WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Eski yola ilave edilecek geçit miktarı buna göre hesap edilecekken, bilirkişi raporunda yol genişliğinin 3,5 metre olarak gösterilip buna göre hesap yapılarak geçit tesisi, Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre geçit bedelinin hükümden önce yüklü taşınmaz malikine ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edilmesi ve hükümle kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Sicilinin beyanlar sütununda gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde ve ayrıca geçit hakkının ve yükümlülüklerinin parsel maliki olarak belirlenerek hüküm tesisi, Davanın niteliği gereği yargılama gideri ve yargı harcının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken, davalıdan tahsiline hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir....

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 671. maddesi "Tariki amme çıkmak için kafi bir yolu bulunmayan gayrimenkul sahibinin tam bir ivaz mukabilinde komşularından kendisine geçmek için münasip bir yerin terkini talep edebilir. Bu hak mülklerin ve onlara giden yolların evvelki hallerine göre bu yolun nereden geçmesi lazım geliyorsa oranın malikine ve icabında yolun açılmasında en az zarar gören kimseye karşı kullanılır. Bu yolun tayininde iki tarafın menfaatleri gözetilir" hükmünü içermektedir. Buna göre, geçit ihtiyacının nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı geçit hakkı isteyen taşınmaz malikinin sübjektif durumuna ve kişisel arzularına göre değil, objektif esaslara göre belirlenmeli, ihtiyaç içinde bulunan taşınmazın bu ihtiyacının giderilmesi için bütün seçenekler tespit edilmeli ve bunlar içinde en uygun olanı geçit yeri olarak tesis edilmelidir....

Oysa, zorunlu geçit hakkının genel yola kadar kesintisiz olarak kurulması şarttır. Hukuken genel yol sayılmayan bir yola bağlantı kurulması yasanın amacına uygun düşmez. Kurulacak geçit, daha önce bir başka parsel lehine geçit hakkı tesis edilen yerden ana yola ulaşıyorsa bu parseller de geçit güzergahına dahil edilerek ana yola kesintisiz olarak bağlantı sağlanmalıdır. Ancak bu şekilde kurulan geçit ile daha önce üzerinden geçit hakkı tesis edilen taşınmazlara ek külfet yükleneceğinden ve bu taşınmazların maliklerine daha önce geçit bedeli ödendiğinden getirilen ek külfet nedeniyle bu davada da mahkemece takdir edilecek uygun bir miktarda geçit bedelinin ödenmesine karar verilmelidir. Mahkemece tüm bu hususlar gözardı edilerek geçit hakkının kesintisiz olarak kurulmaması ve ek külfet karşılığı ödenmesi gereken bedelin de önceki geçit hakkı lehtarına ödenmesine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir....

Mahkemece, dava dışı 191 parsel sayılı taşınmazın davacının eşine ait olduğu, bu sebeple hayatın olağan işleyişine göre geçit bedeli ödemeden bu parselden geçit hakkı kurabileceği, dava dışı 191 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte 190 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasının belirtilen sebeple daha uygun olduğu halde, davacının ısrarla 190 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit irtifakı talep etmesi hakkın kötüye kullanılması olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, geçit hakkının taşınmazın aynına bağlı bir hak olduğu, taşınmaz malikinin kim olduğunun önemi olmadığı, 190 parsel sayılı taşınmazda gösterilen güzergahın en uygun güzergah olduğu gerekçesi ile davacı vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir....

