce depo ettirilmeli, böylece geçit bedelinin geç ödenmesinden doğabilecek sakıncalara meydan verilmemelidir. Aksinin kabulü, maddenin amacı ile de çelişir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 672. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri de davacı üzerinde bırakılmalıdır. Geçit hakkına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; davacıya ait taşınmazların genel yola bağlantısının bulunmadığı sabittir. Mahkemece taşınmazların geçit ihtiyacının belirlenmesi için taşınmaz başında keşif yapılmış ve keşifte alınan rapora göre geçit tesis edilmiştir....

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel de yine objektif kriterlere, taşınmazın niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile saptanmalıdır. Saptanan bu bedel, hükümden önce depo ettirilmeli, böylece geçit bedelinin geç ödenmesinden doğabilecek sakıncalara meydan verilmemelidir. Aksinin kabulü, maddenin amacı ile de çelişir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 672. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri de davacı üzerinde bırakılmalıdır. Geçit hakkına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; davacıya ait taşınmazların genel yola bağlantısının bulunmadığı sabittir. Mahkemece taşınmazların geçit ihtiyacının belirlenmesi için taşınmaz başında keşif yapılmış ve keşifte alınan rapora göre geçit tesis edilmiştir....

Ayrıca TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkının sadece taşınmazların leh ve aleyhlerine kurulması ve kurulan geçit hakkının kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekirken "davacı lehine yol olarak tesciline" şeklinde karar verilmesi ve ikinci bozma ilamına uyulmasına rağmen taşınmaz maliklerine ödenmesi gereken bedel depo ettirilerek hüküm sonucunda geçit bedeline hükmedilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, HMK'nın 297/2 maddesi hükmüne aykırı şekilde infazda şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde usul yasaya aykırı kurulan hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçit irtifakının terkini davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.11.2003 tarih, 2003/2 numaralı satış dosyasının evraka eklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 19.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemenin kararında davacı parseli yararına üst hakkı tesisine karar verilmiş ancak üst hakkının geçit hakkı olduğu belirtilmemiştir. Yukarıda belirtilen eksiklikler ve yanlışlıklar giderilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu