Dava, davalı banka tarafından davacı kefilin maaş hesabından yapılan kesintinin istirdatına ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesinin ticari kredi olduğu ve sözleşmenin 67. maddesinde davalı bankanın rehin ve mahsup hakkının düzenlendiği dolayısıyla bankanın bu kesintiyi yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından sözleşmenin 67. maddesinin verdiği yetkiyle davacının emekli maaşına bloke konulması 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ile İ.İ.K.'...
dan olan kredi kartına dayalı alacağının tahsili için başlattığı icra takibi kapsamında borçlunun maaşı üzerine haciz konulması için yazılan müzekkereye, ilk sırada davalı ... haczinin bulunduğundan bahisle, olumsuz yanıt verildiğini, davalı alacağının muvazaalı şekilde oluşturulduğunu, davalı ile borçlunun yakın akraba olduklarını ve davacının alacağının tahsiline engel olmak amacıyla gerçeğe aykırı bono tanzim ettiklerini ileri sürerek, dava konusu takip ve maaş haczi üzerine cebri icra yapabilme yetkisi verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağı olan 60.000,00 TL bonoda alacaklı olan ...'ın aylık 1.200,00 TL emekli maaşının olduğu, 60.000,00 TL borcu elden verdiğini ve herhangi bir belgesi olmadığını beyan ettiği, olağan hayat şartlarına göre 60.000,00 TL'lik nakit paranın herhangi bir belge olmadan başkasına verilmesinin olağan olmadığı, davalı ...'...
İİK’nun 83/a maddesindeki "İİK’nun 82 ve 83. maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanun’un 32. maddesi ile değişik 5510 Sayılı .....’nun 93/1. maddesinde, "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" düzenlemesine yer verilmiştir....
Davacı tarafından imzalanan sözleşmelerde ve 22/01/2013 tarihli taahhütnamelerde kredi taksitlerinin emekli maaş hesabından ödenmesinin kararlaştırıldığı, bankaya ödenmeme halinde takas, virman ve mahsup yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle davacının anılan taahütname ile SGK dan aldığı maaşının kesilmesine kredinin geri ödemelerinin maaşı üzerinden yapılmasına, bankanın takas, virman ve mahsup hakkını kullanmasına muvafakat etmiştir. Davacı sözleşmeden dönmediğine göre, borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamamıştır. Banka da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırmıştır. Davalı banka, davacı ile arasında imzalanan sözleşme ve taahütname hükümlerine göre kesinti yapmıştır....
gelir ve aylıkların haciz edilemeyeceği, İİK 83. maddesi uyarınca borçlunun hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedileceği hakkında alacaklı ile yapmış olduğu anlaşmanın geçerli olmadığını, bu nedenle Kredi Sözleşme hükümlerine dayanılarak davacı emekli maaş hesabından yapılan blokeler 5510 Sayıl Yasanın 93/1 maddesi ve İİK 83. maddesi aykırı olduğundan davacı emekli maaşı hesabından bloke edilen toplam 14.655,27 TL'nin davacıya iadesi gerektiği mütalaa edildiği, tespit görüş ve değerlendirmeye varıldığı belirtilmiştir....
KARAR Davacı, davalı bankadan kredi kullandığını, ekonomik durumunun bozulması nedeniyle borcunu ödeyemediğini, kamu emeklisi olması nedeniyle almakta olduğu emekli maaşına bankaca bloke konulduğunu ve maaşının tamamının banka tarafından kesildiğini, bankanın yaptığı işlemin haksız olduğunu belirterek hesabına konulan blokenin kaldırılmasını ve şimdiye kadar maaşından yapılan 9.350 TL kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesini işlemiştir. Davalı, davacının 19.12.2011 tarihinde kullandığı krediyi ödeyememesi üzerine borcun tahsili için yapılan icra takibine istinaden ödeme emrinin 19.9.2012 tarihinde tebliğ edildiğini ve itirazsız kesinleştiğini, davacının 20.9.2013 tarihli muvafakati ile maaş hesabına bloke konulduğunu ve emekli maaşından kesinti yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, hesaba konulan blokenin kaldırılmasına ve 9.350 TL'nin davacıya iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....
ın maaş, ücret, kıdem tazminatı, v.s. emekli olması halinde emekli ikramiyelerinin tamamı için maaş haczi müzekkeresi yazılması, borçlu adına kayıtlı 06.. ... Plakalı aracın trafik kaydına haciz konması, adı geçen borçlu ve takibin diğer borçlusu....'ın Uyap ortamında gayrimenkul sorgusu yapılıp var ise kayıtları üzerine haciz konulmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce bu talebin reddine karar verilmesi üzerine söz konusu ret kararının iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkemece, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5509 Esas sayılı dosyasında da işbu takibe konu senet aslı ile kambiyo takibi yapıldığı ve ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 2010/563 Esas ve 2011/371 Karar sayılı kararı ile söz konusu takibin iptaline karar verildiği ve borçlular yönünden yeniden icra takibine konu edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı PTT Bank'da bulunun maaş hesabına davalı banka tarafından 2015 yılı Kasım ayından itibaren bloke konulduğunu, haciz ihbarnamesi yahut müvekkilinin muvafakati bulunmaksızın dava dışı bankalara müvekkilinin hesabından ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, belirterek maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasını ve davacının uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle dava değerini 41.401,92 TL ye yükseltmiştir. II....
Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmünü içermektedir. 6.3.1965 günlü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 538 sayılı yasa ile değişik İİK.nun 83/a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de " borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur....
İcra Müdürlüğünün 2012/1680 sayılı dosyasıyla sanık ... aleyhine icra takibi işlemi başlattığı, sanık ...’in 19/03/2012 tarihli icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçesinde " bütün yasal süreçlerden feragat ettiğini, icra takibinin kesinleşmesini" talep ettiği, 30/04/2012 tarihinde ise emekli maaşına 750 TL haciz konulmasına muvafakat ettiği, bu talep üzerine İcra Müdürlüğünce 750 TL maaş haczi yapıldığı, sanıkların bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, "Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksilten borçluların cezası" başlığı ile İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesinde düzenlenen suçun, alacaklının şikayetine bağlı suçlardan olduğu ve yasal sürede bu konuda ilgili banka tarafından bir şikayetin de yapılmadığı anlaşılarak yapılan incelemede, Kredi sözleşmesinin kefili olan katılanın , kredinin asıl borçlusu olan sanık ...’in borcunun hiçbir hileli davranış içine girmeden ödememesi halinde dahi kefil olarak...


