WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka şubesinin davacının şahsına ait ödenmeyen bireysel kredi riskleri için; davacı tarafından imzalanan 12/05/2009 tarihli sözleşme ve aynı tarihli alınan taahhütname ile borcun ödenmemesi halinde banka nezdinde adına açılmış bulunan emekli maaş hesabına gönderilmiş/gönderilecek tüm hak ve alacaklarını, bankadan kullanacağı her türlü kredinin ve bu krediden doğan borçlarının teminatı olarak bankaya rehin ettiği, dava dışı ...Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerle ilgili müteselsil kefil ...'un kefalet akdine dayanarak müteselsil kefil olarak imzası bulunan ve bankaca emekli maaşına bloke konulan davacının herhangi bir muvafakatine rastlanılamadığı gerekçesiyle dava dışı ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan ve ödenmeyen kredi borçları için müteselsil kefil olan ...'un emekli maaşı aldığı hesabına konulan blokenin kaldırılmasına, bireysel kredi riskleri için konulan blokenin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir....

Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ile İ.İ.K'nun 83. maddesi uyarınca, emekli maaşının haczedilemeyeceği, hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceğine ilişkin anlaşmaların muteber olmadığı, davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde bloke uygulanmasının haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olduğu, Mülga 818 sayılı B.K'nin 19. 6098 sayılı T.B.K'nin 26-27 maddeleri uyarınca geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının emekli maaşı hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılmasına, 10.000 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işletilen yasal faizi olan 3.350,00 TL ile birlikte toplam 13.350,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2015 tarih ve 2014/374-2015/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... emeklisi olduğunu, davalı Bankanın şubesinden ... numaralı hesabı aracılığıyla emekli aylığı aldığını, müvekkili hakkında icra takipleri yapıldığını, bazı mevduat hesaplarının haczedildiğini, yapılan hesap hacizlerinde maaş hesabı dışındaki mevduat hesaplarının haczi istenilmesine rağmen müvekkilinin ... emekli maaş hesabının bloke edildiğini, 2012 Şubat ayından sonra emekli maaşını alamaz olduğunu, bunun üzerine davalı bankaya başvurarak emekli aylığı üzerindeki blokenin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak bu talebinin yerine...

Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/12/2018 tarih ve 2015/2207-2018/1261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan emekli maaş hesabına davalı banka tarafından bloke konulduğunu, 5510 sayılı Yasa’nın 93. ve İİK’nın 83. maddesi uyarınca emekli maaş hesaplarına haciz ve bloke uygulanamayacağını ileri sürerek, hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....

Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ile 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi değişikliğinin amacı borçlunun önceden muvafakati olmadan ... emekli maaşının haczinin engellenmesi olup, İİK'nun 83/a maddesinin yürürlükten kaldırmadığından borçlu sadece malının tamamının haczedilememesi hakkından feragat ettiğinden, haciz sonrası her zaman İİK'nun 83. maddesi çerçevesinde icra mahkemesinde kendisinin ve ailesinin geçimine yetecek miktardan fazla haciz yapıldığını şikayet yolu ile ileri sürebilir. Başka bir deyişle ...'ndan emekli maaşı alan borçlunun hacizden önce maaşına haciz konulmasına muvafakati sadece icra memuruna....'na maaş haczi müzekkeresi yazması için izin niteliğinde olup, maaşa konulacak haczin miktarı yönünden İİK'nun 83/a maddesi kapsamında geçerli bir muvafakatin olduğu şeklinde yorumlanamaz....

Mahkemece iddia, savunam ve tüm dosya kapsamına göre; kredi sözleşmesi hükümlerine dayanarak davalı banka şubesi tarafından kredi geri ödemelerini geciktiren davacının SGK'dan aldığı emekli maaşına bloke konulduğu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 121. maddesi uyarınca, bu kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar ile sağlanan yardımların haczedilemeyeceği İcra İflas Kanunu 83. maddesi uyarınca borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapmış olduğu anlaşmanın geçersiz olduğu, davacının imzaladığı kredi sözleşmesinin rehin ve hapis hakkına ilişkin 15. maddesinin maaş üzerinde davacının tasarrufunu engelleyici nitelikte olup Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı banka nezdinde bulunan emekli maaşının yattığı hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasına, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bloke edilmiş miktarın davacıya ödenmesine...