Ayrıca bilirkişi eski geçit hakkına eklenmesi gereken yerlerin 1125 sayılı parselden "A" ile gösterilen ... renkli 10,98 metrekarelik yer ile 1121 sayılı parselden "B" ile gösterilen yeşil renkli 16,83 metrekarelik yer olduğunu, bu kısımların (A+B) birlikte eklenmesi ile eski geçit hakkının 2,74 metrekare yükseleceğini belirtmiştir. Şu halde kurulan hükümle bilirkişi raporu aynı doğrultuda değildir. Hüküm, rapora göre kurulmamıştır. Ayrıca, geçit hakkı tesisinde kurulan geçit hakkının hangi parsel lehine, hangi parseller aleyhine ne miktarlarda kurulduğu terettüde yer vermeyecek biçimde ve infaza elverişli şekilde kurulmalıdır. HUMK'nun 389. maddesinde de kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası kararın esası olup, kanunda "hüküm" kelimesi hüküm fıkrası için kullanılmıştır. Bu nedenle hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkca yazılmalıdır....

Öte yandan, saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Ayrıca, kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Somut olaya gelince, davacıya ait 1033 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı olduğu anlaşıldığından mahkemece, bilirkişi raporlarında en uygun ve en masrafsız alternatif olarak belirlenen güzergahtan davalı ...'...

Geçit irtifakı bir taşınmaz malikine diğer bir taşınmazı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır. Kurulan geçidin taşınmaz lehine bir irtifak ... olması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 748. maddesince tapu siciline kaydı gerekir. Diğer yandan tapu sicilinin doğru ve güvenilir tutulması Devletin görevleri arasındadır. Ne var ki somut uyuşmazlıkta, mahkeme geçit hakkının bir süreyle ve şarta bağlı olarak kurulmasına karar vermiştir. Uygulamada ve doktirinde hakim olan görüşe göre yüklü taşınmaz malikine dilediği zaman irtifak sözleşmesini fesh edebilme yetkisi sağlayan şarta bağlı bir irtifak hakkının kurulamayacağı kabul edilmektedir. Çünkü bu şekilde bir irtifak ... tesisi irtifak hakkının hukuki niteliğine uygun düşmez. Bundan dolayı da Tapu Sicil Müdürlüğü hükmen de olsa bu şekildeki bir tescil talebini reddeder....

Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya gelince; Davacıya ait 657 parsel numaralı taşınmazın geçit ihtiyacının bulunduğu açıktır. Mahkemece yapılan araştırma sonucu istek hüküm altına alınmış ise de geçit hakkına konu olan yer tescil harici bırakılan taşınmazdır. Zorunlu geçit hakkı, mülkiyet hakkının kanundan doğan dolaylı bir sınırlaması olduğundan bu tür sınırlamalar, ancak mülkiyet hakkına konu taşınmazlar için söz konusu olabilir. 11.2.1959 tarih 1958/14 Esas, ve 1959/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da “... Bir gayrimenkule sahip olmak ancak tapu kaydıyla mümkün olur....

HUMK’nun 73.maddesinde taraflar davet edilmeden yapılan işlem savunma hakkının kısıtlanması olarak nitelendirilmiştir. Bu şekilde davalı Hazinenin savunma hakkının kısıtlandığı ortadadır. Ortaya çıkan usule aykırılık önemli bir yargılama hatası olduğundan karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemece kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı gereklidir. Zorunlu geçit hakkı, mülkiyet hakkının kanundan doğan dolaylı bir sınırlaması olduğundan bu tür sınırlamalar, ancak mülkiyet hakkına konu taşınmazlar için söz konusu olabilir Davacıya ait 1632 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacının bulunduğu açıktır. Mahkemece yapılan araştırma sonucu istek hüküm altına alınmış ise de geçit hakkına konu olan yer tescil harici bırakılan taşınmazdır. Türk Medeni Kanununun 715.maddesine göre bu tür yerler kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında olup hiçbir şekilde özel mülkiyete konu edilemezler. Başka bir deyişle bu gibi yerler kişilerin yararına ve kullanımına terk edilemez. Esasen Türk Medeni Kanununun 748. maddesine göre bu tür bir geçitin tapu kaydına işlenme olanağı da yoktur. O halde davacının geçit ihtiyacı başka alternatifler üzerinde durularak karşılanmalıdır....

UYAP Entegrasyonu