ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/123 Esas KARAR NO : 2021/440 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2017 KARAR TARİHİ : 08/07/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/08/2021 DAVA:Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Bodrum ......
Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İstanbul 8. İş Mahkemesince, davacı ve davalı arasında yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. İstanbul 11....
Bu nedenlerle, mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin "Ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir. Somut olayda davacı site yönetimi ile davalı şirket arasında eser sözleşmesi (asansör bakım ve onarım) bulunduğu, site yönetiminin "hizmet satın alan ve hizmetten yararlanan" kişi olması nedeniyle tüketici sıfatına haiz bulunduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Mersin 1.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 30/03/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Sözleşmenin geçersiz hükümlerine rağmen diğer hükümleri itibarıyla taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu anlaşılabiliyor ise tarafların hak ve yükümlülükleri bu sözleşmeye göre belirlenmelidir. Çünkü sözleşmenin yorumunda taraf iradelerine önem verilmesi ve sözleşmenin mümkün olduğunca ayakta tutulmaya çalışılması gerekir. Bu nedenledir ki şekil koşuluna uyulmadığından geçersiz olan bir sözleşme tümüyle geçersiz sayılmayıp, şekil koşulu gerektirmeyen hükümleri, kurulduğu anlaşılan eser sözleşmesi için uygulanması gereken geçerli hükümlerdir. Özellikle bedelin devredilecek taşınmaz olarak kararlaştırıldığı eser sözleşmesi, taşınmaz devri yönünden geçerli değil ise de yapılacak işin bedeli olarak geçerli ve bağlayıcıdır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir....
Otel Projesi Su İzalasyon İşleri Yüklenim Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı; sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince “eser sözleşmesi” olduğu ve buna göre davacının “yüklenici”, davalının ise “işsahibi” sıfatını haiz olduğu, 2. Davacı yüklenici tarafından 04.01.2023 tarihinde davalı işsahibi aleyhine T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün ..., sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı; 02.12.2022 tarihli 36.837,64 Euro tutarındaki fatura alacağının ödenmesinin talep edildiği; davalı tarafça ise eser sözleşmesinin taraflar arasında kurulduğunun beyan edildiği; ancak takip tarihi itibarıyla davacı tarafın sözleşme kapsamında muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığını ifade ederek itiraz ettiği 3....
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yerine getirilmediğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, müvekkilinin davacı ile dava konusu eser sözleşmesi dahil her hangi bir sözleşme imzalamadığını, müvekkilin davacıya her hangi bir borcu da bulunmadığını, davacının zaman zaman paraya sıkışık olduğundan bahisle müvekkilden borç istediğini, müvekkilinin de davacıya borç para verdiğini, davacının müvekkilinin ikamet ettiği sitede bir takım tamirat işleri yaparken müvekkili ile tanıştığını, müvekkilinin site sakini olması sebebiyle yapılan işlemler konusunda fikir beyan ettiğini ve tamirat/ tadilat yapılması gerekli görülen alanlar hakkında bilgi verdiğini, taraflar arasında hen hangi bir eser sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiş duruşmalara katılmamıştır....
Bu nedenle, arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 13....
Noterliğinin 10.07.2015 tarih 28378 yev. sayılı vekaletnamesinin taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisini tek başına ispat ettiğini, davalı şirket adına 15.LUY.GES.66.0001 tesis numaralı güneş enerjili elektrik santralinin (GES) inşaatı amacıyla yüklenici müvekkil şirket ve iş sahibi davalı şirket arasında sözlü olarak eser sözleşmesi kurulduğunu, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde şekil şartı öngörülmediği için sözlü olarak yapılan eser sözleşmelerinin de hukuken geçerli olduğunu, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinin diğer yazılı belgeler ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilmesinin de mümkün olduğunu, HMK m.200 hükmünün bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemler için getirilmiş bir kural olup iş bu davanın konusunu eser sözleşmesi oluşturduğundan bu kuralın huzurdaki dava için uygulanamayacağını, 03.10.2019 tarihli delil listelerinde belirtilen sekiz adet delilin de yazılı...
Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.06.2011 gün ve 115-105 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davacı kooperatif ile davalı kooperatif arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı kooperatif, davalı kooperatifinin arsası üzerine yapılan inşaatın finansmanının tamamen kendilerince karşılandığını bildirerek ve TMK'nın 724. maddesine dayanılarak tapu iptâli ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak isteminde bulunmuş, mahkemece de uyuşmazlık TMK'nın 724. maddesi kapsamında nitelendirilip çözümlenmiş olduğundan, dosyanın temyiz incelemesini yapma görevi Yargıtay Yüksek 14. Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay Yüksek 14.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 03/11/2021 Davanın Türü: Alacak (Eser sözleşmesi) İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında stant yapımına ilişkin olarak düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye 64.900,00 TL ödeme yapıldığını, eserin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak imal edilmediğini, Antalya 4....


