Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça mezkur icra takibine, borca ve faize itiraz edildiğini, davalı borçlunun müvekkili şirketçe başlatılan icra takibine karşı borç yönünden itiraz etmiş olması sebebiyle takibin durmuş olup; duran takibin devamı ve itirazın iptali istemleri ile huzura müracaat etmeden evvel 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi gereğince 03.08.2022 tarihinde yasal arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 09.08.2022 tarihinde oturuma taraflarca katılım sağlandığını, görüşme sonucunu anlaşmama ile sonlandırıldığını, bu çerçevede huzura başvurma konusunda müvekkili şirketin hukuki yararı doğduğunu, davalı borçlu, mezkur icra takibine yönelik 31.08.2021 tarihli itiraz dilekçesinde müvekkili şirkete borcunun bulunmadığından bahisle icra takibine, ödeme emrine, borca ve faize itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek, davanın kabulünü, ... Merkezi Takip Sistemi......
İstinaf Sebepleri İtiraz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu tarafından süresi içinde yetkiye, borca ve faize itiraz edildiği, çekin keşide yerinde İstanbul yazılı olması sebebiyle takibin yetkili yerde başlatıldığı, borca itiraz konusunda İİK'nın 169/a maddesinde sayılı belgelerle borcun olmadığının ispatlanamadığı, mahkeme dosyasında alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre talep edilen faiz miktarı ve oranının yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Davalı borçlu 15.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emri ile istenilen asıl alacağın, gecikme zammının ve diğer taleplerin tamamına itiraz ettiklerini, yetkilisi olduğu şirketin alacaklı olarak görünen .........ye borçlarını ödediğini, ancak .........nin tahsil ettiği bu paraları eski dönemlerin faizlerine sayarak sözleşmeye aykırı davrandığını bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı ......... Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve ...... isteminde bulunmuştur....
Faize itiraz edilmiş ise de taraflar tacir olup avans faizi istenebilir. İki şirket ticari defter kayıtlarındaki farkın ise 05/05/2020 tarihli 260.820 Euro'nun kur farkından kaynaklandığı bilirkişice izah edilmiştir. Sonuç olarak davacı davasında haklı olup davanın kabulü yoluna gidilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacı tarafın davasının KABULÜNE, Davalı tarafın ... 29. İcra Dairesinin ......
"İçtihat Metni"ESAS NO : 2013/15785 KARAR NO : 2013/22952 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 28.02.2013 tarih ve 2012/29863 Esas, 2013/6682 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı , işlemiş faiz olarak %80 ticari faiz talep edildiği, takip tarihinden itibaren de asıl alacağa %80 faiz talebinde bulunulduğu, takibin kesinleşmesinden sonraki safhada borçlunun, faiz oranına itiraz ettiği , mahkemece suresinde faize itiraz edilmediğinden faiz oranının kesinleştiği gerekçesi ile itirazın...
Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının faize itiraz ettiği belirterek, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında faize yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin sözleşmesel / ticari temerrüt faizi ile devamına, davalının %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava itirazın iptali davası olup, davacı, kredi borcunun ödenmediğinden bahisle 9.669,26 TL asıl alacak, 106,85 TL işlemiş faiz üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalı ise takibe sadece faiz ve yetki yönünden itiraz etmiştir. Davacı banka, bu itirazın iptali davasını açarken asıl alacak miktarına da itiraz edilmiş gibi asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden harç yatırmıştır. Davalı sadece faize itiraz etmiştir. Dolayısıyla davacının asıl alacak yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Asıl alacak yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ve sadece faiz yönünden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçluların icra mahkemesine başvurusunda; takibin dayanağı bononun onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte kendilerine tebliğ edilmediğine dair şikayetlerinin yanı sıra yetkiye, borca, imzaya, faize itiraz ettiklerini, takibin zamanaşımına uğradığını ve takas mahsup isteminde bulunduklarını ileri sürerek ödeme emrinin ve takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece, işlemiş faize yönelik itirazın kısmen kabulüne, diğer şikayet ve itirazların reddine karar verildiği...
Davalılar vekili, kusura, hasara ve faize itiraz ederek takas ve mahsup talebinde bulunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüyle, 8.150,00 YTL. tazminatın 01.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava TTK'nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mutfak ve yemek hizmeti verdiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde davalının asıl borcu 26.381.972.866 TL olarak kabul edip ödediğini, ancak faize itiraz ettiğini belirterek davalının ticari faize ilişkin itirazının iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının vade farkı ve faiz isteyemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının ticari faiz alacağının vade farkından kaynaklanmayıp, davalının temerrüdünden kaynaklandığı, davalının ödemelerini sözleşmede kararlaştırılan vade tarihinden sonra yaparak temerrüde düştüğü gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takibin 26.711.66 YTL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine girişilen icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarına ilişkindir....


