Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeye ek olarak icra dosyasında, borçlunun hem maaşına hem de ek ders ücretine haciz konulduğu, şikâyetin konusunun ise ek ders ücretine konan haczin kaldırılması olduğu, borçlunun hem maaşının hem de ek ders ücretinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 83 üncü maddesine göre haczi kısmen caiz olan şeyler arasında olduğu, para, misli eşya olduğundan maaş ve ek ders ücretinin bir bütün kabul edilerek belli bir oranda haczin kaldırılması hâlinde matematiksel olarak "maaş" üzerindeki haczin de "ek ders ücreti" üzerindeki haczin de aynı oranda kalktığı, somut olayda, alacaklı vekilinin duruşmadaki beyanında belirtildiği üzere borçlunun maaşı üzerinde uygulanan haczin maaşının 1/4'ü oranında olduğu, borçlunun, kendisi ve ailesinin geçinmeleri için lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra maaş ve ek ders ücretinden en fazla...
Maddesi hükmünde kurulan, davalı vakıftan emekli olduğu tarihten itibaren emekli aylığı aldığını, davalının mevzuat ve 506 sayılı Yasa uyarınca yapması gereken maaş artışlarını ve seyyanen zamları yapmadığını belirterek, davacının emekli olduğu tarihten itibaren alması gereken yaşlılık aylıklarının tespiti ile eksik ödenen yaşlılık aylıklarına karşılık olmak üzere 1.000.00 TL nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, mahkemece 21/03/2012 tarih, 2011/289 Esas 2012/202 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine, dairemizin 13.11.2012 tarih 2012/14088 E. 2012/21719 K. sayılı ilamıyla düzeltilerek onanarak kesinleşmesin sonra, davacı tarafından Anayasa Mahkemesinin 2012/928 başvuru numaralı, 11.12.2014 tarihli bireysel başvuruya yönelik kararı gerekçe gösterilerek, 03/07/2015 tarihinde yargılamanın iadesi talep edilmiştir....
Mahkemesi Davacı, emekli aylığına konan haczin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığına ... SGK İl Müdürlüğünce 2002/1854 Esas sayılı takip dosyasından konulan haczin kaldırılmasına karar vermiştir. Uyuşmazlık, Kurumun prim alacakları nedeniyle davacının ... yaşlılık aylığına haciz konulup konulamayacağı noktasında toplanmaktadır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun maaşına haciz uygulanmadan evvel maaş haczine muvafakat vermiş olduğundan İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczine muvafakat edilen şeyin yoksunluğunu hacizden önce hissedilemeyeceği dolayısıyla muvafakatin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün 2020/3049 Esas sayılı dosyasında verilen maaş haczinin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetin süresinde olmadığını, takibin kesinleşmesinden sonra verilen muvafakata dayalı olarak uygulanan haczin muteber olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C....
deki bireysel emeklilik hesaplarına İİK m. 89/1 haciz ihbarnamesi haciz konulduğunu, hesapların tamamının haczinin yasal olarak mümkün olmadığını ileri sürerek haczin kaldırılması talebinde bulunduğu, mahkemece, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik ve Yatırım Sistemleri Kanunu'nun 17/2. maddesindeki yasal düzenleme gereği asgari ücreti aşan tutarının haczedildiğinin saptandığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 4632 Sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu'nun 17/2. maddesinde; "Bireysel Emeklilik hesabındaki fon paylarından, katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile asgari ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarı ve bu Kanunun 6. maddesi kapsamında bireysel emeklilik sisteminden emekli olanlara yapılan yıllık gelir sigortası ödemelerinin aylık ödemeye isabet eden miktarının nafaka borçları hariç olmak üzere asgari ücret tutarına kadar olan kısmı haczedilemez....
Dava konusu olay, sanığın annesi Hatice'nin 17.08.2014 tarihinde öldüğü halde annesine ait maaş hesabına yatırılan emekli maaşının ölümünden sonra sanık tarafından çekildiği ve kuruma geri ödenmediği, sanığın annesinin ölmesine rağmen haksız yere elinde bulundurduğu maaş kartı ile ölen annesine yatan emekli aylığını çektiği, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. 16.10.2015 tarihli tutanak ile Hatice Arslan'ın 17.08.2014 tarihinde vefat ettiği, ölümünden sonra maaşının 03.09.2014 tarihinde ATM'den çekildiği, ancak o tarihe ilişkin kamera kayıtları bulunmadığı belirlenmiştir. 3. Adana ... İl Müdürlüğünün 25.02.2016 tarihli yazısında, Hatice Arslan varisleri aleyhine Adana 9. İcra Müdürlüğü 2015/12727 Esas kayden icra takibi açıldığı bildirilmiştir. 4. Ziraat Bankası A.Ş....
Somut olayda; tarafların 2006 yılında anlaşmalı olarak boşandıkları, anlaşma gereğince davalı lehine 2.500 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, davalının babasından dolayı 306 TL maaş aldığı, klima servisinde çalıştığı, davacının ise emekli olduğu, 1.459 TL emekli maaşının olduğu anlaşılmıştır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihtiyaçları ve harcamaları dikkate alındığında, yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davalı kadın hakkında hükmedilen yoksulluk nafakasından indirim yapılması gerekli ise de, davalı hakkında hükmedilen aylık 2.500 TL yoksulluk nafakasının 2.100 TL indirilerek, davalı lehine aylık 400 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesi, mahkemece yapılan indirimin fazla olması nedeniyle hakkaniyete uygun bulunmamıştır....
Yasanın bu hükmü gözetildiğinde; nafaka miktarının değiştirilmesi yada kaldırılması isteklerinin, gelişip değişen şartlar ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi icap eder. Somut olaya gelince; mahkemece bozma ilamı öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne yönelik verilen kararın Dairemizin 23.10.2014 tarih 2014/5721 Esas 2014/13986 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamı gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma sonuçları ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı emekli olup, aylık 1.100 TL maaş aldığı, aylık 400 TL otel ücreti ödediği ve siroz hastası olduğu; davalının ise, boşanmadan önce 15.05.1995 tarihinde emekli olduğu, 2013 yılı itibariyle aylık 1.118 TL geliri olduğu, boşanmadan önce 1996 yılında adına tescil edilmiş bir taşınmazı bulunduğu anlaşılmaktadır....
31.05.2007 tarihli taahhütnamede, SSK’dan 04.05.2003 tarihinde emekli olduğu halde, herhangi bir kurumdan maaş almadığını beyan etmek suretiyle haksız olarak devletten yardım parası aldığının anlaşılması karşısında; suçtan zarar gördüğü anlaşılan T.C....
Aksi halde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Başka bir deyişle yeni yasanın yürürlük tarihi olan 28.02.2009 tarihinden sonra kullanılan kredilerde emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik muvafakatlerin önceden verildiği gerekçesiyle geçersizliğinden ve haksız şart teşkil ettiğinden bahsedilemez....


