Kabule göre de; 1721 sayılı parsel yararına, 1712 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasına rağmen geçit bedelinin 633 sayılı parselin maliklerine ödenmesine karar verilmesi ve kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün 30. maddesi uyarınca "kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline" şeklinde hüküm kurulması gerekirken geçit hakkının tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi de doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.11.2013tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Kabule göre de; fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre geçit bedelinin hükümden önce yüklü taşınmaz malikine ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edilmesi ve hükümle kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu’nun 748/3. maddesi uyarınca tapu sicilinin beyanlar sütununda gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde ve ayrıca geçit hakkının taşınmaz yararına kurulması yerine parsel maliki davacı yararına hüküm tesisi, ayrıca davanın niteliği gereği yargılama gideri ve yargı harcının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken, davalı ...’dan tahsiline hükmedilmiş olması da yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.12.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkına müdahalenin önlenmesi ve ka, karşılık davada geçit hakkının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşılık davanın kabulüne dair verilen 29.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, geçit hakkına elatmanın önlenmesi, karşı dava ise geçit hakkının kaldırılması istemleriyle açılmıştır. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü asıl davanın davacısı temyiz etmiştir. Düzenlenen 21.4.2005 tarihli krokide 2610 parsel malikinin geçit yeri olarak 687 parselden yeşil ile boyalı kısmı kullandığı anlaşılmaktadır....
Mahkemece, aleyhine geçit hakkı kurulmasına karar verilen 40 parsel sayılı taşınmazdan kurulacak geçit hakkının en kısa ve en az zarar verecek alternatif olduğu belirtilmek suretiyle aleyhine geçit hakkı tesis edilmiş ise de yukarıda açıklandığı gibi geçit hakkı kurulurken tarafların sübjektif arzularına göre değil fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi prensibi esas alınmak suretiyle tesis edilmelidir. Somut olayda; aleyhine geçit hakkı kurulan 40 parsel sayılı taşınmaz 596,30 metrekare, alternatif olarak belirlenen 29 parsel sayılı taşınmaz ise 4436,30 metrekare yüzölçümündedir. Teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 28.05.2012 tarihli rapor ve ekindeki krokide iki numaralı alternatif olarak belirlenen ve 29 parsel sayılı taşınmazdan geçen güzergâh fedakârlığın denkleştirilmesi ve taşınmazların ekonomik kullanımı ilkesine daha uygundur....
Hükmü, davalı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece, kurulan geçit hakkının TMK'nın 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi ve bilirkişi vasıtası ile belirlenerek depo edilen geçit bedelinin aleyhine geçit kurulan taşınmaz malikine ödenmesi gerekirken bu konularda hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetli değil ise de bu hususların kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek...
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Somut olaya gelince; davacının maliki olduğu 98 sayılı parselin güneyinde 96 parsel sayılı taşınmaz bulunmaktadır....
Mahkeme keşfen yapılan inceleme sonunda davanın kabulüne, 209 sayılı parsel lehine 23.3.2006 tarihli keşif krokisinde belirtilen şekilde 3 metre genişliğinde davalı 710 ve 711 parsel sayılı taşınmazlar sınırından geçit hakkı tesisine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Geçit bedeli karardan sonra 9.2.2007 tarihinde mahkeme veznesine depo edilmiştir. Davalılar ... ve ... ayrı ayrı kararı temyiz etmişlerdir. Dava Medeni Kanunun 747.maddesi gereğince geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir. Dairemizin 7.5.2007 tarihli iade ilamı ile getirtilen dava konusu taşınmaza komşu yola cepheli dava dışı 970 parsel sayılı taşınmazın 49180 metrekare tarla cinsi ile şahıs adına kayıtlı olduğu, bu parsel aleyhine 205 parsel sayılı taşınmaz lehine tapu kaydında geçit hakkı bulunduğunun yazılı olduğu görülmüştür.Geçit hakkı tesisine ilişkin 747.maddede öngörülmüş olduğu üzere geçit hakkının en az zarar görecek yerden verilmesi gerekir....
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 2. maddesindeki "geçit hakkı tanınmasına" sözcüklerinden sonra gelmek üzere "kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu'nun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline, depo edilen toplam 2.010,30 TL geçit bedelinden, kararın kesinleşmesinden sonra aleyhine geçit hakkı kurulan 1569 parsel sayılı taşınmaz malikine 843,00 TL, ... parsel sayılı taşınmaz malikine 1.167,00 TL ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın talep halinde yatırana iadesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Somut olaya gelince; geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi gereğince geçit hakkının davacının taşınmazından genel yola ulaşacak şekilde kesintisiz olarak kurulması gerekir. Ne varki mahkemece 314 parsel sayılı taşınmaz lehine 313 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan “ B” alternatifinden geçit kurulmuş ise de 314 parsel sayılı taşınmaz kesintisiz şekilde bu alternatife bağlanmamıştır. Bu şekilde 314 parsel sayılı taşınmazın kesintisiz şekilde genel yola ulaştığı kabul edilemez. Diğer yandan, geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yüzölçümü daha büyük olan parsel üzerinden geçit hakkı kurulması gerekir. Kuzey doğuda bulunan 326 parsel sayılı taşınmaz ve kuzeyde bulunan 312 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün, aleyhine geçit hakkı kurulan 313 parsel sayılı taşınmazdan daha büyük olduğu açıkça anlaşılmaktadır....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerhi de gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; düzenlenen bilirkişi rapor ve krokisinde dava konusu 153 ada 8 parsel sayılı taşınmaz lehine 153 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinden kurulan geçit hakkının "..." ismi ile gösterilen tescil harici bırakılan yere bağlandığı görülmektedir. Ancak, bilirkişi raporunda geçit hakkının bağlandığı tescil harici bırakılan bu yerin veya devamının kadastrol yol olduğuna ilişkin herhangi bir gözlem ve belirtme bulunmamaktadır. Diğer yandan; komşuluk hukukundan kaynaklanan geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi gereğince, davacı taşınmazı yararına genel yola ulaşmak için en kısa ve ekonomik yerden, ayrıca aleyhine geçit kurulacak parseller bölünmeden geçit kurulması gerekir....


