WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

ve 24 Haziran 2018'den sonra müşterek konutu terk ettiğini sonrasında annesi ile birlikte bağ evinde kalmaya başladığını, davalı-davacının evlilik dışı ilişkisi olduğunu iddia ederek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, müşterek çocukların velâyetinin davacı-davalı anneye verilmesine, müşterek çocuklar için aylık ayrı ayrı 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Edirne Aile Mahkemesi TARİHİ :13.03.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/177 Karar no:2014/142 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davacı tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK.md. 166/1) sebebine dayalı olarak açılan davada mahkemece, tarafların boşanma ve mali sonuçları yönünden anlaştıkları, anlaşmalı boşanma koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiştir. Ancak, davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş, bizzat mahkeme huzurunda hazır bulunarak boşanma ve sonuçları hakkında bir irade açıklamasında bulunmamıştır. Vekaletnamesinde özel yetki bulunsa bile vekilin beyanı sonuç doğurmaz....

CEVAP Davalı karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacı erkeğin davasının reddine karar verilmesini, davalarının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 1.500,00 TL tedbir nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davacı karşı davalı erkekten alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesini talep etmiş, 02.03.2022 tarihli duruşmada kadın vekili açmış oldukları karşı davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. III....

Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini, aile birliği ve mahremiyetine özen göstermediğini ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, davalı eşin sosyal medyayı normal sınırların dışında sürekli olarak kullanmakta ve zamanının büyük bir bölümünü bunlara ayırdığını, bunun yanında davalının eşini sürekli aşağıladığını, kadının tarafların evlenmesinden önce kullanmakta olduğu eniştesi ... adına kayıtlı telefon hattını evlendikten sonra da kullanmaya devam ettiğini, kadının bu hat üzerinden sürekli olarak erkeği rahatsız edecek şekilde gecenin ilerleyen saatlerinde mesajlaştığını, konuştuğunu, bu şekildeki davranışlarına devam etmesinin evlilikte güven duygusunu sarstığını, evlilik birliğinin davalı eşin tam kusurlu davranışlarıyla bozulması ve evliliğin çekilmez hal alması sebebiyle tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik...

Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar evlilik birliğinin temelinde sarsılmasına neden olan olaylarda davacı karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilmişse de, fiili ayrılığın tek başına boşanma nedeni sayılamayacağı, terk hukuki sebebine dayalı olarak açılmış bir boşanma davasının da bulunmadığı dikkate alınarak kadının evi terk etmesinin kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, diğer yandan tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı karşı davacı erkeğin davacı karşı davalı kadını aşağıladığının anlaşılmasına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı karşı davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3....

Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 13. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıda belirtilen madde hükmü, boşanma sebeplerinin somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması hâlinde evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 14....

Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 13. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıda belirtilen madde hükmü, boşanma sebeplerinin somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması hâlinde evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 14....

kabulüne,evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddî 100.000,00 TL manevî tazminata, ev eşyalarının aynen iadesine mümkün değilse bedelinin tahsiline, ziynetlerin aynen iadesine mümkün değilse bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararı ile erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları TMK’nın 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevi anlamda bağımsız konut temin etmemesi nedenleri...

UYAP Entegrasyonu