Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir....
CEVAP VE SAVUNMA : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı ve haksız olduğunu, dava konusu iş ile ilgili olarak 17/02/2016 tarihinde onaylanan fesih ve kesin hak ediş düzenlendiğini, tarafların bu hak edişi onaylamasını müteakip sözleşmenin fesih işlemlerinin yapıldığını, davacının bir alacağının bulunmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri - Hak ediş ve fesih hak edişi ile hak ediş ödeme belgeleri -Noter ihtarnameleri -Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında ödenmediği ileri sürülen hak ediş alacağı ile sözleşmenin haksız yere tek taraflı olarak feshi iddiasına dayalı olarak kâr kaybı zararının tazminen tahsili istemine ilişkindir....
Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık feshin haklı olup olmadığı ve davacı yüklenici ile davalı-karşı davacı iş sahibinin alacak kalemlerinin haklı olup olmadığı ve miktarı konusunda toplanmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmayıp, alınan bilirkişi raporları da hüküm tesisine elverişli değildir....
TL bedelli “Alt Yüklenici Sözleşmesi” imzalandığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Davacı, eser sözleşmesi ilişkisini kanıtladığında, bu konuda uyuşmazlık olmadığında, eserin de onun tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. (SELİMOĞLU, Yaşar Engin, Eser Sözleşmesi, Adalet Yayınevi, Ankara 2021, s.117) Davacı tarafın ... ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş numaralı dosyası üzerinden "delil tespiti" talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, bu dosyada yapılan tespitler gereği eserin o dönemde mevcut halinin davacı tarafından yapıldığı karinedir. Bunun aksinin usulünce ispat edilmesi gerekir ki dosyada buna ilişkin bir delil davalıca sunulamamıştır....
Davada, yanlar arasında “sözlü” eser sözleşmesi yapıldığı iddia olunmuş; davalı yanca da, bedeli uyuşmazlık konusu işin, davacının bu yöndeki iddiası doğrulanarak sözlü sözleşme uyarınca kısmen yapılmış ve bedelinin de ödenmiş olduğu bildirilmiştir. Ancak, mahkemece 24.09.1998 tarihli ve “elektrik tesisatı yapım sözleşmesi” başlıklı yanlar arasındaki sözleşmenin konusu işlerin bedelinin uyuşmazlık konusu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, 24.09.1998 günlü sözleşme kapsamı incelendiğinde; sözleşme konusu işin kooperatife ait 10 daire ile bodrumların elektrik tesisatı yapım işi olduğu ve iş süresinin ise 28.09.1998 ilâ 31.12.1998 tarihleri arasındaki süre olduğu ve bu sözleşmenin ifa ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Bedeli dava konusu olan işler ise, bilirkişi kurulu raporlarında ve dava dilekçesinde açıklandığı üzere; (6) adet blokların elektrik işleridir. Bu husus, tarafların da kabulündedir....
Gerek sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 126/4 ve gerekse 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. Zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gelen cevabi yazılara ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında,------ zemin ------- inşaat işlerinin yapılması hususunu konu alan eser sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir....
Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacının edimlerini tamamladığı ancak bilirkişi raporu ile ayıplı ifa söz konusu olduğu anlaşılmış olup, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ve açıkça kötüniyetli icra takibi yapıldığı hususu davalı tarafından kanıtlanamadığından; mahkemece yazılı olduğu şekilde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur.Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 28.09.2020 tarihli beyan dilekçesi ve bu dilekçeye ekli ... Bankasına ait 04.06.2015 keşide tarihli 15.045,12 TL bedelli, keşidecisi davalı ... şirketi, lehdarı davacı ... şirketi olan çek ile dava konusu eser sözleşmesi iş kapsamında ödeme yapıldığı bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu alacak yönünden yapılan ödemeler alacağın varlığını sona erdireceğinden yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur.O halde, mahkemece tarafların ibraz edilen ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/591 Esas KARAR NO : 2022/960 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/06/2022 KARAR TARİHİ : 13/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; .... parselde bulunan 10.376 m2 taşınmaz, müvekkili ... A.Ş. tarafından 30.12.2010 tarihinde satın alındığını, müvekkili ... A.Ş. Ve davalı ... Ltd. Şti. arasında 29.05.2013 tarihli kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yüklenici ... Lti....
olarak toplam imalatın yani inşa edilecek daire ve dükkan niteliğindeki bağımsız bölüm sayısının %50 nisbetindeki arsa payı, müvekkilinin bu sözleşme gereği eseri imal etmeye başladığını, sözleşmede kendisine yükletilen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, kendisine yapılan imalatın oranına göre devredilmesi gereken arsa paylarının devir edilmediğini, müvekkilinin söz konusu eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği ve talep ettiği bedeli hakettiği ve davalı şirketin fesih bildiriminin açıkça haksız olduğu orta olduğundan sözleşmede belirlenen koşullar altında tapu devirlerinin müvekkile yapılması ve tarafların belirlediği vade olan 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek gecikme tazminatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini bu sebeplerle, müvekkilinin dava tarihine kadar hakettiği İstanbul ili Beylikdüzü İlçesi .........
Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli, 2021/865 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinin haksız olduğu, yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının bulunduğu, davacı vekilinin bozma ilamı doğrultusunda menfi zarar kalemlerini belirtir dilekçe sunduğu, bilirkişi raporunda davacının sözleşme süresince yaptığı işlerin bedelinin ve sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kaldığı kâr kaybının tespit edildiği, yapılan yargılamada, toplanan deliller ve taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği ve bu nedenle davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalıdan sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan kâr kaybını ve menfi zararlarını talep edebileceği kanaatine varılmakla davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın, her ne kadar ikinci ıslah dilekçesi vermiş ise de, HMK 177. maddesinde yapılan...


