Tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılması sonucu; davacının 600,00 TL emekli maaşı aldığı, banka kredisi ile ev aldığı ve evde eşi,oğlu,gelini ve torunları ile yaşadığı, bir miktar tarlasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının ise, oğlu ile müşterek malik olduğu evde yalnız yaşadığı, 8 parça tarla ve bağının bulunduğu anlaşılmıştır. Önceki davada ve bu davada tarafların ekonomik ve sosyal durumunun değişmediği belirtilerek dava reddedilmiş ise, davacının talebi üzerine davalıya ait taşınmazların tapu kayıtları getirtilmiş, ancak bu taşınmazların gelirleri hiç bir davada bilirkişi marifetiyle araştırılarak, yoksulluk ortadan kalkmasa bile azalıp azalmadığı, davalının yaşlılık nedeniyle maaş alıp almadığı, almıyor ise sebebi üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle eksik araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 2014/505-2015/31 tarih ve 2014/505-2015/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kredi borcu nedeniyle davalı bankanın emekli aylığı hesabı üzerine bloke koyduğunu, bu nedenle maddi ve manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, maaş üzerindeki blokenin kaldırılması ve fazla ödenen 30.000,00 TL'nin bankaca tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
dan almakta olduğu yaşlılık aylığına SGK tarafından konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulü ile 2008/128 Esas sayılı İcra takip dosyası üzerinden davacının ... emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de eksik araştırmaya dayalı olarak verilen karar doğru olmamıştır....
Mahkemece, davalının oturduğu eve kira ödemediği, 850 TL babasından emekli maaşı aldığı, haftada üç gün 70-80 TL karşılığı günlük temizliğe gittiği, bu hali ile davalı ...'nın günlük temizlik işlerinden 600-1.000 TL ortalama gelire sahip olduğu babadan kalma maaş ile birlikte 1.450-1.850 TL aylık gelirinin bulunduğu, yoksulluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...Aile Mahkemesinin 18/07/2013 tarih ... sayılı kararla davalı lehine hükmedilen 500 TL yoksulluk nafakasının davanın açıldığı 01/10/2014 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasına, müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılması veya azaltılması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
DAVA Davacı vekili; SGK emeklisi olan müvekkilinin emekli maaşını davalı bankadan aldığını, kullandığı kredi kartının borcunu ödeyemeyen müvekkilinin kart borcunun tahsili için davalı bankaca emekli maaşına bloke konularak kesintiler yapıldığını, davalı bankanın bu eyleminin İİK 83. maddesine ve emekli maaşının haczedilemezlik kuralına aykırı olduğunu, konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin istirdadı için görülen davanın Manisa 1....
Somut olayda, borçluya gönderilen ödeme emrinin 01.07.2011 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, borçlunun 04.07.2011 tarihinde bizzat icra müdürlüğüne başvurarak; alacak kalemlerine hiçbir itirazı olmadığı, borcu tümüyle kabul ettiği beyanı ile birlikte emekli maaşından her ay 600.-TL kesilmesine muvafakat ettiği, beyanını imzası ile onayladığı görülmüş ise de, muvafakatin verildiği tarih itibarı ile borçlu hakkındaki takip henüz kesinleşmemiş olduğundan, söz konusu muvafakat geçerli değildir. O halde, mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde geçersiz olan emekli maaş haczi işleminin iptaline (haczin kaldırılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Dava; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca ödenmeyen kredi borcuna istinaden davalı banka tarafından davacının SGK'dan almak da olduğu emekli aylığı üzerine konulan konulan blokenin kaldırılması ile, yapılan kesintilerin istirdatı istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, davacının, davalı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi nedeniyle, davacının davalı banka nezdindeki SGK emekli maaşına bloke konulmuş olup, davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da, davalı bankanın maaş hesabı üzerinde bloke uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak niteliktedir. Davaya konu uyuşmazlıklara bakmakta olan, Yargıtay Daireleri arasında sözleşmeye göre bloke konulmasının yasalara uygun olup olmadığına ilişkin görüş farklılığı bulunmakta ise de, uyuşmazlığa konu davalara bakmakla görevli Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı yerleşik içtihatları (Yargıtay 11....
Dosyanın incelenmesinde,davacının dava dilekçesi ile davalı banka tarafından kendisine ait maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılması ile 24.02.2014 tarihinde kesilen 1.359,62 TL miktarın iadesine karar verilmesini istediği anlaşılmıştır....
HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı banka ile imzalanan tüketici kredisi sözleşmesi kapsamında herhangi bir muvafakati ve başlatılan icra takibi sonucu uygulanan bir haciz işlemi olmadığı halde emekli maaşının tamamına bloke konularak kesinti yapıldığını, yapılan işlemin haksız olduğunu ileri sürerek emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ile yapılan kesintilerden şimdilik 25.000,00 TL’nın kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte...
dan almakta olduğu emekli maaşına konulan haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmış olup, bu hali ile talep İİK'nun 82/1.maddesi ile 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesine dayalı haczedilmezlik şikayetidir. 5510 Sayılı Yasa'nın 93.maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" düzenlemesi yer almaktadır. Takip dayanağı nafaka alacağı olup adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir....


