Bilindiği üzere 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ile İİK' nın 83. maddesi uyarınca, emekli maaşının haczedilmesinin mümkün olmadığı, hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti, bloke adı altında kesinti yapmak suretiyle uygulama yapmasının haciz sonuçlarını doğaracak nitelikte olup, kredi sözleşmesindeki önceye dayalı hükme ve taahhüte dayalı olarak davacının emekli maaşından yapılan kesintilerin haksız ve geçersiz olduğu, kesinti uygulanan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği kanaatine varılarak... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
DAVA Davacı; davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesine ek olarak "ek taahhütname" başlıklı sözleşme ile, kredi taksidinin davalının emekli maaş hesabından çekilmesi yönünde taahhüdünün alındığını ve kredi taksitlerinin emekli maaşından çekildiğini, 5510 sayılı Kanun'a göre emekli maaşının haczedilemeyeceğini ve haczedilebileceğine ilişkin önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğunu ileri sürerek; emekli maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmasına ve muvafakatnamenin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap vermemiştir. III....
DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 13.02.2019 tarihinde 121.000,00 TL tutarlı kredi çektiğini banka nezdinde bulunan emekli maaş hesabından tahsilat yapılmasına muvafakat verdiğini, taksitleri bir süre sonra ödemekte güçlüğe düşünce bankanın emekli maaşının ¼ ine bloke koyarak borca mahsup ettiğini, müvekkilinin önceden verdiği muvafakatın İcra İflas Kanunun 83/a maddesi gereği geçersiz olduğunu, hakkında icra takibi başlatılıp haciz işlemi yapılmadan maaşından kesinti yapılamayacağını ileri sürerek; haksız kesintiler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL’nin her kesinti tarihinden itibaren işleyecek kredi sözleşmesinde belirlenen orandaki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II....
Eldeki davada, davacının talebi zamanaşımına uğramış borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti, maaş üzerine konulan haczin kaldırılması, yapılan kesintilerin iadesi, mercide hataya düşerek görevsiz mahkemelerde açmış olduğu davalara ilişkin yargılama giderlerinin tazmini ile manevi tazminat istemleri olup, somut olayda 2001/9-10. aylarına ait prim borcuna ilişkin 2012/21345 takip numaralı ödeme emrinin davacıya tebliğ edilemediği, bu defa aynı takip numarası üzerinden 2001/7 - 2001/11 dönemlerine ilişkin haciz bildirisi ile davacının emekli maaşına haciz konularak kesinti yapılmaya başlandığı ancak ödeme emri gönderilmeden maaş haczi yapılamayacağı gözönünde bulundurularak dava konusu talepler hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur....
Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra davacı hakkında yapılan icra takibi ile davacının maaş hesabından yapılan kesintilerin davacının muvafakatı olmaksızın yapıldığı, bu nedenle İcra Hukuk Mahkemesince haczin kaldırılmasına karar verildiği, anılan Kanunun 93. maddesine göre yapılan kesintinin 88. madde de sayılan alacaklardan olmaması ve sonradan davacının hacze muvafakat etmemiş bulunması gerekçesiyle, istemin kabulüne karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında İcra Müdürlüğü’nün 21/07/2008 tarihli yazısı ile davacının maaşının 1/4’ünün haczi ile kesinti yapılmasının istenildiği, 23/10/2012 tarihinden itibaren kesinti yapılmaya başlandığı, uzun bir süre kesinti yapıldıktan sonra davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 10/09/2013 tarihinde şikayette bulunulduğu, ... 1....
Bu bağlamda kanun koyucu gerek İİK gerekse bazı özel kanunlarda haczedilemeyecek veya yalnızca bir bölümünün haczi mümkün birtakım mal ve haklar öngörmüştür. Amaç, borçlu ve ailesinin mutlak yoksulluğa düşürülerek ekonomik varlığını kaybedip, Devlet yardımına muhtaç hâle getirilmesine engel olmaktır (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, 2.b., ... 2016, s. 186). 15. Takip hukukunda sorumluluk kural olarak şahsi emeğe değil mala yöneliktir. Dolayısıyla borçlu iktisadi ve sosyal açıdan varlığını sürdürebilmek için şahsi emeğini ortaya koyarak bir gelir elde etmişse bunun üzerine borcun tamamı kadar haciz koymak Anayasa’nın 17. maddesindeki “Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” düzenlemesine aykırılık teşkil edecektir (Yavaş, M.: Maaş ve Ücret Haczi, TBB Dergisi, Sayı 84, 2009, s.94). 16. Bu anlamda kanun koyucu birtakım mal ve hakların haczedilemeyeceğini kararlaştırmıştır. 17....
KARAR Davacı, bir kısım kredileri dolayısıyla, davalı tarafından emekli maaşının yattığı banka hesabına bloke konulduğunu, 2012 yılı Ağustos ayından bu yana tüm maaşının kesildiğini, emekli maaşı üzerine haciz konulmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek blokenin tümüyle kaldırılmasına ve 2012 yılı Ağustos ayı ile 2013 yılı Mart ayı dahil ödenmeyen 12.000,00 TL maaş alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/445 E., 2015/1037 K. sayılı kararı ile; İİK’nın 89. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinde açıkça emekli maaşının haczedilmesi talebi yazılı değilse de, borçlunun emekli maaşını aldığı bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğinde emekli maaşının haczedileceği, haciz ihbarnamesi gönderilmesiyle de banka hesabından gelen paranın ne olursa olsun haczine olanak tanındığı, borçlunun Ziraat Bankasındaki hesabına da emekli maaşı geldiği ve haciz ihbarnamesi gereğince haczedildiği, haciz ihbarnamesinin maaş haczi olarak kabul edilmediği takdirde borçlunun emekli maaşının haczinin gerçekleşmiş olacağı, borçlunun kanundan doğan hakkını kullanamaz hâle geleceği, haciz ihbarnamesi (gönderilmesi) hâlinde borçlunun emekli maaşını hacizden kurtarmasının olanaksız hâle geleceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 9. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/445 E., 2015/1037 K. sayılı kararı ile; İİK’nın 89. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinde açıkça emekli maaşının haczedilmesi talebi yazılı değilse de, borçlunun emekli maaşını aldığı bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğinde emekli maaşının haczedileceği, haciz ihbarnamesi gönderilmesiyle de banka hesabından gelen paranın ne olursa olsun haczine olanak tanındığı, borçlunun Ziraat Bankasındaki hesabına da emekli maaşı geldiği ve haciz ihbarnamesi gereğince haczedildiği, haciz ihbarnamesinin maaş haczi olarak kabul edilmediği takdirde borçlunun emekli maaşının haczinin gerçekleşmiş olacağı, borçlunun kanundan doğan hakkını kullanamaz hâle geleceği, haciz ihbarnamesi (gönderilmesi) hâlinde borçlunun emekli maaşını hacizden kurtarmasının olanaksız hâle geleceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 9. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili; emekli maaşının bloke edilebileceğine veya haczedilebileceğine ilişkin Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesinde bir kabulün bulunmadığını, insanın yaşaması için gerekli asgari bir miktar olması sebebiyle emekli maaşlarının haczedilemeyeceğini, müvekkilinin emekli maaşı dışında bir gelirinin olmadığını davalının bilmesi gerektiğini, emekli maaşının devir veya haczedilebileceğine ilişkin önceden yapılan sözleşmelerin İİK 83/a maddesi gereğince geçersiz olduğunu, bu nedenle bankanın önceden sözleşme olsa dahi kendiliğinden maaş üzerine bloke koymasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. B....


