K A R A R Davacı banka, kredi kartı borcu nedeniyle davalı aleyhine başlattığı icra takibinde 1737,42 YTL, asıl alacak, 723,53 YTL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 2492,57 YTL alacak için istemde bulunduğu, davalının haksız olarak asıl borcu kabul ederek faize itiraz ettiğini, davalının faize itirazının iptaline istemiş, mahkemece bilikişi incelemesi yaptırılarak davalının davacı bankaya 538,63 YTL faiz borcu olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasa ile de 1.090.000.000 TL ye çıkarılmıştır....
Ancak; İcra takibinde faize itiraz edilmediği ve böylece itirazın iptaline konu olmadığı halde asıl alacağa faiz uygulanması, Doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; Gerekçeli kararın faize ilişkin 4. paragrafının hükümden çıkartılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı kalan onama harcının davalı idareden alınmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu ... vekili faize faiz talep edildiğini, ileri sürerek borca ve faize itiraz etmiş, Mahkemece, dayanak ilamın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamı ile bozulduğu, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yeniden karara bağlandığı, bozma üzerine verilen ilam doğrultusunda yeniden hesaplama yapılacağı, bu haliyle talebin konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir....
Davalı vekili, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, temerrüde düşürmeden faiz talebinin uygun olmadığını, takip dosyasında itiraz ettikleri 38.460,14 Euro faizin sadece ana paraya mı yoksa faizle birlikte mi hesaplandığının açık olmadığını, 28.428 Euro faize davacının hak kazanıp kazanmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiğini, takipten sonrası için talep edilen % 8 lik yıllık faizin uygun olmadığını ve faiz talebi için yargılama gerektiğinden inkar tazminatının istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/3292 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde, 22.500,00 TL bakiye asıl alacak, 34.514,39 TL işlemiş faiz ve 4.050,00 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 61.064,39 TL'nin tahsili istenmiş, davalı iş sahibince yapılan itirazda ise esasa yönelik olarak bir kısım hususlar bildirildikten sonra davacının işlemiş faiz isteyemeyeceği de belirtilmiş, bunun üzerine icra müdürlüğünce takibin tümüyle durdurulmasına karar verilmiştir.Görüleceği üzere takibe yönelik itiraz hem borcun aslına hem de fer'ilerine ilişkindir. Ne var ki, davacı vekilince 14.12.2010 günlü duruşmada, kendilerinin gerek dava gerekse de icra takibinde faize itiraz ettikleri, alacağa yönelik ise herhangi bir itirazlarının bulunmadığı bildirilerek alacağa yönelik itirazdan vazgeçilmiştir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu tarafından icra mahkemesine başvurularak, imzaya, borca ve faize itiraz edildiği, mahkemece alınan rapor doğrultusunda itirazın reddine karar verilmiş olup, hükme karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi kararına karşı itiraz eden borçlunun istinaf başvurusu neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23....
Mahkemece kısa kararda icra takip dosyasına yapılan itarazın iptaline denmiş olmakla icra takip dosyasında itiraz edilen 5.755.940.000 TL ana para ve işlemiş faize itiraz iptal edilmiş olup, gerekçeli kararda ise 3.755.940.000 TL üzerinden itiraz iptal edilmiş olmakla kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olunmaktadır. 2007/6169-11744 10.4.1992 tarihli 1991/7 E, 1992/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkinin bulunması bozma nedenini oluşturur. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı nedenidir. 2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir....
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili bankanın Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibinin davalıların yetki ve faize itiraz etmeleri üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, sadece yetkiye itiraz edildiğini, ayrıca esasa itiaz edilmediğini, bu itibarla icra mahkemesinde itirazın kaldırılması davası açılması gerektiğini, temerrüt faizi oranının araştırılmasını istediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına faiz imktarı yönünden yaptıkları itirazın 4.169.19.-YTL.açısından iptaline, takibin 46.536.78.-YTL.asıl alacak, 4.412.75.-YTL.işlemiş faiz, 220.64.-YTL.BSMV vesaire olmak üzere toplam 51.452.73.-YTL.üzerinden asıl alacağa takipten itibaren % 127.50 oranında temerrüt faizi, faizin % 5 oranında BSMV’si, B.K.nun 84.maddesinin uygulanması ve 4.440....
Borçlu yasal süredeki itirazında kiralananda bulunan mallarla ilgili olarak tedbir kararı verildiğini, kiralananın anahtarının değiştirilerek yediemine teslim edildiğini, bu nedenle kira sözleşmesinin sona erdiğini belirterek borca ve faize itiraz ettiğini bildirmiştir. Davalı borçlu, itirazında kira ilişkisine ve aylık kira miktarına İtiraz etmediğinden takipte istenen kira alacağı kesinleşmiştir. Borçlu davalı, borcu ödediğini İ.İ.K’nun 269/c maddesinde sayılan yazılı belge ile kanıtlayamadığına göre mahkemece itirazın takipte istenen alacağın tamamı üzerinden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile itirazın kısmen kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....
Mahkemece davacının aleyhine girişilen icra takibine icra dairesinin yetkisine alacak ve faize itiraz ettiği davanın bu hali ile İcra Hukuk Mahkemesi’nin görev alanı içinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. HUMK.nun 76.maddesi hükmüne göre davada dayanılan maddi olayların açıklanması taraflara, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin belirlenmesi hakime aittir. Dava, itiraz olarak açılmış ise de, dava dilekçesi içeriğinden talebin icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazla birlikte takibe konu çeklerin bir bölümünün bedelsiz olduğunun tespiti ile takibin iptali istemine ilişin olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacının talebinin İİK.nun 72.maddesinde düzenlenen menfi tespit davası niteliğinde olduğu gözetilerek, taraf delillerinin toplanıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddinde isabet görülmemiştir....


