Mahkemece davalı bankanın iyi niyetli olmadığı ispat edilemediğinden Hüseyin Uzel’ in 01.02.2013 tarihinde kredi çekmesinden sonra hakkında kısıtlama kararı verilmiş olmasının kredi verene karşı ileri sürülemeyeceği, kısıtlının kullandığı kredilerin aylık taksit ödemelerinin aynı banka nezdindeki maaş hesabından 25.06.2013 tarihinden 25.08.2014 dava tarihine kadar toplam 12.912,92 TL tahsil edildiği, 5510 sayılı Kanun’un 93'üncü maddesi gereğince nafaka ve SGK alacakları hariç olmak üzere emekli aylığından kesinti yapmanın yasak olduğu, bu maddeye göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması hâlinde, icra müdürü tarafından reddedileceği, ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 83’üncü maddesi gereğince hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair bankayla yapmış olduğu anlaşma veya temlik belgesinin maaşta tasarrufu engelleyici nitelikte bir sözleşme olarak...
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davanın haczi caiz olmadığı hâlde haczedilen emekli maaşının tahsil edilen kısmının geri alınmasını amaçlayan bir alacak davası olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/03/2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, haciz üzerine ödenen paranın istirdadına ilişkindir. Somut vakıada uygulanacak İİK 72/7 maddesine göre davalıdan istirdat edilecek alacağın konusu “borçlu olunmayan paradır”. Oysa ki, davacıdan haciz yoluyla tahsil edilen paranın bizzat kendi borcu olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Nitekim davacı SGK mevzuatı gereği, yasal olmayan maaş haczini İcra mahkemesi aracılığıyla kaldırtmıştır....
ait emekli maaş hesabına konulan bloke hukuka aykırı olup konulan bu bloke ve hukuka aykırı yapılan sözleşmede yer alan hususlar genel işlem şartlarına göre yazılmamış olup sözleşme özgürlüğü ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle müvekkilinin emekli maaş hesabına bloke konulmasının mümkün olmadığını, hacizden önceki dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilemeyeceği hakkında alacaklı banka ile yapılan anlaşma da geçerli olmayıp, müvekkilinin emekli maaş hesabı üzerinde haciz bulunmasa da davacı bankanın bu maaş hesabı üzerinde bloke uygulamış olması da haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olduğundan hukuka aykırı olup davanın reddini talep etmiştir....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesinde; gelir, aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği kuralı getirilmiştir. Davacının emekli maaşının 5510 sayılı Yasa kapsamında emekli aylığı olduğundan, 93. maddede yer alan; gelir, aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği yönündeki açık düzenleme karşısında davacının emekli maaş hesabının bulunduğu banka hesabına uygulanan e-haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
KARAR Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, taksitlerin maaş hesabından alındığını, bloke işleminin kaldırılması konusunda şifahi ve yazılı taleplerinin Banka tarafından dikkate alınmadığını, noterden çektiği ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, emekli maaşını alamadığı için yakınlarından aldığı borçları ödeyemez duruma geldiğini ileri sürerek emekli maaşına uygulanan tüm işlemlerin iptalini ve bu işlemlerin uygulandığı tarihten itibaren kesinti yapılan emekli maaşından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı banka, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir....
KARAR Davacı, davalı banka tarafından kullandığı tüketici kredisi ve kredi kartı borçları nedeniyle icra takibi yapılmadan emekli maaşına haciz konulduğunu ileri sürerek; emekli maaşına konulan usulsüz blokajın kaldırılmasına ve maaştan şimdiye kadar yapılan usulsüz kesintilerin hesaplanarak kesinti tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmak suretiyle davanın kabulüne emekli maaşına konulan blokenin iptaline, 2.499,77 TL kesintinin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir....
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalının Sayın Vekilinin ---- hitaben kaleme aldığı ---tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ---- tarihinde müvekkil bankadan kullandığı ticari krediye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğu, --- ----- bankanın her türlü alacak ve mevduat üzerindeki rehin ve mahsup hakkının düzenlendiği, ayrıca ------ tarihli talimat ile müvekkil bankanın emekli maaş hesabından ihbarda bulunmaksızın virman, takas, mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiği, davacı ve diğer borçlulara ---- borç için ihtarname keşide edildiği, borcun ------- başlatıldığı, bu dosyalara ödeme yapılmadığı, işbu icra dosyalarında istinaden davacının emekli maaşından da tahsilat yapılmadığı, davaya konu kredinin bir ticari kredi olduğu, yani kefaletin ticari kredi için verilmiş olduğu, bu sebeple görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu, diğer yandan sözleşmenin ----- maddeleri ile emekli maaşından kesilme konusunda muvafakat alındığından...
KARAR Davacı, ...’dan malulen emekli olduğunu, maaşını ... ... Bankası aracılığı ile aldığını, maaş aldığı banka şubesinden 30059603 müşteri numarası ile üç adet kredi kullandığını, bu kredileri ödeyemediğini, bu nedenle yaklaşık 26 aydır maaşının eksik ödendiğini ya da hiç ödenmediğini, emekli maaşının kanun gereği haczinin mümkün olmadığını, davalı bankanın muvafakatı dışında maaşının önce 1/4’üne, daha sonra ise tamamına el koyduğunu, mağdur olduğunu ileri sürerek, maaşından bugüne kadar yapılan tüm kesinti miktarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.033,71-TL olarak maaşın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyen en yüksek banka faiziyle ödenmesini, hayati tehlike geçirmesi, çektiği acı ve ızdırabın, yapılan haksız işlemin hukuka aykırılığının derecesi karşılığı 5.000,00-TL manevi tazminatın blokenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Aksi halde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Başka bir deyişle yeni yasanın yürürlük tarihi olan 28.02.2009 tarihinden sonra kullanılan kredilerde emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatlerin önceden verildiği gerekçesiyle geçersizliğinden ve haksız şart teşkil ettiğinden bahsedilemez....
Dairemizin, 29/11/2017 tarihli ve 2016/8675-2017/6707 sayılı ilamında, “Dava, davacının kredi borcundan dolayı maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczi mümkün olup haczedilecek kısım, maaşın ¼'ünden aşağı olamaz. Öte yandan, anılan maddede sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar da geçerli değildir. O halde, açıklanan hükümler gözetildiğinde davacının maaşının yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, davalının davacıya ait maaş hesabının tamamını bloke etmesi hukuki dayanaktan yoksundur....


