Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir" hükmü yer almaktadır. Buna göre, emekli maaşından kesinti yapılabilmesi için borçlunun hacze muvafakati ve bu muvafakatin geçerli olması için hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması gerekli olup Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılacak müzekkere ile haczin uygulanması sağlanmaktadır. Somut olayda, borçlu hakkında başlatılan takibin kesinleştiği ve borçlunun 28/07/2015 tarihli haciz tutanağında emekli maaşından 250,00-TL kesinti yapılmasına muvafakat ettiği, bunun üzerine icra müdürlüğünce UYAP-SGK haciz entegrasyonu kapsamında borçlunun maaşına haciz konulduğu görülmektedir. Bu durumda, borçlunun usulüne uygun olarak emekli maaşının haczine muvafakat ettiği anlaşıldığından mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Şubesi ...... numaralı maaş hesabına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Borçlu aleyhine birikmiş ve devam eden aylar nafakasının tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlunun SGK'dan almakta olduğu emekli maaşından devam eden aylar nafakasını karşılar şekilde maaşının 1/4'ü kesilmekte iken, 89/1 ihbarnamesi ile ING Bank'daki maaş hesabının tümüne konulan haczin kaldırılması istemiyle İcra Mahkemesi'ne başvurduğu bir diğer anlatımla, borçlunun talebinin emekli maaşının 1/4'ünden fazlasına konulan haczin kaldırılması olduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile talep İİK'nun 82/1. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine dayalı haczedilmezlik şikayetidir. 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez....
in ... ... şubesinden çektiği krediye kefil olduğunu, 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde müvekkilinin emekli maaş hesabının tamamına bloke ve 385,00 TL haksız şekilde el koyulduğunu ileri sürerek, davacının maaş hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasına, dava tarihi itibariyle davalı bankanın el koymuş bulunduğu miktar olan 385,00 TL ile dava süresince el konulması muhtemel diğer aylıkların temerrüt faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
dan aldığı emekli maaşına haciz koydurduğunu, maaşından toplam ....172,00 TL kesinti yapıldığını, İcra Mahkemesinde açtığı haczedilmezlik şikayeti talebinin kabul edildiğini; kesilen paralar için istirdat hakkı verildiğini belirterek; ....172,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacının 31.08.2010 tarihine kadar maaş kesintisi hususunda bir itirazının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; ....686,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Haczi tarihi itibariyle yürürlükte olan 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 67/....maddesi ile, bu kanuna göre bağlanan aylıkların nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır....
Davalı vekili,davacının icra hukuk mahkemesinde işlemin şikayeti yönünde dava açması gerektiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu,maaş haczi talebinin yasaların yürürlüğe girmesinden önce olduğunu, takip ve talep tarihi itibariyle yürürlükte olan yasaya göre işlem yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir....
. - KARAR - Davacı vekili, davacının SGK emeklisi olduğunu, davalı bankaya olan kredi kartı borcu sebebiyle davalı bankanın davacının emekli maaşına bloke koyup maaşını almasının engellendiğini, 5510 sayılı Yasa uyarınca emekli maaşına haciz konulamayacağını, davacının bu hususta muvafakatinin de olmadığını belirterek maaş üzerindeki blokenin kaldırılması ve biriken miktarın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK.nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılacağından ve öncelikle tatbik edilmesi gerekeceğinden, anılan düzenlemenin, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca hak sahiplerine verilen, gelir, aylık ve ödeneklerin haczi hakkında uygulanması zorunludur. Somut olayda, şikayetçi borçlunun, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2741 E. sayılı dosyasında 06.05.2015 tarihinde; "...çalışmakta olduğum işyerinden, emekli olmam halinde alacağım emekli maaşından her ay 1.000 TL kesilmesine, rıza ve muvafakatım vardır" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Doğmamış haktan feragat edilemeyeceğinden, borçlunun emekli olmadan emekli maaşının haczedilebileceğine dair muvafakatının geçersiz olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
KARAR Davacı, SGK borçlarını kapatarak emekli olmak için davalı bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını bu şekilde emekli olduğunu ancak kredi kullanırken davalı bankaya kredi ödemelerinin emekli maaşı hesabından yapılacağına ilişkin temlikname ve taahhütname alındığını, kredi ödemelerinin maaş hesabına konulan bloke ile bu hesaptan yapıldığını, bu şekilde uygulamanın kanuna aykırı olduğunu bildirerek ıslahen 8.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının manevi tazminat talebinin reddine,yapılan kesintiler yönünden talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Nitekim, İİK'nun 83/a maddesinin gerekçesinde aynen "...borçlunun, haczinden önce, sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği" ifade olunmuştur. Somut olayda, davacı hakkındaki takip kesinleştikten sonra menkul ve gayrimenkul malları haczedilmiş bunun sonrasında davacı, eşi ile birlikte icra dairesine giderek (henüz maaşına haciz uygulanmadan) emekli maaşına haciz konulmasına 29.1.2007 tarihi itibariyle olur vermiştir....
- KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten çekilen bir krediye kefil olduğunu, asıl borçlunun çekmiş olduğu krediyi ödemediğini, banka tarafından asıl borçlu ve müvekkili aleyhine takibi başlatıldığını, bu takip kapsamında müvekkilinin SGK' dan almakta olduğu emekli maaşına haciz konulduğunu, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 93. maddesi gereğince emekli maaşının haczedilemeyeceğini, yasanın çıktığı tarihten itibaren banka tarafından maaştaki haczin kaldırılmayarak haksız ve mesnetsiz olarak davacının emekli maaşının ¼' ünün haciz edilmesine devam edildiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine emekli maaşından haczin kaldırıldığını, ancak yasanın çıktığı 01/10/2008 tarihinden itibaren davacının emekli maaşındaki haczi kötüniyetli olarak kaldırmayarak davacıyı toplamda 12.254,70 TL zarara uğrattığını iddia ederek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini...


