WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili, boşanma davasının kabul kararının yerinde olmadığını, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı erkeğin kusurunun bulunmadığı, davacı kadının oturdukları eski ve sobalı evden taşınmak istememesi sebebiyle fiili ayrılığın başladığını, davalı erkeğin hastalığı dolayısıyla sobalı evde yaşamasının olanaksız olduğunu, maddî tazminat ile nafaka koşullarının oluşmadığını ve miktarlarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın tüm yönleriyle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabul koşullarının oluşup oluşmadığı, hangi tarafın kusurlu olduğu, maddî tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarının çok olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2....

DAVA Davacı- davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının evlilik birliğinin sorumluluklarını yerine getirmediğini, sosyal medya hesabından başka erkeklerle yazıştığını, düğünde kendisine takılan altınları erkeğin haberi olmadan ailesine verdiğini, kadının sürekli yalan söyleyerek evlilik birliğinde güvensizlik yarattığını, erkeğin düğünden sonra düğün masraflarını karşılamak için yurt dışına çalışmaya gittiğini, yurt dışında olduğu zaman içerisinde de kadının yine başka erkeklerle görüşmeye devam ettiğini, erkeği aramadığını, sürekli telefonla meşgul olduğunu, erkeğin yurt dışında birlikte çalıştığı arkadaşına mesajlar attığını, kadının eşinden habersiz olarak göndermiş olduğu paraları ailesine verdiğini, erkeği sevmediğini ve aile baskısından kurtulmak için evlendiğini söylediğini, evi terk ettiğini iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....

, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında erkeğin kadının yurt dışına gidebilmesi için gördüğü eğitime maddî katkıda bulunmaması, kadına küfür etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ispatlanamayan karşı davanın reddine, kadının herhangi bir gelirinin olmadığı ve boşanma ile yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile davacı karşı davalı kadın yararına 600,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası ile kadının kusursuz olması ve erkeğin kadına küfür ederek manevi olarak yıpranmasına neden olduğu gerekçesi ile 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminatın davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine, erkeğin ziynet eşya talebinin ise nisbi harç ikmal edilmediğinden ve erkeğin vekilince verilen 29.01.2020 tarihli delil listesinde de harç yatırılmayacağına dair beyan verildiği gerekçesi ile bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir....

a cinsel istismar uyguladığının anlaşılması üzerine kadının evden ayrıldığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı kadın vekili birleşen dava ve birleşen davaya cevaba cevap dilekçelerinde özetle; asıl davada ileri sürdüğü cinsel istismar iddiasını yineleyerek birleşen davanın kabulüne, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle aksi takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuk Berra'nın velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki düzenlenmemesine, ortak çocuk yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk...

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tarafların evlilik birliğinin temelden sarsılması hukuki nedeni ile açtıkları boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Aile Mahkemesince reddedilen ilk davayı açıp birlikte yaşamaktan kaçınarak boşanma nedeni oluşturduğu ve bu nedenle tamamen kusurlu olduğu belirtilerek Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı erkeğin ... Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesinin 2012/39 değişik iş dosyası ile 03.07.2012 tarihinde davalı kadının ortak konuta dönmesi amacıyla ihtar talebinde bulunduğu, kadının bu ihtar üzerine ortak konuta dönmeyerek boşanma davası açtığı, kadının boşanma davasının erkeğin kusuru ispatlanamadığından bahisle reddedildiği ve temyiz edilmeyerek 14.02.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı erkek ihtar talebi ile davalı kadının o tarihe kadar gerçekleşen kusurlu davranışlarını affetmiş, o tarihten sonra davalıdan kaynaklı kusurlu başka bir davranışının varlığı da ispatlanamamıştır....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını, davacının sürekli davalıyı eleştirdiğini, beğenmediğini, yatakları ayırdığını, aşırı kıskanç olduğunu beyanla davacının kusuru ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, kadının maddî taleplerinin reddine, mal varlığına müvekkilinin katkısının fazla olduğu dikkate alınarak tasfiyeye karar verilmesini talep etmiştir. III....

Aile Mahkemesi'nde 2017/34 esas sayılı dosyası ile boşanma davasının olduğunu, kadının boşanma davasının henüz kesinleşmediğini ancak kadının bu süreç içerisinde bir başka erkek ile gönül birlikteliği yaşadığını ve ayrıca dini imam nikah ile evlendiğini, kadının dini nikah ile evlenerek birlikte yaşamasının zina nedeni ile boşanma şartlarını oluşturduğundan tarafların boşanmasına karar verilebileceğini ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi uyarınca zina nedeniyle olmadığı taktirde 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına, 50.000,00 TL maddî ve 100.000,00 manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadına dava dilekçesi usulüne uygun olarak 02.07.2020 tarihte tebliğ edilmiş olup davalı kadın tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi verilmemiştir. III....

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı boşanma davasının ayrı ayrı kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine, erkeğin zina sebebi ile açtığı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dosya içeriğine göre erkek lehine verilen koruma kararının itiraza tabi olup temyize tabi olmadığı anlaşılmakla, davalı- karşı davacı kadın vekilinin koruma kararına yönelik yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir....

DAVA Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin sürekli olarak alkol kullandığını, hergün kahvehaneye gittiğini, eve geç geldiğini, ev eşyalarını kadına attığını veya vurarak parçaladığını, birkaç kere kadına şiddet uyguladığını, erkeğin çok sorumsuz olduğunu, evin giderlerine katkıda bulunmadığını, erkek yüzünden ortak haneye haciz geldiğini iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu