"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir. Davanın niteliği gereği duruşma isteğinin reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; davalı kiracının akde aykırı olarak kiralananı diğer davalı şirkete devrettiğini, sözleşmeye göre izin almadan devrin yasak olduğunu bildirerek fuzuli işgal nedeniyle davalıların tahliyesini istemiştir. Davalılar vekili dilekçesinde, kira sözleşmesinin gerçekte şirket adına yapıldığını, davacının bunu bildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.5.2008 gününde verilen dilekçe ile tahliye istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.7.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı fuzuli işgal nedeniyle davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiş, mahkemece, tahliye talebinin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığından dava tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bu tür davaların münhasıran Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceğine dair bir hüküm bulunmayıp, mahkemenin görevini elatılan taşınmazın değeri belirlemektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı ... tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak dava niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
Dava, davacıya ait taşınmazın kira süresi sonunda davalı kiracı tarafından tahliye edilmemesi üzerine ecrimisil yönünden yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece sözleşmenin 6570 sayılı yasa gereğince yenilenmiş sayılacağı ve fuzuli işgal bulunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2006 başlangıç tarihli ve 31.12.2006 tarihine kadar süreli yazılı bir kira akdinin bulunduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf kiralananı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre davalıya kiralamıştır.Anılan kanunun 75/3 maddesinde tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği,aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır....
Mahkemece ,davalılara usulüne uygun süreli ihtarname tebliğ edilip edilmediği üzerinde durularak usulüne uygun süreli ihtarname tebliğ edildiğinin anlaşılması halinde akde aykırılık nedeniyle davalı ......ların ve fuzuli işgal nedeniyle davalı şirketin kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerektiği...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Yasada, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca taraflar arasında usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek gerekecektir.Somut olayda dava, Türk Medeni Kanununun 683 ve devamı maddelerine göre, diğer bir deyişle mülkiyet hakkına dayanılarak açılmış ve fuzuli işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi istenilmiştir.O halde, mahkemece yanlar arasındaki sözleşme süresinin dolduğu ve süre sonunda yeni bir sözleşmenin yapılmadığı, bu durumda da uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre değil, yukarıda değinilen yasa maddeleri uyarıca çözüme kavuşturulacağı gözetilerek, işin esasına girilmesi ve toplanacak deliller uyarıca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir” gerekçesi ile bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın kabulü ile elatmanın önlenmesine karar verilmiştir....
KARAR Davacılar, 20 ve 23 parsel numaralı taşınmazları satın aldıklarını, bu taşınmazda önceki malik olan Vakıflar İderesi ile yaptıkları kira sözleşmesiyle kiracı olan davalıların 2.11.2004 ve 21.12.2004 tarihli ihtarlara rağmen sözleşme süreside bittiği halde tahliye etmediklerini, geç tahliye nedeniyle taşınmaza yapacakları inşaatın maliyetinin arttığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000.000.000 TL'nın tahsilini istemişler, 20.11.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de 13.187.500.000 TL işgal tazminatı ve 3.520.000.000 TL işçilik farkının ödetilmesini talep etmişlerdir. Davalılar, kira sözleşmesine dayanarak taşınmazda kiracı olduklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir....
Dava, fuzuli işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkiline ait benzin istasyonu müştemilatının 01/05/2002 tarihli sözleşme ile dava dışı ... Ltd.Şti.'...
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 89. maddesinde de, kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesi; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde sağlanarak, taşınmazın İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda aktarılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce izinsiz kullanılması halinde fuzuli işgalden söz edilebileceği ve bu şekilde bir kullanımın tespiti halinde; ecrimisil alınabileceği gibi taşınmazın tahliyesinin de istenebileceği açıktır....
İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen yerler hakkına uygulanırken, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl özel İdareleri ve son olarak 5737 sayılı kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına alındığından, 2886 sayılı yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir....


