Mahkemece , taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi mevcut olduğu ve eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici tarafından ürünlerin, davacılara (iş sahiplerine) teslim edildiği ihtilaf konusu olmadığı, taraflar arasında mevcut eser sözleşmesi kapsamında,davacıların, davalıya verdikleri bir kısım senetlerin ödendiği, ancak bir kısım ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle, 2338 adet ürünün iade edildiği bu nedenle, davaya konu 30/04/2018 tarihli 7.000-TL. bedelli senedin bedelsiz kaldığı iddiası ile davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talebi ile açılan davada, ihtilaf, davalı yüklenicinin, ürünleri sözleşme şartlarına uygun teslim edip etmediği, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti noktalarında toplandığı , somut olayda, teslim sırasında çıplak gözle anlaşılabilen bir açık ayıbın mevcut kabul edilmesi gerektiği , eser sözleşmelerinde, ayıbın varlığı kural olarak her türlü delille kanıtlanabileceği , Yargıtay 15....
Hizmet sözleşmesi ile eser sözleşmesi işgörme borcu doğuran sözleşmelerdendir. İşgörme sözleşmelerinin hemen tümünde müşterek olan nokta, taraflardan birinin (işgörenin) diğer tarafa (işsahibine) karşı daima bir iş görme borcu altına girmesi ve onun bu borcunu iş görme olarak nitelendirdiğimiz bir faaliyette bulunmak suretiyle yerine getirmesidir. 4857 sayılı kanunun 8/1 maddesinde " İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir." hükmü düzenlenmiştir. Maddede öngörülen tanıma göre iş sözleşmesi işgörme,ücret ve bağımlılık unsurlarından oluşmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 maddesinde " Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." tanımı yapılmıştır....
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının eser sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağına istinaden girişilen icra takibi kapsamında davalıya yapılan ödemenin yersiz olduğu iddiası ile iş bu davada istirdat isteminde bulunduğu, davacının aynı sözleşmeden kaynaklı olarak fatura alacağı ve tazminat alacağına ilişkin olarak da İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davalı aleyhinde talepte bulunduğu, taraflar arasındaki her iki davada da yüklenici olan davacının eseri ayıplı ve eksik olarak yerine getirip getirmediği hususunda ihtilaf bulunduğu, davacının İzmir ......
Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Somut olayda ; eser sözleşmeleri şekle tabi olmamakla birlikte davacı tarafça yazılı bir eser sözleşmesi sunulmadığı, yazılı bir eser sözleşmesi sunulmadığından genel hükümler çerçevesinde eserin teslimi borcu altında olan yüklenicinin teslim borcunu ifası ile TBK 479....
kaydedildiği tespitinin yapıldığı, davalının süresi içerisinde yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmaması sebebiyle incelemenin yapılamadığı belirtilmiş iş bu rapor denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında kurulan yazılı eser sözleşmesi kapsamında davacının takip tarihi itibariyle takibine dayanak ettiği bakiye fatura alacağı tutarında davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 27/05/2020 tarihli teklif formu kapsamında basketbol sahası yapımına dair yazılı eser sözleşmesi kurulduğu, buna göre davacının yüklenici davalının iş sahibi olduğu, sözleşmede bedelin belirlenmediği, davacının incelenen ticari defterleri kapsamında davalıdan takip tarihi itibariyle 150.639,98 TL alacaklı görüldüğü, dava dilekçesinde 91.175,00 TL davalıdan ödeme alındığı beyanına...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/692 Esas KARAR NO : 2024/59 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2023 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında, davalı şirketin ... bulunan ... arasında akdetmiş olduğu sözleşme gereği, üstlenmiş olduğu edimlerin bir kısmının kapsamında, ... "deck işçiliğinin" müvekkili tarafından yapılması adına, 2023 yılı Mart ayı içerisinde sözlü olarak bir eser sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında tamamlanan işler, kalem kalem iletildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimin karşılığı olan bedeli ödememesi nedeniyle ... tarihinde Ankara ... İcra Dairesi'nin ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/118 Esas KARAR NO: 2021/913 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2020 KARAR TARİHİ: 08/12/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ---- arasında imzalanan yapım işi sözleşmesi ile davalı adi ortaklığının, ----üstlendiğini, müvekkili ile davalı adi ortaklık arasında işbu sözleşmedeki bedel üzerinden ----bedelli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmanın sözleşme konusu yapım işi kapsamında yer alan tüm işleri sözleşmeye ve genel şartnamelere uygun olarak tamamladığı----kabul yapıldığını, idare tarafından fatura bedelleri --- ortaklık hesabına ödendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği müvekkili şirketin --- alacağı bulunmasına rağmen davalı tarafça bu tutarın ---- bakiye alacağının bulunduğunu, Taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi ve alt yüklenici...
Tarafların açıklamaları değerlendirilip uyuşmazlık konusu olay nitelendirildiğinde; yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdî ilişkinin, hukuksal niteliğince Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi hükmünde tanımı yapılan bir eser sözleşmesi olduğu sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlığın tutarına göre HUMK'nın 288. ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince, yanlar arasında eser sözleşmesi yapıldığının davacı tarafından yasal ve yazılı delillerle kanıtlanması gerekir. Davalı tarafın açık onayı olmadıkça akdî ilişki tanık delili ile kanıtlanamaz (HUMK'nın 289. mad.). Davada “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde bir belge de davacı tarafça sunulmadığından HUMK'nın 292. maddesi hükmü gereğince yine akdî ilişkinin kanıtlanmasına yönelik olarak tanık deliline dayanılamaz. Somut olayda, yanlar arasında sözlü eser sözleşmesinin yapılmış olduğu davacı tarafça yazılı delillerle kanıtlanamamıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/343 Esas KARAR NO : 2021/155 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2020 KARAR TARİHİ : 18/02/2021 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24/03/2010 tarihinde sipariş teyidi sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile müvekkili şirketin yükleniminde yapılmakta olan ......
Nitekim eldeki dosyada davalının tanık dinlenmesine muvafakati de bulunmamaktadır. ( Yargıtay 6 HD 2023/298 E- 2024/2308 K sayılı ilamı; aynı Dairenin 2022/3532 E- 2024/89 K sayılı ilamı gibi eser sözleşmeleri için yerleşik uygulamalar bu yöndedir.) Bu halde mahkemesince ; eser sözleşmesinin varlığının ispatı yönüyle ispat yükünün davacıda olduğu ve yazılı ispat gerektiği gözetilerek, tarafların ticari defterleri de incelettirilmek suretiyle evvela taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı, eser sözleşmesi kurulduğu ispat edilir ise kapsamının ne olduğu hususunun değerlendirilmesi ile bu kapsamda eksik ayıplı iş bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Zira davalı, taraflar arasında eser değil satım sözleşmesi kurulduğunu iddia etmektedir. Kabule göre de ; eser sözleşmesinin varlığı ispat edilir ise, ( keşif tarihi değil) TBK 481....


