Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı; geçimsizlik var ise, davalının davacının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının kabulünü gerektirecek kusurlu davranışının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 3....
götürmediğini, sürekli borçlandığını, iddia ederek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin kadına verilmesine, kadın için aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, çocuklar için aylık 500,00'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
'' diye hakaretlerde bulunduğu, erkeği aşağıladığı, çocuğunu doğurmak istemediği, çocuğu aldırmak istediği, Türkiye`ye gezmeye gidiyorum diye gidip bir daha da eşinin yanına dönmediği, bununla birlikte evlilik birliği devam ederken ... erkeğin eşini kendi ailesiyle altlı üstlü bir evde oturttuğu, ayrı bir konuta taşınmadığı, eşinin istememesine rağmen eşiyle ailesini aynı binada oturttuğu, tarafların bu eylem ve söylemleriyle evlilik birliğinin devam etmeyecek nitelikte temelinden sarsıldığı, evliliğin devamında kişi ya da kamu yararının kalmadığı, bunda her iki tarafında kusurunun olmasıyla birlikte davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun yaşı, anne sevgi ve bakımına muhtaç oluşu gerekçesi ile velâyetinin davalı-davacı anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuğun beslenme barınma, eğitim ve diğer ihtiyaçları ile ... babanın...
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve bağımsız tedbir nafakası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve fer'ilerine, bağımsız tedbir nafakası davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir....
CEVAP Davalı karşı davacı erkek vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesi ile ikinci cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, iddiaların doğru olmadığını, davacı kadının ailesini ziyaret amacıyla ...'a gidip evi terk ettiğini, geri dönmek için maddî taleplerde bulunduğunu, ailesinin etkisi altında kaldığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sürekli telefonuyla ilgilenip gizli görüşmeler yaptığını, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, evi ve davalı erkekle ilgilenmediğini iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı erkeğin davacıyı ailesiyle görüştürmediği, maaşını elinden aldığı, çocuklarıyla görüştürmediği ve darp ettiği, davacı kadının da çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenmediği, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri, kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin devamında taraflar ortak çocuk ve toplum açısından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, açıklanan bu eylemler neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca ulaşılmasında eşlerden davalı erkeğin ağır kusurlu olup davacı kadın az kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin davalı babada kalmasının küçüklerin yüksek yararına olacağı gerekçesi ile velâyetlerinin davalı babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki kurulmasına, tarafların ortak çocukları...
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanlarından da müteveffa ve davalının son zamanlarda ayrı yaşadıkları, tanıkların görgüye dayalı beyanlarını bulunmadığı duyuma dayalı olarak beyanda bulundukları, dolayısı ile davalıya atfedilen kusurlu eylemlerin ispatlanamadığı ve davalının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan boşanma davasında 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kusurlu bir eyleminin bulunmadığı gerekçesi ile davanın konusuz kalması nedeni ile boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalının 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kusurlu olmadığının tespitine, davalı lehine daha önce vekâlet ücretine hükmedilip, bu hususta kanun yoluna başvurulmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; işinden dolayı kadın ve ailesinin sürekli olarak kendisini aşağıladığını, erkeğin Fransa'd çalıştığını, kadının sürekli olarak kendisinden para istediğini, ne için istediğini sorduğunda ''para bana lazım ne yapacaksın karışma'' şeklinde söylemlerde bulunduğunu, erkeğe haber vermeksizin gezilere katıldığını, kadının bu evlilikteki tek amacının para olduğunu, kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, hakaret ve sinkaflı küfürler ettiğini, gelememesi için beddua ettiğini, erkeğin bilgisi dışında gönderdiği paraları harcadığını, erkek izne geldiğinde yatak odasının kapısını kilitlediğini, kadının eve katkı sağlamadığını iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, yasal faizi ile 200.000.00TL maddî, 100.000,00TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
DAVA 1.... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının, davacıya hakaret ettiği, çevresinde küçük düşürecek laflar söylediği, psikolojik baskı yaptığı, kendisini 5 yıl önce evden kovduğu, ve halen ayrı oldukları, bu süre içinde davacının hem çocuklarının hem de davalının bütün ihtiyaçlarını karşıladığı, davalının evlerine muska yaptığı, davacının psikolojik olarak etkilendiği, 2020 yılında çocuğunun baş dönmesi sebebi yere düşmesiyle beyin kanamasından vefat ettiği, davalının tutum ve davranışlarına daha fazla dayanamadığından boşanma davasını açtığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini ve manevî olarak 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 2.... erkek vekilinin karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davadaki iddiaların gerçek dışı olduğunu beyan ederek asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine, lehine 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini karar verilmesini...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, "... davalının geçimsiz olduğu , davacı ile çocuklarının arasını bozduğu, evle ilgilenmediği, davacı kocanın davalıya karşı şiddet ve hakaret eylemlerinde bulunduğu, evlilik birliği içerisinde davalıya karşı bazı olumsuz tavırlar sergilediği davacı kocanın, davalı kadına nazaran evlilik birliğinin sarsılmasında daha ağır kusurlu olduğu" yönünde karar verildiği, kararın kusur belirlemesi ve davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına ilişkin kararın isabetli olduğu, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri ile tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü yaşları, evliliğin süresi, beklenen menfaatlerin kapsamı, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, günün ekonomik koşulları, kadının zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat...


