Mahkemece, yapılan yargılama sonunda görev itirazının reddine, davacılardan ...’ın kira sözleşmesini diğer davacının vekili olarak imzalamış olması nedeniyle açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalının keşide ettiği ihtarname ile kira sözleşmesinin 31.12.2007 itibariyle sona erdiği halde mecuru 29.01.2008 günü tahliye ettiği, böylelikle 01.01.2008’den itibaren fuzuli şagil olup, 29 günlük haksız işgal tazminatı bedelinden sorumlu olduğu, işgal tazminatının da en az kira bedeli kadar olan tutardan belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... (...)’ın davasının kısmen kabulü ile davalının itirazının 7.483.87.-TL.asıl alacak yönünden iptaline, takibin devamına, hükmolunan tutarın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onyedinci Dairesinin kapatılması nedeniyle Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararı uyarınca, Danıştay Onuncu Dairesine devredilen ve anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların işgal edilmesi halinde tahliyesine ilişkin özel hükümler getirilmiş olup, fuzuli şagil durumunda olan kişilerin tahliyesine ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 4. fıkrasında, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği hükmüne...
Mahkemece 2886 sayılı Yasanın 75.maddesi gereğince kira sözleşmesinin sona erdiği, kiracının fuzuli şagil haline geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen Dairemiz kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır....
Mahkemece, 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi gereğince davacının kiracılık ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır....
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/05/2015 NUMARASI : 2015/27-2015/455 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı kiracı tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı vekili dava dilekçesinde kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle tahliye talep etmiş ise de, dava dilekçesinde akde aykırılık, fuzuli işgal ve sözleşmenin geçersizliği nedenlerine de dayanmıştır. Davacı ile davalı ... arasında imzalanan 09.04.1999 tarihli protokolün incelenmesinden; taşınmazın 49 yıllığına 50.000 TL bedel ile davalıya kiralandığı, protokolün 4. ve 5. maddeleri uyarınca davalının kiralama amacı doğrultusunda taşınmazı istediği kuruluşa kiraya verebileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme geçerlidir ve tarafları bağlar. Mahkemece ......nin yetkili organları tarafından kiraya verilme işlemi yapılmadığı ve kira bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle dava kabul edilmiş ise de; bu sözleşme idari yoldan iptal edilinceye kadar geçerlidir, tarafları bağlar. Taraflar arasında imzalanan prokolün 4 ve 5. maddeleri uyarınca taşınmazın 3. kişiye kiralanması akde aykırırlık teşkil etmez ve davalı şirketi fuzuli şagil durumuna düşürmez....
Kiralananı fuzuli işgal eden davalı şirket için yasada ihtar şartı düzenlenmemiştir. Kiralananın, sözleşmedeki devir yasağına rağmen davalı şirkete devredildiği anlaşılmıştır. Mahkemece kiralananda fuzuli işgalci durumunda bulunulan davalı şirket yönünden tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davacıların kiracı davalılar hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, (2) bentte yazılı nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davalı şirket yönünden BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, yerel mahkemenin gerekçeli kararında izah edildiği üzere dava, elatmanın önlenmesi ve tahliye istemlerine ilişkindir. İddiaların ileri sürülüş şekline göre de, davacı yan şahsi hakka davalı olarak fuzuli işgalci olan davalının elatmanın önlenmesi ve tahliyesini istemiştir. Yargıtay ve Dairenin kökleşmiş içtihat ve ilkelerine göre, (iddia ve savunma doğrultusunda) tarafların bildirdikleri şahsi hakların ( kira ilişkilerinin) hangisine üstünlük tanınacağı ve yapılacak bu belirleme doğrultusunda davalının mevcut kullanımının haksız işgal niteliğinde olup olmadığı, (bu şekli ile,) fuzuli işgalin bulunması durumunda da (talepte gözetilerek) elatmanın önlenmesi ve tahliyeye karar vermesi gereken mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazın satış ihalesinde davacı ile birlikte toplam üç istekli tarafından teklif sunulduğu ve en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği, ihaleye katılarak teklif veren diğer istekli tarafından dilekçe ile ihale konusu taşınmaz üzerinde babasından kalma kerpiç evin yer aldığı, ancak söz konusu evin zaman içinde kullanılamaz duruma gelmesi ve tehlike arz etmesi nedeniyle yıkılarak enkazının kaldırıldığının belirtildiği, işbu dava konusu ihalenin iptal edilmesi işlemine gerekçe olarak da anılan dilekçedeki bilgilere dayanılarak ihale konusu taşınmaz üzerinde işgalci olduğundan bahisle karar verildiği; Bu durumda, ihaleye konu taşınmaz üzerinde fuzuli işgal olması durumunda, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca idarelerin ecrimisil alması gerekmekle beraber fuzuli şagili taşınmazdan tahliye edilmesini sağlamak için mülki amire başvuru yapılarak fuzuli şagilin taşınmazdan tahliyesinin...
KARŞI OY Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. 08.03.1956 tarihli 22/4 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin niteliği itibariyle haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. İİK'nin 135/2 maddesi, "Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise 15 gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcaya teslim olunur" hükmünü içermektedir. Anılan maddede, tahliye emri gönderilmesi için borçlu ya da üçüncü kişiler yönünden bir ayrım yapılmamıştır....