Bu nedenle 506 Sayılı Kanunun geçici 20.maddesi kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasanın 93/1.maddesi uyarınca haczi mümkün değildir. O halde borçlunun maaş aldığı vakıf sandığının statüsü incelenerek, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda haczedilmezlik şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, vakfın kuruluş sözleşmesinde bu vakıftan bağlanan emekli maaşlarının haczedilemeyeceğine dair hüküm bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, borçlu adına çıkan ödeme emrinin 04.06.2008 tarihinde tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiği, 16.07.2008 tarihinde menkul haczi sırasında borçlunun emekli maaşının haczine muvafakat ettiği ve bu muvafakat doğrultusunda borçlunun emekli maaşı üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Yasanın 93. maddesine 5838 sayılı Yasanın 32. maddesi ile eklenen ibarenin yürürlük tarihi 28.02.2009 olup, haciz ve muvafakat tarihinden sonra olduğundan olayda uygulama imkanı bulunmamaktadır. Borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra, ancak emekli maaşı üzerine haciz tatbikinden önce 16.07.2008 tarihinde verilen muvafakat, İİK'nun 83/a maddesinde yer alan yasal düzenleme uyarınca geçerli değildir. O halde, mahkemece, verilen muvafakatın geçerli olmaması nedeniyle şikayetin kabulü ile emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 19.11.2012 tarihinde davacı ... hakkında ihtiyati haciz kararı alındığı ve 28.11.2012 tarihli 1056570 s. maaş haczi uygulandığı, davacılar vekilinin kuruma maaş haczi hususunda başvurması üzerine 09.04.2015 tarihli kurum cevabi yazısında; “...Tekstil Konfeksiyon ve Mağazacılık Sanayi Ticaret A.Ş. yöneticisi olan ... ve ortak olan ... ile ilgili haciz kaldırma işleminin yapılamayacağı ve konulan haczin devam edeceğinin..” belirtildiği, 01.12.2015 tarihli kurum yazısında ise ; “...’in dosyasında yapılan incelemede herhangi bir icra kesitisinin bulunmadığı ve maaşının çekilmemesi nedeniyle hareketsiz maaşta bulunduğu, ilgilinin talebi halinde hareketsiz maaşların tekrar hesabına gönderileceği, ... adına ise birden çok icra kesintisinin bulunduğu” belirtilmiştir....

Maaş üzerindeki haczin durdurulması talebinin haczin kaldırılması anlamına geleceği, hukukumuzda maaş üzerindeki haczin durdurulması şeklinde hukuki bir terimin mevcut olmadığı bu sebeple alacaklı vekilinin 12/01/2017 tarihli talebinde yer alan emekli maaşı üzerindeki haczin durdurulması talebi ile haczin kaldırılmasının talep edildiğinin kabulü gerekir. Diğer taraftan, borçlunun emekli maaşına konulan her haciz, kendi özgün koşulları içinde ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Konulan her haczin, öncekinden farklı olarak ayrıca bir şikayet hakkı doğuracağı ise tartışmasızdır. Dolayısıyla 03/01/2014 tarihinde borçlu tarafından verilen muvafakate dayanılarak yapılan haciz işlemi alacaklının talebiyle 12/01/2017 tarihinde kaldırıldığına (durdurulduğuna) göre, yeniden haciz konulabilmesi için borçlu tarafından yeniden muvafakat verilmesi gerekir. Aksi halde muvafakatin takip sonuna kadar devam edeceği gibi bir sonuç ortaya çıkar....

UYAP Entegrasyonu