Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, arsa sahibine düşen 2 adet bağımsız bölümün geç teslimi nedeniyle açılan tazminat davası olup, dava sırasında 1069 ada 1 parselde bulunan 1 no'lu mesken ile ilgili davasından davacı taraf feragat ettiği halde hüküm bölümünde bu hususta bir karar verilmemesi doğru değildir. 2-Davacı eksik iş bedeli talebinde bulunmuş ise de, bağımsız bölümün teslim edilmediği sabit olmasına rağmen bu aşamada eksik iş bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi de doğru görülmemiştir. 3-Davacı, dava dilekçesinde cezai şart ve gecikmeden doğan kira tazminatı ile ilgili ayrı ayrı talepte bulunmuş ise de; taraflar arasında imzalanan 27.10.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde gecikme tazminatı ve cezai şartın birlikte ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından TBK'nın 180/2. maddesine göre davalının kusurlu olması .../... halinde cezayı aşan kira tazminatının istenebileceği gözetilerek bilirkişiden öncelikle...
Dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı, ecrimisil ve geç teslim nedeni ile gelir kaybı istemlerine ilişkindir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, noterde düzenlenmediği takdirde geçersizdir. Ancak sözleşmede adi yazılı yapılmış olsa da sözleşme uyarınca tapu devredilmiş olması veya inşaatın reddedilemeyecek şekilde tamamlanmış olması halinde artık sözleşmenin şekil şartına uymadan yapıldığının ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmaz Sözleşmede geç teslim nedeni ile maktu olarak kira tamzinatı belirlenmiş ise bu gecikme tazminatı tarafları 1 yıl süre ile bağlar. Gecikmenin bu süreyi aşması halinde rayiç kiranın belirlenmesi ve 1 yıldan sonra rayiç kiranın hüküm altına alınması gerekir. Bu nedenledir ki sözleşmede belirlenen maktu kiranın uyarlanması mümkün değildir....
Mahkemece, davanın kabulü ile; 28.856,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davacı eldeki davada, davalıdan aldığı taşınmazın geç teslimi nedeniyle kira tazminatı istemiş; 30.05.2012 olan teslim tarihine göre hesaplama yapılan 27.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının alacağı 28.856,00TL olarak; 27.07.2012 olan iskan tarihine göre hesaplama yapılan 26.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının alacağı 33.131,00TL olarak belirlenmiş; alınan ikinci rapora göre davacı davasını ıslah etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü denilmesine rağmen 28.856,00TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmiş, talep edilen geri kalan kısım yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş; hangi bilirkişi raporuna, hangi gerekçeyle itibar edildiği açıklanmamıştır....
Davacılar, davalı TOKİ'nin diğer davalılarla yaptığı gelir paylaşımı esasına dayalı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan projeden dükkan satın aldığı ancak süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 30.10.2009 dönemine kadar olan kira tazminatı alacağı için yüklenici firmalara dava açtığı ve kazandığı, kararın kesinleştiğini bildirerek, bu kez, 30.10.2009 - 430.4.2011 dönemi için kira tazminatı alacağının tahsili için TOKİ'yi de davalı göstererek eldeki davayı açmıştır. Davalı TOKİ tarafından husumet itirazında bulunulmuş,mahkemece TOKİ yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı TOKİ ile diğer davalı firmalar arasında düzenlenen sözleşme incelendiğinde gelir paylaşımı şeklinde düzenlenmiş olup, bu sözleşmenin 5.1. maddesi hükmünde “Satışların yüklenici adına yapılacağı, dolayısıyla satış 2012/11902-17471 işlemlerinde sözleşmelerin alıcılar ile yüklenici arasında imzalanacağı, satış ilanlarında İdare adı ve Yüklenici adının birlikte kullanılacağı” yazılıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı ile yaptığı satış sözleşmesi ile sözleşme tarihinden itibaren 16 ay sonra teslim edilmek üzere konut satın aldığını, davalının konut sözleşmesinde öngörülen süreden sonra teslim ederek kira kaybına neden olduğunu belirterek, konutun geç teslimi nedeniyle dava ve ıslah dilekçesiyle 14.950.00 TL zararın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı konutu belli bir tarihte teslim etme taahhüdünde bulunmadıklarını, sözleşmede geç teslim halinde kira kaybı ve tazminat ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kira tazminatı istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabule dair kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davada 10 dairenin geç teslimi nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2400 Alman Markı kira tazminatının tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Kira istemi 1998 yılı Eylül ayı ile 1999 yılı Ağustos ayları arasındaki döneme ilişkindir. Davacı 30.08.1999 tarihinde bağımsız bölümleri teslim aldığını kabul etmiş, davalının da bu süre kadar gecikme olduğuna bir itirazı olmamıştır....
Davalı vekili, mahkeme aracılığıyla yapılan tespit sonucu alınan raporun gerçeği yansıtmadığını, bağımsız bölümlerin 01.03.2009 tarihinde teslim edildiğini, su ve elektrik faturalarının 04.09.2009 tarihine kadar müvekkili adına olduğunu, daha sonra davacıların abonelikleri aldıklarını, bu durumun binanın 04.09.2009 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanıldığının kanıtı olduğunu, dolayısıyla bu tarihten sonra kira tazminatı istenemeyeceğini, genel iskanın alınmasındaki gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, kanun değişikliği nedeniyle yapı denetim şirketinin evrak eksikliğinden kaynaklandığını, tüm bağımsız bölümlerin projeye ve teknik şartnameye uygun olarak yapıldığını, eksik ve ayıplı imalat bulunmadığını, teslimde gecikme olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir....
Uluslararası Nakliyat Ticaret Sanayi A.Ş. tarafından müvekkil şirketten tahliyeden ve geç teslimden dolayı kira bedeli ve kira tazminatı talep edildiği, anahtar teslimine ilişkin tebligatın Ankara içi olmasına rağmen 30 günlük bir sürede tebliğ edilmiş olmasından dolayı posta görevlisinin açık ihmali sebebiyle posta görevlisi hakkında şikayette bulunduğunu, Ankara .... Sulh Ceza Mahkemesinin ... karar sayılı ilamıyla posta görevlisi ...nun görevi ihmalden dolayı cezalandırıldığını, bu dönem içerisinde dava dışı ... Uluslararası Nakliyat A.Ş. tarafından Ankara .......
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, asıl ve birleşen davada davalı yüklenicinin %99 oranında inşaatı tamamladığı, yapılan imalatın kabulden kaçınılamayacak aşamada bulunduğu, bu nedenle sözleşmenin feshi ve tapu iptali talebinin yerinde olmadığı, ancak geç teslim nedeniyle davacılara kira tazminatı hakkı doğduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. .../... Kararı, asıl dava yönünden, asıl ve birleşen davada davacılar vekili, birleşen dava yönünden ise asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacılar vekilinin tüm, birleşen davada davalı vekilinin ileri sürülen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatif ile arsa sahibi diğer davalı arasında yaşanan sorunlar nedeniyle kur'a sonucu davacıya isabet eden dairenin tapuda devrinin yapılamadığını, genel kurulda kararlaştırılan 20.800,00 TL.lik ödemeyi davacı adına tapu verilmediği için bankadan kredi çekememesi nedeniyle yapamadığını, yeni yönetimce istenen faiz borcunun ödendiğini, ödemenin geç yapılmasında davacının kusuru bulunmadığını, faiz hesabının yanlış yapıldığını, tapunun iki yıl geç alınmasından dolayı davacının kira kaybı olduğunu savunarak , 8,000,00 TL tazminatın 2007 yılı temmuz ayından itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline ve davacının kooperatife faiz borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesini istemiştir....


