Şerefsiz, sokağa çıksana lan Şerefsiz" demek sureti ile hakaret ettiği, bu haliyle kadının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile tarafların evlilik biriliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, geçimsizliğe sebep olan olayların davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması nedeni ile davacı erkek yararına 15.000,00.TL manevî tazminata, kadın yararına aylık 600,00 TL tedbir nafakasına, davacının ekonomik ve sosyal durumu ve davacının mesleği olup gelirinin bulunması nedeni ile boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği, mevcut ve beklenen menfaatlerinin zarar görmeyeceği kanaat olunarak maddî tazminat talebinin reddine, erkeğin tedbir ve yoksulluk nafakası talebi bulunmaması nedeni ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....
Karar Düzeltme Sebepleri Davalı-davacı erkek vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Mahkemece tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesi gerekirken zina ve pek fena muamele nedeni ile boşanmaya karar verilmesinin hatalı olduğunu, tarafların 2013 yılında birlikte tatile gittiklerini, bu tatilden sonraki tarihe ilişkin kadının pek fena muamele iddiasında bulunmadığını, affın varlığının Mahkemece değerlendirilmediğini, yine zina iddiasının da bu tatil ile affedilmiş sayılması gerektiğini, kadının sigortasını yatırarak emekli olmasını sağladığını, geliri bulunduğunu, bu nedenle kadın yararına nafakaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen nafakaların da kaldırılması gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden onama kararının kaldırılması ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar zina iddiasıyla dava açılmışsa da zina iddiasının ispatlanamadığı, bizzat tarafların çocuklarının annelerinin başka bir erkekle görüştüğünü ifade ettikleri, bunun da telefon kayıtları whatsapp yazışmalarıyla ispatlandığı, her ne kadar zina ispatlanamadıysa da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının başkası ile görüştüğü, duygusal ilişkiye girdiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı kadının başkası ile görüşmesi sebebiyle evlilik birliği davalı kadının kusurlu hareketleriyle temelinden sarsıldığı gerekçesi ile zina sebebiyle açılan davanın reddine, 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, 5.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
CEVAP 1.Davalı erkek cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların asılsız ve gerçek dışı olduğunu, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde kadının ağır kusurlu olduğunu, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, iddia ederek; kadının davasının reddine karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesini, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
DAVA 1.Davacı- davalı kadın dava dilekçesinde özetle; davalı eşin evliliğin kendisine yüklediği hiç bir ödevi yerine getirmediğini, kadına hiçbir zaman harçlık vermediğini , kişisel ihtiyaçlarını karşılamadığını, kadını evlilik süresi boyunca ekonomik, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bıraktığını, davalı eşin borç ödüyorum diye evin hiçbir ihtiyacını karşılamadığını, davalı eşin çocukları için bankada para biriktirdiğini, evi ile ilgilenmediğini, maaşına ilişkin bilgileri eşinden sakladığını, davalı eşin kadına resmi olarak boşanıp birlikte yaşamayı teklif ettiğini, davalı eşin kadının diş tedavisi masraflarını ödemediğini ve rahatsızlığı ile ilgilenmediğini, davalı eşin baskıları hasebiyle kadının akrabaları ve komşuları ile görüşemediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, kadın için aylık 700,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı- davalı kadın birleşen dava dosyasında cevap dilekçesinde...
güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, erkeğin bu davranışları nedeniyle kadının ortak evden ayrılmak zorunda kaldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında güven sarsıcı davranışlarda bulunan ve evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... erkeğin tam kusurlu olduğu boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile; erkeğin asıl davasının reddine, kadının birleşen davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 600,00 TL tedbir 1.000,00 yoksulluk nafakası ile 30.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş, kadının ziynet eşyası alacağı talebine yönelik olarak ise; kadın dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında miktar ve değerini belirterek ziynet eşyası talebinde...
ya gittiğini, davacının paraya ihtiyacı olunca kasanın anahtarı kendisinde olan davalıyı aradığını ve kasanın anahtarını sorduğunu, davalının önce oyaladığını ve söylemek istemediğini, söyleyince kasa açıldığında kasada para olmadığını gördüklerini, altın ve Türk Lirası olması gerektiğini, davalının önce paraları polis kılığındaki birine kaptırdığını daha sonra ise mobilya mağazasına verdiğini söylediğini ancak gerçek durumu izah edemediğini, yapılan araştırmada Bağ-Kur primlerinin, TOKİ ev taksitlerinin ve esnaflara olan borçların aylardır ödenmediğini, alacakların ise davalı tarafından toplandığı halde almadım diyerek eşine ve ailesine yalan söylediğini öğrendiğini, davalının güven sarsıcı davranışları nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve bu durumun ortaya çıkmasından itibaren tarafların ayrı yaşadıklarını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, müşterek çocukların velayetini davacıya verilmesini, 100.000,00 TL maddî...
Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
DAVA Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; davalı erkek ile 2011 senesinde evlendikleri, evliliklerinden üç çocukları olduğu, davalının evliliklerinin ilk yıllarından bu yana çalışmadığı, evine karşı ilgisiz olduğu, kendisini defalarca darp ettiği, davalının 30'a yakın suç dosyalarının bulunduğu, bu suçların hırsızlık uyuşturucu ticareti gibi suçlar olduğu, şu anda ise uyuşturucu ticaretini yapmaktan dolayı Çorum L Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü olduğu, davalı ile aralarında saygı, sevgi ve güven ortamının yok olduğu belirtilerek çocukların velâyetinin kendisine verilmesini ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
`ye şiddet uyguladığını, ayırmaya çalıştığında davacı karşı davalı kadına ve diğer çocuğa da şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 2.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL maddî tazminatın davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine, ziynet eşyalarının aynen mümkün olmaması halinde bedeli olan 5.000,00 TL`nin faizi ile davalı karşı davacı erkekten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 08.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile ziynet talebini ıslah etmiştir. II....


